#2021
Bulamasınlar beni cıkaramasınlar kalbinden
Unutmayasın sana olan askımı
Nefesin olayım içine cek
Sakla beni yar
Gelmiyor içimden baskasını sevmek
Hele ask kelimesinin basitleştiği zaman
ALLAH korusun aman aman
Vur kır parcala
Hırpala beni
Ama sev sadece sev
Söyleyelim bizde ask sarkılarından
Dolasalım el ele kimseleri umursamadan
Lüzumu yok bir efsane olmanın sen bana bende sana yetiğim
Ben seni sevdikce sende beni sev aglayınca güldür beni
Dur gitme yüregimi at gitsin sokaga öldür beni
Yada al birleştir kalbinle kurtar beni..



#2022
Benim Kışlarım Yaza Benzer




Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan
Ve buna rağmen hala yalnızsan için rahat olsun
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
Yaptıkların onun dudağında,
Hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır
Hani ağzınla kuş tutsan
Bu kuşun kanadı neden beyaz değil diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin
İki ucu keskin bıçaktır bu iş
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur
İyi halin cezasında indirim sağlamaz
Sen, ama senin için şunu yaptım derken
O, şunu yapmadın diye cevap verecektir
Ve ne söylesen, karşılığında mutlaka başka bir iddia ile karşılaşacaksındır
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın
Özledin, içtin, ağladın, güldün şarkılar söyledin
Düşündün şiirler yazdın.
Peki o ne yaptı deme
Herkes kendinden sorumludur aşkta
Sen aşkını doya doya yaşarken
O kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu
Bir insan eksik yaşıyorsa,
Ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için yaşamıyorsa
Sen ne yapabilirsin ki onun için
Hayatı ıskalama lüksün yok senin
Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın


#2023
Yeni bir zaman telafisi olamıyor eskisi gibi
Geçmişte saklanıyor biriktirdiklerim
Yepyeni bir hayal kuralamıyor öncekine nispeten
Ki zaten yerini alamıyor eskisinin
Bütün anılarımı ezberliyorum ama,
Yaşamıyor hiçbiri
Bize ayrılan sürenin sonuna geliyoruz bu aşkta
Dolduruyoruz kum saatini yaşadıklarımızı inanmak adına
Kanıtlar biriktiriyoruz birliğimize dair
Varlığından kalma bir fotoğraf duruyor elimde
Yokluğuna teselli edilmek için


#2024
Zaman kendini gizli, zaman kendini aşikar bir lisanla ortaya koyan yalancı bir şairdir…Issızlık, çaresizlik ve acı yüz buldukça suçunu tekrarlayan bir çocuk gibidir… O çocuk ellerinde büyür ey yar! Oysa yitirilmiş bir geminin farkında olamaz köhne ve körpe bir liman… O, yaşayarak kaybedenlerden değildir…


#2025
Gözlerinde dar ağacı kur
gelip kendimi asayım orada
Kipriklerini öyle bir kapatki çıkışım olmasın
Yaşlarını içine akıt heyelan vursun dört bir yandan
Battıkça batayım kurtuluşum olmasın
Kaşlarını öyle bir çatki öfkenle sarsılayım
Aslan gibi yürek kedi gibi ayaklarına kapansın

Suçumun affı yok af çıkarmı bilmem bana
Dilini yılandan eyle zehrini akıt bana
Kör satırın tersi ile
Boynumu kıl eğledim
alsana

Vur zinciri sırtıma doğrulursam namerdim
Sahibimsin köle gibi sevdim
As kes vur amma
Deme bir kere terkeyeledim

Uçurumlara savurma beni saçlarınla
Senin yanında günah keçisi olayım
Tut sürü sürükle her kızdığında
Öfkelerinin bekçisi olayım

Sıkıntılarında yasla başını koy omzuma
İstediğin an ağlama duvarı olayım
Sevinçlerinde koş gel tef çal bana
İstediğin an eğlendiren köçek olayım

Yeterki bırakma tek mahkum olsun bedenim
Sildirme, adına kayıtlı kalsın vekaletim
Arada bir bardak su ver içim yanmasın
Ben kendimi sana çoktan hapseyledim

Her türlü eziyetine fedadır bu can
Ağzımdan burnumdan gelsede kan
Herkesi terket güle güle de de
Ben olmayayım gönlünden uğurlanan

Mecnun eyleyip dağ dağ gezdirme beni
Kerem misali alev alev yandırma beni
Seviyorsan ne olur birkere seviyorum de
Aşkın eline düştüm kandırma beni

Suskun bakışların oktan beter yaralar
Bu anlamsız bakışlar beynimi tırmalar
Mahkum oldum köle oldum bekçi oldum sana
Ne olur, ne olur bir şans daha ver bana


#2026
Etrafındaki her şeyin farkına varırsın. Üzerinde yemek yediğin masayı, yaşanmışlığın bütün izlerini taşıyan sandalyeleri ne zaman aldığını hatırlarsın birden. Tavanın köşesindeki örümcek ağını fark edersin. Bir sineğin ağa takılıp kalmasına takılır gözlerin, buzdolabındaki son yemeğin ne kadarda büyük bir nimet olduğunu bilirsin. Tüpün birden bile biteceğini öğrenirsin. Hayat yeniden başlamaktır.


#2027
Kendinin farkına varırsın. Ne kadar çok şeye sinirlendiğini düşünürsün. Artık heyecanlanmadığını , aksine korkularının çoğaldığını öğrenirsin.
Yorar insanı yalnızlık…
Yaşadığının farkına varırsın.
Çocukluğunun kehribar renkli akşamlarını emsalsiz kara akşamlarını…

Sonra her şeyin bir sırrı olduğunu hissedersin yavaşça,
ve sıcacık yalnızlığında kendi sırrının peşine düşersin….
Yalnızlık yorar insanı…


#2028
Bir yıldız sağanağı ve bir yanım veda.
Bir ateşin içinden gülümseyebiliyorum sana.
Çünkü sende öğrendiğim aşk bende bir sadakat.
Tanıdığım bir şey bu.
Bulutlar ulvi bir el tarafından ağlayabiliyorsa beni de ağlat demeliyim.
Her an birden bire bir sadakat ile gelecekmişsin gibi.
Yüzümde ki hazana bak.
Sonbaharın son gününde doğmuşum gibi.
Neden yoksun?
Neden parmaklarınla kavisler çizmiyorsun artık?
Saçların nerede?
Bilmiyor musun artık bütün eşyalar benimle alay eder oldu.
Bütün sevdiklerimi başucumda görme isteğim bile suç.
Yoksun ve perdeleri siyaha soyunan bir gün ile karşılıyorum yok oluşunu.
Şehrin ilk simidini ben yedim.
Bütün karlar suskunluğumun ve sensizliğimin üzerine beyaz yalnızlıklar örtüyor.
İlk çayını ben içtim bu şehrin.
Sen yoksun…


#2029
Sen yoksan bu şehri ölümler kuşatır
ve bazen bekleyenler değişir adını haykırmak için.
Sonra adın mor mürekkeplerle kazınır vaktin darağacına.
Ama her şeyden önce yalnızızdır bilirsin.
Gitsen de yalnızız ve kalsan da yalnızız.
Bu şehir özlediğim bir çift göz için ayakta sanki.
Sanki müptelası olduğum puslu bir gökyüzünde melek saçların.
Sanki bir uçurum düşüyor avuçlarımdan. Kaç bahar oldu söyler misin?
Bir sığınma duygusu ile sana topladığım güller gideli kaç bahar oldu?


#2030
Kehanetler , büyüler bağlamadı gönlümü,
hiçbir zincir kırılmamak için yormadı kendini,
bu kolay kabulleniş aşk için mi?


#2031
Dillerimi sukutla dağladılar.
hiçbir yalana meyl etmedi gönlüm.
aşkın sıradanlığında kaybolmayı düşlemedim.
hep direndim
tırnaklarımı toprağa geçirip gökyüzüne bakmamayı yeğledim.
Güçsüzlüğümle güçlendi ömrüm..
ne savaşa katılabildim ,ne savaştan kaçabildim..
Çaresiz direnişime inat yine gelip buldu aşk kalleşi..
Oysa buruşturduğum çok sayfa yoktu takvimlerimde..


#2032
Celladı olacağına son söz hakkını verişinde iyi dinle ama;
Aştan kimseleri öldüremeyeceğini,
Önünde secdeler edilen bir sultana eş tutulmayacağını,
Ömrü kara kuyularda geçse de,
karanlıkla var olana işkenceyle bahtiyar oluşu tattıracağını iyi dinle…


#2033
Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında
Geriye hiçbir şey kalmayacak
Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde
Ki ben en çok onları duydum
Gittin mi adam akıllı gideceksin
Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren
Demem o ki döcek miş gibi gitmeyeceksin
Büyük git gidersen uçsuz bucaksız dursuz duraksız git


#2034
Yıkıldı bir bir duvarlarım üstüme
Kalemimde bir sitem durduramıyorum
İki deli bakışa takıldı hüznüne yüzdürdüm yine akşamların
Celladı olmuşum kimsesizliğimin
Ve yalnızlığı vurmuşum yine
İpi boynuma geçirdim küçük bir sehpa üstünde öylece bitkin
Düşersem sallanacak bütün sevda masalı
Tutunursam neye tutunacağımı bilmeden yaşayacağım
İsyan mı etmeliyim bu kalabalık içinde var olma çabama
Yoksa varlığındaki yokluğunu kabul mu etmeliyim
Sağa sola bakmadan düşürdüm kendimi yerlere
Noktası olmayan bir söz hala virgülümde gizli
Özensiz yazılmış bütün satırlarım..


#2035
Ola ki yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
unutma ki tek aşk olduğum sensin
âşık olduğum değil.

Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
dur diyorum yıkılıyorum
uçurumları başucuma koyuyorum sonra
okşuyorum saçlarını rüzgarda
sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime
gitme diyorum gitme düşüyorum
sonra beni soruyorlar bana
tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık
aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça
yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
önce bir bir sonra hepsi
sonra mı bir ben kalıyorum bir de yalnızlık
uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık.


#2036
Destur düştü kaleme alemi ervahtan
Susmaktan ve kusmaktan gelen yanılgıların üstüne
Geç kalınmış bir gitmeyi üslendim
Loş akşamlarda vezgeçmeleri örtmek için sığınsam da karanlıklara
Aşk çoktan düşmüştü suya
Dönmek zorunda kaldım yolumdan ve sözümden
Terk etme duygusuna özgü halimle
Geçtiğim dilsiz duvarların önünden
Şimdi gece rengi sürmeler çekip
Terk edilme korkusuyla selamsızca devam ediyorum yoluma
Aşk düşmedi bana, ben düştüm aşka
Gidişin sadakate ihanetti belki
Namlusu puslu yüreğimden ateş çıkmıştı çoktan
Ve susmak farz şakağıma dayanan bu zehre gönüllüyüm artık
Sevdanın arka sokağından sapıyorum yalnızlığa


#2037
"gel" desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim


ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz’a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum


#2038
gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayeti fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır..


#2039
kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme..


#2040
Olurda olmazsan buralarda
Yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum
Uyumak, yüzyıllarca uyumak
İlla isim konulacaksa,
ben masal değil hayat demekten yanayım
Bu yolları yan yana yürümekten yanayım
Erguvanlar açmaya başladı,
Mavimi pembemi ayırt edemiyorum renkleri
Kokuna bir isim bulmaya çalışmaktanda vazgeçtim….
Geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp
Heyecanla dedikodu yapacağız
Sana kaçamadan anlatmam gereken aylar biriktirdim…
Biraz sessizlik olacak sonra
Sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın
Ben konuşamaycağım karşında cümlelerim topallayacak
Ağır aksak kelimelerle soracağım sana
Nasılsın?




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:00 .