» Yürek´ten Kısa Kısa ~

#1
» Yürek´ten Kısa Kısa ~
Hiçbiriyle ilgim yok benim!
Nasıl anlatsam bilemiyorum.
Ben sadece
Biliyorsun işte. Nasıl söylenir?
Dudaklarım çarpıyor, uçuklarım kanıyor.
Anla işte.
Sadece sevdim.
Sadece...

Neyse, s**tir et…
Huyum bu!
Her lüzumsuz şeye üzüldüğüm gibi üzülüyorum işte...

Onur Köybaşı

İlginizi Çekebilir


#2
» Yürek´ten Kısa Kısa ~
..
Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi, Ölür gibi daha az.
Yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi.
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında.
Ömür boyu sürer nöbeti.
Bu da öyleydi.
İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol..
Ama bir daha görme beni.

Murathan Mungan


#3
» Yürek´ten Kısa Kısa ~

Ben...
O kadar da güçlü değilim inan
Dünya aleme yetecek kudrette kelimeleri olan ben
Tek lafına yıkılırım
Eğer dil'ersen...

Özgür Gümüşsoy


#4
...
Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp,
parmaklarımı kanatarak,
kırasıya,
çıldırasıya...

...
Seni seviyorum
ama nasıl, kilometrelerle derin,
kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzdebin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...

Nazim Hikmet


#5
Ettiğim küfürlere günah diyen hocayı çıkarın karşıma.
Benim uğraştığım insanları tanısaydı
haramdan helalden bahsetmezdi bir daha..

Patrona Holi


#6
Arkamızdan çok konuşacaklar sevgilim.
"Bir kız vardı." diyecekler, "vatan gibi."
Bir de "Bir çocuk vardı." diyecekler, "vatan haini."

Merve Ceylan


#7
eLLerinize sağLık (:


#8
Ne kadar hayatın suyuna gitsen de bazen,
akıntı seni en olmadık yerlere götürmeye niyetlidir.
Hal böyleyken, çırpınmak nafile bir uğraştır.

Çünkü her ne yaparsan yap,
mutluluk elde avuçta tutulamayacak bir sır olarak kalacaktır!

Özgür Gümüşsoy


#9
Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece
Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
Nefretim aşkımı aştı bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artık
Son sözün sabrımı aştı bu gece

Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladın savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadın onca gezdik de
Yağmurun rahmeti aştı bu gece

Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi?
Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi?
Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi?
Yalanın doğrunu aştı bu gece

Evlenmek hayali kapımda idi
Giriş kat evimin boyası yeni
Mobilyan,takımın, alınmış idi
Vuslatım tadını aştı bu gece

Yemedim yedirdim ne varsa sana
Üç kuruşum olsa verirdim daha
Memurdum yoksuldum hatırlasana
Hafızam haddini aştı bu gece

Ayakların donmuş,üşümüştün de
Gece yatamamış üzülmüştüm de
Bir ay oruç tutup yememiştim de
O çizmen boyunu aştı bu gece

Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kızgınlığım buna, sebep ise de
Sabrım miadını aştı bu gece

Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nişanlan bir de ona de
Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi aştı bu gece

Sana son bir sözüm, nasihatım var
Aldığım ahlakla bir terbiyem var
Seni doğurana ana deyip geçmek var
Saygım adabımı tuttu bu gece
Gönlümün romanı bitti bu gece
Hangisine yansam şimdi gün gece
Ömrümden beş yıl gitti bu gece
Bedirhan Gökçe





#10
Diyorlar ki,
‘‘Eden bulur.’’
İnanmayın,böyle değil.

Eden,yine aşka yeni bir beden bulur.
Başkasına gidecek olan,ne yapsanız gitmek için bir neden bulur.

Size kalan acıdır.
Acı mı?
Hâlâ tokasını saklarken,saçlarını başkasının okşamasıdır.

Biten o dev aşkın ardından,
Ömrünüzce bitmez o sese can veren iki kelimenin cinneti;

‘‘Yaşadık,bitti.’’

Siz,
‘‘Öldük,bitti.’’ diye düzeltin bunu.

Yaşasaydınız bitmezdi,yaşayan bırakmazdı ki.


Emre Gökce


#11
Bıçak yaraları makbuldür burada. Arkadan vurmak, en sükseli terk ediş şeklidir.
‘‘Unutulmaz’’ olmak için seçilmiş ‘‘mıh’’ adındaki tercihtir.
Gizli kınından çekilen gizli bıçaklarla, bıçaklar birileri burada birilerini.
Bir defa ve tam yerine sokarlar. Tek vuruş hakları vardır bilirler.
Kanırtarak sırtınızı, diplerler teni.
Dönersiniz yüzünüzü ve gözünüze baka baka, canınızı yaka yaka,
hiç tarak görmemiş yetim renkli saçlarınızı okşayarak tekrarlarlar;

‘‘Kendine iyi bak!
Belki bir gün karşılaşırız bir yerde.
Bunun için ve en çokta benim için, kendine iyi bak!’’

Kan, dışa değil içe akarak zehirler tüm bedeninizi ve ömrünüzü.
Aynalara hasım olduğunuz ilk andır o.
‘‘Kendine iyi bak!’’ sözünü duyduktan sonra aramaya başlarsınız kendinizi.
Uzun yıllar sonra bir yerde, parmağınızı bile kesseniz, bilirsiniz;
Bir zamanlar içe akan siyah kanın devridaimidir bu yere damlayan kırmızı su.


Emre Gökce


#12
Ölüm de var, doğmak gibi.
Tamam, ölüm Allah'ın emri ama ayrılığı kim emretti?
Yazılan onca satır, onca şiir, farkında olmadan bir son söz, bir kefen olabilir mi ki?
Ki zaten şairsen, malum olur ölüm, kendini hissettirmeden...

Dedde


#13
emeğine sağlık, teşekkürler


#14
Sana şiir yazamam Anne
Henüz o denli saf harflere rastlamadım…

Beni doğuracağına aşk doğursaydın keşke!

Özgür Gümüşsoy


#15
Baba çınar ağacıdır...

Ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz,
işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz.
Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde.
Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan,
güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz,
sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor
ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.

Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız,
takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz,
korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.

Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz,
her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen,
sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur...



Ben hic büyümek istemiyorum ):


#16
...
Ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı
ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku,
hatırlatır onu yeniden...
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi,
yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız,
sular kulağına fısıldasın diye...
Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz...

Can Dündar


#17
Sen bir kitap kapağı gibi kapamışken adımı,
ben her sözcükte seni okuyorum harf harf..
Kahraman Tazeoğlu


#18
Artık acılarımı da seviyorum.
Belki onlarda sırf bu yüzden diğerleri gibi çekip gider...

Serkan Kahraman


#19
Bu sayfaya girince bi müzik çalıyor ne acaba ? çok hoşuma gitti de :=))


#20
Alıntı:
Doctore´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu sayfaya girince bi müzik çalıyor ne acaba ? çok hoşuma gitti de :=))
forumun fon müzikLerinden.
yaniLmiyosam 7 numaraydi ama emin diiLim

[fon]7[ /fon] böyLe yaparsaniz aradaki bosLuk oLmadan forumdaki konuLarda kuLLanabiLirsiniz : )




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:37 .