#321
Adresim oldun benim.
Biliyorsun bunu değil mi?
Alınyazım oldun.
Korka korka çaldım kapını.
Ne yapayım sevdim seni.
Sensin artık ne varsa.

Cemal Süreya



#322
Gözlerini gözlerime dikmiş. Kaçırıyorum, yine buluyor.
“Sen, sen bana dokunuyorsun” dedi.
“Yüreğimde bir yerleri acıtıyorsun, ama anlatılmaz güzellikte bir şey.

Atilla Atalay


#323
Zorla şiir yazılmaz.
Zorla seni de sevemem ama sen biraz zorla,
Ve sev beni.

Ah Muhsin Ünlü


#324
Ben şimdilerde her şeyi sana bağlıyorum iyi mi.

Cemal Süreya


#325
вυrαyı oĸυyαrαĸ αɴlαмαɴ ɢereĸιyor.


#326
Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum
Şehre inerim bir sinema yağmura çalar
Otomobil icad olunur Zarifoğlu ölür
Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
- Senagalliler dahil değil.
Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
O vakit bir sûfiyi tül darplarla gebertebilirsin
Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin.
-Yoksa seni rahatsız mı ettim?
Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
Ne ikna edici bir intihar biçimidir şimdi göz göze gelmek
Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak.
-Freud diye bir şey yoktur!
Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
Belki de şair olurum ve seni de aldırırım yanıma
Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-Haydi iç de çay koyayım.

Ah Muhsin Ünlü


#327
вυrαyı oĸυyαrαĸ αɴlαмαɴ ɢereĸιyor.
Turgut Uyar.


#328
Kendi penceremden bakıyorum
Bir şarkı tınlamasından başka bir şey değilim.

Füruğ Ferruhzad


#329
Neden sonra farkına varıyorsun,
Etrafındaki korkunç ıssızlığın.
Yâr olsun, dost olsun, ne arıyorsun,
Adresi belli mi vefasızlığın?

Câhit Sıtkı Tarancı


#330
Başımı koyup dizlerine,
Uzun uzun ağlayacağım;
Bütün insanların yerine.

Cahit Sıtkı Tarancı


#331
İşte ben bunu mutlak yazmalıyım dedim
Karanlıkta dünyayı bir bir hatırlamak
Ben yeter dedikçe şehirlerin güzelleşmesi
Bir anda kendi kendime bulduğum mutlu gerçek
Bir kadın var beni onun iki eli iki gözü kurtarır yaşamamaktan
Öyle hoşlanırım ki onunla yatmaya utanırım artık
Sabahları acıkmayı ondan öğrendim

Turgut Uyar


#332
Kopuk ve uzak bir şeyler var aramızda.
Ya beni bırak, ya sarıl bana.

Birhan Keskin.


#333
Güneş göz kapaklarımı ısıtıyor
Ah! güvenilmez ilkbahar güneşi
Rüyada mıyım, gerçek mi bu
Hem var gibiyim, hem yok gibi

Ataol Behramoğlu


#334
“Suratında gayri resmi bir ****** çocuğu ifadesi vardı.
Sanki tanrı ne mal olduğuna dair mühür vurmuş gibi alnına.”

Batuhan Dedde.


#335
Seviyordum onu.
Yani galiba seviyordum, sanırım sevmek böyle bir şeydi.
Hiç yanımdan gitmesin istemekti.
Yanımdan gitmesin, gündüz de gece de benimle dursun, başka odada uyumasındansa gelsin balkonda benimle başlı-kıçlı yatsın gerekirse.

Mahir Ünsal Eriş.


#336
вυrαyı oĸυyαrαĸ αɴlαмαɴ ɢereĸιyor.

Ümit Yaşar Oğuzcan


#337
вυrαyı oĸυyαrαĸ αɴlαмαɴ ɢereĸιyor.


#338
Telefonun icadından beri senden telefon bekliyorum.

Murat Menteş


#339
Yalnız kalmış bir kadının bu durumu çaktırmamaya çalışması kadar hüzün verici bir şey olamaz.

Emrah Serbes


#340
Sevgimizin bir tanesiydin Müjgan.
Saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür,
Elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
Ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
Öyle bir sevdim ki Müjgan’ı,
Dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim,
Evleniriz gibi geldi bana.
Evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
Fakir soframız kurulur gibi geldi.
Sahil bahçesinde gazoz içerekten
Gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
Sonrada çarşılara giderdik.
Eşya beğenirdik elden düşme;
Aynalı konsolumuz
Topuzlu karyolamız bile olacaktı.
Müjgan’ın her an her bi daim yanında olacaktım
Ama olmadı gitti.
Nereye mi ?
Paraya gitti abicim paraya
Nasılda sevmiştim yıllarca ben seni
Her akşam bekledim yollarını
Elbet bir gün biz yuva kurarız derken
Duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
Zengin olsaydım sensiz kalmazdım
Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
Param olsaydı aşkım kalırdın
Seve seve yanımda benimle yaşardın
Nikah resimlerimizi de çektirdiydik.
Sonra karpuzcu raşit ağabeyinin
Kayınbiraderine borç ederekten
Nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
Ama müjgan takmadı bunu
Takamadı uçuverdi elimden.
Meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
Müjgan’ın gelinliğini hususi diktirmişler,
Benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar yani
Öyle sevindim ki.
Mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim her gece
Sonramı ne oldu
Müjgan gibi bende
Birbirimize ettiğimiz sözleri
Ettiğimiz yeminleri unuttum.
Bir daha mahalleye gelmedi Müjgan, gelemedi.
Bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
Senede birkaç ay zaten Avrupa’daymış dediler.
Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
Unuttum bende unuttum
Hiç aklıma gelmedi.
Hatırlamıyorum Müjgan’ı
Hatırlamıyorum şimdi
Bu şiiride ben yazmadım zaten
Unuttum abi bende unuttum
Hatırlamıyorum şimdi
Müjganın gözleri ne renkti?

Sadri Alışık




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:10 .