Belki Bir Gün.

#1
../ama sen yine de biriktir gözyaslarini
Belki bir gün
tutusturur seni bensizlik
Belki bir gün
Sende beni aglarsin/..

[Kahraman Tazeoglu]


İlginizi Çekebilir


#2
../Nede olsa benim yüreğimsin yine de söküp atamam seni!
Sıkıca tutarım düşürmem seni bir daha söz.
Biliyorsun ben sensiz asla yapamam.
Sımsıkı tut yüreğini ki; düŞmesin !
Ve sımsıkı sar ki onu; fazla üşümesin...

[Kahraman Tazeoglu]


#3





Düşmek; bazen bir daha kalkamamaktır.

Bazende daha iyi kalkmak toparlanmak
Eskisinden daha diri olmamaktır ruh için.

[Kahraman Tazeoglu]


#4
Öylέ uzάk ki yέrin uzάklάrı άşıyor
bütün özlέdiklέrim bέndέn άyrı yάşıyor.



#5
Aşk'ı anlatanlar Aşk'ı kaybedendi.
Nefret olgusuyla yaşama sırtı dönenler resti çektiler!
..Ve..Katlettiler!..
seLam sabahsız kendilerini zorLa zorba oLduLar!
Ve.
. . Zuhra kasvet ektiler! . .


#6

"Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa, yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. 'Çiçeğim işte şunlardan birinde', deriz kendi kendimize. Ama bir de koyunun çiçeği yediğini düşün, bütün yıldızlar bir anda kararmış gibi gelir."

[Antoine de Saint-Exupery - Kücük Prens]






#7
"Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.
Deseniz ki: "Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı". Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama "yüzbin liralık bir ev gördüm" deyin, bakın nasıl: "Aman ne güzel ev" diye haykıracaklardır."

[Antoine de Saint-Exupery - Kücük Prens]


#8

Gözlerin hançer değilse Neden kalbim kanıyor?
Ayrılık ölüm değil
Neden bağrım yanıyor?


#9



"Hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa ... hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın bir oyun olduğunu söyle. Zevk verici ve acı çektirici bir oyun, inanç ve aldatma oyunu, maskeler oyunu, onu sonuna kadar oyna, ister oyuncu olarak ister izleyici olarak.

[Amin Maalouf - Dogunun Limanlari]


#10



"İnsanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı. Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini."

[Andre Gide - Düya Nimetleri Ve Yeni Nimetler]


#11
"Gün onda ölecekmiş gibi bak akşama, sabaha da her şey onda doğarmış gibi."

[Andre Gide
- Düya Nimetleri Ve Yeni Nimetler]


#12


"Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur; her çiçek kendi meyvası uğrunda solmak zorundadır; meyva da düşmedikçe, ölmedikçe, yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile kışın yasından hız alır."

[Andre Gide - Düya Nimetleri Ve Yeni Nimetler]


#13



"Kendini tanı. Çirkin olduğu kadar da zararlı bir özdeyiş. Kendi kendini inceleyen kişi, gelişmesini durdurur. 'Kendini iyi tanımaya çalışan tırtıl hiçbir zaman kelebek olamazdı."

[Andre Gide - Düya Nimetleri Ve Yeni Nimetler]


#14


"Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri de her şeyin bir mucize olduğunu düşünmek."

[Albert Einstein]


#15
Buradan bir kova su gibi görünüyor, ama bir karıncanın bakış açısından engin bir okyanus, bir filin bakış açısından sadece soğuk bir içecek, bir balığın bakış açısından ise elbette onun yurdu."

[Phantom Tool Booth]





#16


../Çocukluğum
kumsalda kaybedilmiş inci
arasam bulabilir miyim?

Gençliğim
sis içindeki doruk
tırmansam ulaşabilir miyim?/..

[Salih Bolat - Güz Sarkisi]


#17

Ah yar! İki çıkmaz sokak değil mi adresimiz?
İki yokluk Türküsü bam teline değen bir tını değil mi sevdamız?
Ellerin de terk ediyor seni yüreğin dışarı da bedenin içerde.
Kapattım ben hüzünlere kapımı.
Yaralı baharlar sunamam sana çocuk ellerimden de kirli bu dünya…


Yalanlarım kendime günahlarım kendime…
çekiyorum ki eza; üstelik bir faniden ibaret bu dünya.
Yatıyorum boylu boyunca toprağa ecelim soluklanıyor yanımda.
Gece düşüyor içime şubat doluyor ceplerime sığınmalarım çoğalıyor kendime…
Tutma artık sen de ellerimi; çocuk ellerimden de kirli bu dünya…


#18
"Pencereyi açtım. Ve de yüreğimi. Odaya güneş doldu, ruhuma aşk..."

[Paulo Coelho - Piedra Irmaginin kiyisinda Oturdum Agladim]


#19
Çocuk masallarında prensesler kurbağalara öpücük verir ve kurbağalar sevimli prenslere dönüşür. Gerçek yaşamdaysa, prensesler prensleri öper ve prensler kurbağaya dönüşür."

[Paulo Coelho - Piedra Irmaginin kiyisinda Oturdum Agladim]


#20


O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:26 .