вєηιм göηℓüм ∂αя∂ıя αgα ση∂αη вαşкαѕıηı αℓмαz.

#1
Aşk başlamadan güzel,


Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
Aşk başlamadan güzel....



***

İlginizi Çekebilir


#2
Her pamuk şeker yediğimde
Aynanın karşısına geçip
Dilimin pespembe olmasını seyrediyorum büyük bi hazla...
Sonra sen geliyorsun aklıma...
Acaba senin dilin ne renk oluyordu?
Benim ömrümü yedikten sonra...

[Alıntı]


#3
Sağol


Kalbime Herkesi Sığdırdımda Bi Sevdiğim Dışında !

#4
Bir zamanlar bende çocuktum,
Uçurtma kuyruğu hayallerim vardı.
Bir zamanlar bende uçuktum,
Bilye rengi yarınlarım vardı.

Eski zamanlar vardı anne,
Sen akşamları dualar öğretirdin,
Gaz lambamız, birde gecekondumuz,
Fakirdik ama, zengin rüyalarımız vardı anne.

Bir bahçemiz vardı anne,
Hani içinde soğan yetiştirdiğimiz,
Birde kuluçkaya yatırdığımız tavuklarımız,
Birde hayaller kurduğum dut ağacımız ...

Sanki çilen yetmezmiş gibi, direten olmuştum,
Her çocuk gibi bir kardeştir tutturmuştum,
Çok geçmeden bir değil, bin bir DİLEK doğmuştu,
Yeni umutlarımız yarınlarımız olmuştu...

Hayat o yıllarda siyah beyaz akıyordu,
Komşuda Türk filmi izlemek için oğlun ne çok ağlıyordu,
Biliyorsun dizlerinden hiç düşmüyordu,
Aslında o yıllar gökkuşağı renginde kayıyordu ...

Evin çatısını daha yeni kapattırmıştık,
Babam bir taksi sevdası tutturmuş gidiyordu,
Hani fiyaka olsun diye değil,
Ekmek parası için evi satıp, kiraya çıkmıştık ...

İşte ne olduysa ondan sonra oldu,
Hayat senetli ipotekli soldu soldu,
Ankara dar gelmişti, göç şart oldu,
Dertlerin en zalim yeri sungurlu oldu ...


İlkokulun yokuşlu yolları ve siftahsız günler,
Halde bir sinema biletine tükenen geceler,
...ve perme perişan geçen en acı yıllar,
...ve Sungurlu, ah!... Sungurlu, diyarı dertler...

Çok dayanamamıştı, yalnız babam,
Çaresiz tası tarağı satıp tekrar Ankara?ya düştük,
O yıllarda Ayhan IŞIK solan bir kareydi,
Bizler darmadağın, ağlayan babam ...

Telsizlerde bir apartman dairesinin giriş katı,
Kim bilirdi en güzel günde sele kapılsın,
...ve suların arasına bilyelerim karışsın,
Defterlerimiz, üstümüz her şeyimiz çamura bulaşsın ...

Çok geçmeden sitelere, doğduğumuz yere taşınmıştık,
Dilek?li en güzel okul yıllarım o zamanlara tesadüf eder,
Her sabah aynı terane, dolmuşta iki kişi tek bilet,
...ve soğuk yollar, acımasız kaldırımlar, ağbi üşüdüm...

Yıllar takvim yaprağından bir bir tükeniyordu anne,
Yazlık sinemalar kapanıyor, umutlarımız ölüyordu,
Lunapark mevsimimiz, göz göre göre çürüyordu,
Tükenirken ömrümüz bodrum katlarında, yarınlar ölüyordu anne ...

Maalesef geleceğe hep ipotekli yarınlar bıraktık,
Kış günlerinde Dilek?le çok ama çok ip atladık,
Geçer mi bunlarda derken, sözde rahatladık,
Nedense Şimdi dünün özlemine daldık ...

Hiç yoktan darmadağın olduk anne,
Kimin aklına gelirdi bu zor anne,
Böyle mi olacaktı Ah!.. anne,
Bir parça huzur nerede anne?.. Nerede anne? ...

Murat İNCE.


#5
Aşkı tek kişilik yaşamak… Yükü ağırdır, yakar yüreğini, ruhunu, bedenini! Dayanamaz, söylemek istersin ama dökülmez kelimeler dilinden! Gözlerin ise inadına anlatır aşkını! Utanmaz gözler, korku nedir bilmez aşk söz konusu olduğunda! Dilin bağlandığında o konuşur… Ama nafiledir! Çünkü anlamaz karşı taraf gözlerin dilinden! Sen ise tek kişilik yaşamaya devam ettikçe aşkını, daha da büyür aşkın… Yüreğine sığmaz olur! Ve her yeni günün başlangıcında ‘bugün söyleyeceğim’ dersin. Ama o an geldiğinde, elin ayağın titrer, avuçlarının içi terler ve tam anlatmaya başlayacakken ağzından başka kelimeler dökülür. Havadan sudan konuşursun. Oysa bunlar değildi söyleyeceklerin!

İçinden, ‘bugün olmadı ama yarın kesin…’ dersin. Ve böylece günler birbirini kovalar ve sen zaman kavramını yitirirsin! Yaşamını ertelersin farkında olmadan…
Aşkımızı dile getirmekten ne alıkoyar biz âşıkları? Aşkımızın reddedilmesi sonucu küçük düşmekten mi korkuyoruz? Kaybetmekten mi korkuyoruz yoksa? Kaybetmekten korkuyor isen gülerim doğrusu. Sana ait olmayan bir şeyi kaybedemezsinde unutma!

Aşkın hamurunda cesaret vardır! Bu nedenle reddedilmekten ya da küçük düşmekten korkmaz aşk! Aşk için asıl küçük düşürücü olan dilsizliğe mahkûm edilmektir. Kendine ihanettir aşka göre, duygularından utanmak… Eğer duygularından utanıyorsan, acınacak durumdasındır ve aşkı yüreğinde barındırmayı hak etmiyorsundur! Esaret altındaki aşk onu esir edenden acı intikamını alır bu durumda! Artık yüreğinizdeki saf aşk değildir! Kuzu postuna bürünmüş bir kurt gibi aşk postuna bürünmüş sizi yiyip bitiren, ölmeden mezara koyan bir hastalıktır artık.
İçinizden şu soruyu soruyorsunuz değil mi? ‘Duygularımdan utanmadan aşkımı özgürce dile getirdim ancak reddedildim! Peki, şimdi karşılık bulamamış aşkla dolu yüreğimin acısı ne olacak söyle bakalım? Nasıl iyileşecek yarası?’ diyorsunuz değil mi?

Aşkın acısız yaşanacağını kim söyledi? Önemli olan o acıyı başı dik, aşkın hak ettiği şekilde yaşayabilmektir! Belki de dibe vuracaksınız reddedilmenin ya da hayal kırıklığının acısıyla… Tıpkı yürümeyi öğrenen bebekler gibi… Düşersiniz, dizleriniz parçalanır, acısından kıvranırsınız! Ancak bir süre sonra acınız belki diner belki de dinmez ama yine de inatla kalkarsınız düştüğünüz yerden! Ve her düşüşten bir şeyler öğrenerek kalkarsınız, aşkı yaşamaya dair bir şeyler…
Aşkınızı dilsizliğe mahkûm etmeyin! ‘Sana aşığım! Evet, sen bana âşık olmasan bile sana aşığım! Karşılıksız bile olsa aşkımı tek kişilik yaşamıyorum artık!

Prangalarımdan kurtuldum ve ÖZGÜRÜM! Aşkımı ve onun meyvelerinden biri olan aşk acısını hakkıyla yaşıyorum!


#6
Bilirim !
Elinden oyuncağı alınmış çocuğun çaresiz haykırışını.
Karanlığını bilirim, aydınlık öncesi ayrılık sonrası kalbini.
Beklerim !
Kurtların sesinde, sokakların sessizliğinde sabahın ilk ışıklarını.
Susarım !
Konuşmam sigaramın közü eşliğinde.
Düşünürüm hayatın tuhaf yanlarını.
Evinden kahvaltıya başka şehre giden
ve aç susuz yardım bekleyen çocukları.
Kendi coğrafyamda sınır dışı edilmiş suçsuzları.
Küfrederim !
Sonra düşünüp şükrederim.
Ve Allah'la konuşurum bazen duyduğunu bilirim beni.
Çok şey isterim belki, yitirdiklerimi.
Ama sadece huzur, huzur.

[Alıntı]


#7
biliyorum, konuşacak bi şeyimiz kalmadı,

paylaşacak hiç bişeyimiz yok. yine de yüreğimden gücümün yettiği kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum..

bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım. sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum.. cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda..

''bi ihtimal gelişine''

sığındığımı farkettiysem de engel olamadım, gurursuz ama umutlu hasretine.. bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyo.. bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum.. içimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık

umursamıyorum !





anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyo; ben, duymamaya çalışıyorum. düşler uzak gibi görünüyo, ama yakınlar, belki de görmeyi istemek gerekiyo. 'gözlerini aç' desem kapatacaksın, ama kapatma ! gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş; itiraf etti sonunda.. düşüncelerim gururlu, hayallerim ve kalbim değil.

gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım. susturacaktım içimdeki isyanı. kavgaların ortasında bi güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa ! mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.. ama gelmedin, gelemezdin, belki de gelmeye hiç niyetin yoktu aslında.. kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyodum. eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyomuş gibi geliyo..

GİTTİN sevdiğim ne çok şarkı varmış meğer, bunu senin gidişinle anladı ! her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda.. nasıl beceriyosun her yerde olabilmeyi..??? bu bi marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin..???





GİTTİN belki de hiç gelmemiştin ben geldiğini sandım.. yokluğuna ayak uyduramıyorum ! her gelişimde 'bi kez daha gönderdiğin' oldum.. inanmadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum.. yüreğindeki kadın ben olmak isterken, tozlu bi anı oldum..





sesin hep uzakları çağırıyodu, ben üstüme alındım ve sana geldim. bilseydim, bana ait olmayan bi seslenişi sahiplenir miydim.??? şimdi bi mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda.





kalbime henüz söyleyemedim gittiğini. öğrenirse, onun da acı çekmesinden korkuyorum.. sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyo içimi.





en büyük silahınla vurdun beni; asıl acı olan unutulmak ! unutulmayan olmak sende daha güzel duruyo.. benim kırgınlığım Aşk'a.. sen lütfen üstüne alınma..!


Alıntı.


#8
Bu bölümde sadece tek başlık hakkınız var konularınız birleştirilmiştir şiirlerinize buradan devam edebilirsiniz.
İyi forumlar...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:21 .