#1561
Kulaklarımda bir uğultu belirdi birden..! Sitemle, öfkeyle, deli dolu bir sesle sarsıldı ruhum… Çok uzaktan, çok derinden geliyordu sanki, o sesten başkasını duyamadım bir an, her yanımı kapladı… Bütün ışıklar söndü sanki…“Yeter demiştim sana” dedi. “Misafir kabul etmiyorum artık, …”çok acıdı canım, çok kanattılar, çevirdikleri enkaza bakmadan dönüp gittiler sırtlarını'' Susmadan devam ediyordu, tıpkı son nefesini vermek üzere olan bir hasta gibi… Eğer konuşamasa yarım kalacaktı her şey ve bir daha asla tamamlanamayacaktı o cümlelerini… Gözlerimden yaşlar akmaya başladı birden… Bir cevap bekliyordu, bir açıklama.. “Beni bu kadar acıtmaya, bu kadar parçalamaya ne hakkın var” dedi.. “ Ne hakkın var her seferinde biraz daha eksiltmeye, yıkıp dökmeye…” Artık tanımıştım onu… Ses tonundan değil… .Öfkesinden, acısından, feryadından !... Akan gözyaşlarımı sildim önce... Sonra kalkıp aynaya baktım usulca, artık bana ait olmayan gözlerime, dudaklarıma, yüzüme... Ve son olarak "ONA"… Ona değdi gözlerim. YÜREĞİMDİ konuşan, haykıran, hesap soran işte… Fazlasıyla hakkı vardı buna zaten, biliyordu o da... Yıllar öncesini hatırlattı birden.. Söz verdirtmişti bana…Daha minicikken vurmuşlardı, yıkıp, dağıtıp, savurmuşlardı ne varsa…Kalan iki üç parça külle haykırmıştı o zaman bana tıpkı şu anki sesiyle..”Kapat kapılarımı artık, kilitle kilitleyebildiğin kadar, ve anahtarını öyle bir yere sakla ki sen bile girme, sen bile kırma, sen bile yok etme artık kalanları!” Dedi.. “Misafir diye alma kimseyi içeri!…”… Haklıydı galiba… Herkesten önce ben saplamıştım bıçağı ona, belki kimse zarar veremezdi istemeseydim ben, hiçbir misafir… Önce ben yaktım sonra gelenler savurdu külleri…Söz vermiştim yıllar önce bunu hatırlattı bu ses şimdi..İlk defa bir emri dinleyip kapatmıştım tüm kapılarını yüreğimin..Ben bile bilmiyordum artık nerede olduğunu anahtarının..Belki bir çöl kenarındaydı belki de uçsuz bucaksız bir denizin derinliklerinde… Özür dilerim ruhum, özür dilerim yüreğim… Ama ben seni dinledim hem de yıllarca dinledim..Şimdi içeri giren, anahtarı bulan bir misafir değil… Artık sen sahibini buldun ya da o seni… Ne fark eder… Ben söz vermeyi çoktan bıraktım artık… Yaralamayacak ya da ben buna izin vermeyeceğim diyemem sana... Kalıcı olmayanın acısı da kalıcı olmaz... Bir deli rüzgar çıkar alır götürür geride kalanları ve sonra yine doğar güneş… Bak toparlamışsın kendini işte o kadar parçalanmana rağmen sen de.. Ama bu sefer gerçekten özür dilerim YÜREĞİM! Hazırla sen de kendini parçalanmaya, yok olmalara, artık küllerinin bile kalmamasına…! Tıpkı bedenim gibi sen de alıştır kendini… Çünkü bu sefer ne gelen misafir ne de gidecek olan… El değiştiriyorsun artık yüreğim, bana ait değilsin, bunlar son sözlerim sana, belki de son haykırışlarım
......HOŞÇA KAL!!.....



#1562
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin

Bir sır daha var , çözdüklerimden başka
Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka
Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye !
Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka


#1563
Yağmur damlalarını çiviye benzetirim çoğu aksam. Çoğu aksam sen olmazsın menzilimde . Ya da ben seninkinde. Kararır umutlar, düşer mavi düşler..

"iki insan severse nasıl mutlu olmaz , olamaz? " sorumun cevabını,aynaya baktığımda alıyorum. Yüzümün çizgilerinde,gözlerimin buğusunda, dudaklarımdaki acı tebessümde. "iki insan birbirini sevse dahi mutlu olamaz."

(Oysa beklediğim sendin)

Mart geceleri ben heyecanlandırır. Yarını beklerim,özlemle. Papatyaların taç yapraklarını görmek, mavi yapraklı kelebekleri okşamak için.. Umutsa umut. Nietzsche'yi dahi görmem o gecelerde.

Enkazdan çıkalı az olmuştu,açtım,susuzdum. Yalnızdım.. Aralık penceremden sen çıkıverdin bir gece. Yüzün bir ilk bahar sabahı, yüzün nadas topraklarda yeşeren bir inci çiçeği. Herhangi biri sen oldu, sen o oldun. O, idolümdü. Çocukluğumda, kandil altında karakalemle çizdiğim ve o zamandan bu yana sevgimi biriktirdiğim yüz.

Seninle konusmak,herhangi bir masalda, mucizelerle karşılaşmış, acılı ve iyi bir kız rolünü giydiriyordu bana. Onun mucizesi perilerdi, benimki Sen.

Çok geçmedi, senden uzak bir kentte bir sevgilin olduğunu söyledin bana.
Kaybolmam gerektiğimi hissettim, Gittim.

Söyleyemediğim sözlerimi denizlerin kaldırmına yazdım. Kargalarla konuştum en cok da. Seni anlattım hep. Bu zamanlarda kendimle birlikte kalmayı yeğledim. Kapılarımı kapattım,hücremde dinlendim,dinginleştim. Ben seni seviyor muydum? Sana aşık mıydım? Yoksa hayran mı? Sevgi neydi? Klişeleşmiş hiç bir söz sana olan hislerimi anlamlandırmıyordu. Seni kıskanmıyordum,senin baska biriyle olsa dahi mutlu olman, beni teselli ediyordu. Arkamı dönmek, hislerimin zayıflığına ipucu değildi. Her neyse..

Bir yaz günü, yine karşılaştık. Yüzün hiç değişmemişti. Mutluydun..
Benim neden kaybolduğumu, beni çok aradığını,vuslat umudunun hiç bitmediğini söyledin. itiraf safhası sona erdi, ellerini uzattın , ellerimi uzattım. Senle "biz" kavramı olduktan sonra, her anımızın değerini bilmek istedim. Çünkü bir gün biticekti.

Taşıyamadım sevgini. Bana hayran bakışlarını taşıyamadım küçük omuzlarımda. "Biticek" düşüncesini durduramadım,bu yüzden, ne zaman bana "seni seviyorum" desen, kalbime binbir ok saplandı. Sevinçten bugulandı gözlerim,dedim,geçiştirdim.

Mektuba mı yazılmalı,telefonda mı söylenmeli? Ben yüzüne söyledim, "Bitti" yi. "Birincide olmadıysa eğer, ikincisinde de olmamalı. bunlar benim işaretler toplamım. Gerçekten sen varsan yarınımda, üçüncüde kesişmeli yollarımız sevgiyle,özlemle,hasretle.".
Gittim..

Hangi baharı yasiyorsun suan ?
Takviminde hangi gün kazılı.
Bugun Ekim'i 10 mu geçiyor ?
Rüzgar nefesimi tıklatıyor mu pencerene.

üçüncü karşılaşma hiç olmadı.
ben huzur evinde,bir mart gecesi, yagmur damlaları çivi gibi düşerken etime vazgeçtim bu dünyadan. Seni ise; bilmiyorum.

( a)iki insan birbirini sevse dahi mutlu olamaz.
ya da
b) elimize düşen incileri terk etmeden önce düşünmeliyiz; ya bir daha dokunamassam? )


#1564
Mutlu Ol, Hoşluğunla Kal Sevgili...

Bilirim sen şiir eken birisin,
ektiğin şiirden kim ne alır bilemezsin,
bunu kısıtlayamazsın da.
Biri coşkusuna karışır,
biri hüznünden alır yazdıklarının.
Kimi de beğenmez ki;
her okuyanın ne hissettiğidir şiir.

Beni tamamen değilse de yeterince anlayabildiğini sanıyordum.. Ancak; öyle anlar oluyordu ki anlamakta, anlamlandırmakta zorluk çekiyordun. Yanlış anlaşıldığımı düşünüyordum zaman, zaman. Bugün de böyle bir yanlışlığı düzeltmekti amacım. Çok düşündüm seni arayıp, aramama hususunda; seni rahatsız eder miyim kaygısıyla.... Derler ya "her şeyde bir hayır vardır", bu yanlış anlama da bir hayır olacakmış sana.

O an senden duyduğum sözler içimi acıttı sevgili !
O sözlerin anlatıyordu ki, bir başkasına karışmış gönül selin, bir şeyler hissetmeye başlamışsın..

Oldum olası biliyordum sana yakınlaşmak isteyenlerin varlığını. Onların hiçbirini senin duymamış olmandı benim için önemli olan. Bu kez senin de hissediyor oluşun farklı kılan oldu şimdiyi.
Bu bir kıvılcım demekti. Bir kıvılcımın, yangına neden olabileceğini biliriz ikimiz de. Sözlerin doğruladı ki yetmedim, yetemedim ben sana sevgili.

Çok çabaladım bilirsin sevdamızı yaşatmak için...
İki ileri, bir geriydi gidişim fakat sonuç bir ileriydi.
Ve emindim ki durumumuzu hep ileri hale getirecektim, ama süre bir ay olurdu, ama bir yıl, ama iki yıl.... Hiç acelem yoktu.
Zamanın verdiği olanaklarla, sen kendini hazır hissettiğinde, tozlarını silkip, kirlerini akıttığında; tüm güzellikleri yaşayacaktım seninle...

Bilirsin, aşka inanan biri değilim, çok da kolay güvenip, sevdalanmam.. Bu kez yakaladığım sevdamı elimden geldiğince uzun süre, hatta yaşamım boyunca yaşayıp, yaşatacaktım. Sana güvenmiştim, her yönden dürüsttün. Ben de sana bugünümle eğri olamayacağım gibi geçmişte yaşadıklarımla da eğri olamazdım.. Tüm gizlerimi paylaştım seninle.
Hangimiz hata yapmadık ki dünlerde....
Güven ve dürüstlük temel olduktan sonra aşamayacağımız engel olmadığını düşünüyordum.
Düşünüyordum da sevgili, gündeme bir yanardağ düştü.

Ben sevenim herşeyiyle bana ait olsun isterim,
paylaşmayı sevmem, bilemem. Tüm yüreğiyle,
tüm gönül seliyle bende dursun isterim.
Bir başkası karışırsa hissederim; o kişiyi senden önce hissetmem de bunun göstergesi..Bu hissetmek de değildi aslında sadece bir tesadüftü..Senin gerçek duygularını da bu tesadüf ortaya çıkardı ne yazık ki.
Bu durumda benim çekilmem en doğrusu aradan...
Senin hislerine takoz olamam. Ne kadar sevsem de,
sevdiğim kişi bir başkasına kaydıysa bana durmak yakışmaz arada.

Gülün bir kez daha soldu sevgili,
bu kez bir mevsimlikmiş açışı....
Şimdi dolunayın ışığı sarsın seni..

Bunları yazmak o kadar zor ki böylesi severken...
Baktığım, sevdiğim, doyamadığımdın sen .
Kırıcı, acı bir söz de duymadım senden.
Şimdi, yazgıma kahroluyorum, sana yok sitemim, öfkem. Öfkenin, kinin yıkamayacağı şey yok yaşamda.
İsterim sevgin yaşasın benimle, tek kişilik aşkta.

Zaman ne alır, ne verir bilemeyiz,
dilerim doğrudur gittiğin adres.
Yaralarını kapa, tozunu silkele ve koş O'na...
Mutluluğu hakeden birisin sen sevgili,
mutlu ol diliyorum hoşluğunla....


#1565
“ İntihar ederken ben, seni cinayetle yargılayacaklar! ”


Hiçbir ten
Benim tenim kadar yanmadı inan
Ve hiçbir muhteşem nota
Sesim kadar yağmalamadı bedenini
Durma, itiraf et

Yakmadı edilen hiçbir veda bu güne dek
Ve harcanmadı gözyaşının böylesi bozuk para gibi

O akşam ki gibi
İçilmedi hiçbir sigara
Devrilmedi kadehler peş peşe
Ve bir daha
Doğmadı o kahrolası güneş
Hiçbir gece ayrımında bu denli kahırlı.

Sevgili!
Sustuğun,
Zamansız, amansız
Kor gibi yakmakta
İçimi
Yosun tutan bir ıslaklığın reçetesidir bu şimdi

Kalbim sustu
Ayaz ayaz yıkılırken soluğum
Düştü İnkaya koynunda Bursa ellerimden
Çığlığım kirpiklerinden
Tutamadım sevgili

Suskunluk dağları eridi içimin
Gittin
Ve hiçbir vakit bu kadar mübah olmadı intihar!
Ki, sabaha erdirmeyecek ölüm beni

Ey adamım
Gidişin intiharımdır
Sakın ölüm sanma…


#1566
Kaç sevda masalından sağ çıktı yürek
Kaç yalanı yılan gibi boynuna doladı hayat.
Bense hüzünleri geçmişe hediye ettim ardından
Sen mi küçük serseri?
Sen hayat yolunda, boş bir anımda
Ayağımın takıldığı bir çakıl taşıydın sadece.
Sen öfkesi gizli ,sahte kahkahalar atan küskün çocuk
Mutluluk rolünü sadece kendine oyna
Senin mutlu olman için önce
Hayatı layığıyla yaşaman lazım
Duygularıyla...
Zorluklarıyla...
Hiç öğrenemediğin
Gerçek sevgileriyle...
Ne kadar inkar etsen de
Gerisi boş,gerisi yalan...
Kalanıysa avuntulu bir hikaye...


#1567
Mahmur gözlü meleğim benim...
Sen hayatımın en anlamlı rengi,
karanlık gecelerimin
tek parlayan yıldızı,
gönül baharımın
sönmeyen kızıl güneşi,
hayat damarımın beslendiği
berrak akan pınarısın.

ah mahmur gözlü meleğim ah! ...
Bir bilsen
seni ne kadar sevdiğimi! ...
Bir bilsen
sana ne kadar değer verdiğimi! ...
Bir bilsen...Bir bilsen...

Kelimeler dahi yetersiz kalıyor!
mahmur gözlü meleğim,
inan ki yetersiz kalıyor! ...

Sensiz bir gün;
Öksüz bir çocuk,
sensiz bir hayat;
Susuz bir çöl,
sensiz bir ben;
Koskoca bir hiçtir...koskoca bir hiç! ..

Uyan mahmur gözlü meleğim,
Uyan! ..
Ben dünya isem,
sen güneşsin.
Ben nehir isem,
sen deryasın.
Ben geceysem,
sen gündüzsün.
Bensiz bir sen,
sensiz bir ben;
Olur mu hiç...
Mahmur gözlü meleğim,
olur mu? ...

Bitki susuz yaşar mı ki,
ben sensiz yaşayayım!
İnan seni çok seviyorum...
Mahmur gözlü meleğim...
Çoook! ...


#1568
Gül ey kimselere benzemeyen yar
Ağlama/kıyamam gözyaşlarına
Akıtma elemlerini gönül teline
Topla saçlarına ay ışığını
Çöz içindeki kör düğümleri
Savrul pul pul dünyanın dört köşesine
Ağlama/kıyamam ben sana ey yar...

Ağlama kıskanmasın bulutlar seni
Savur rüzgarlarla kederlerini
Yükle bütün öfkeni yıldırımlara
Sökülsün yüreğinde biriken paslar
Savur eteklerini ılık rüzgara
Göster tüm dünyaya gülümsemeni
Ağlama/ kıyamam ben sana ey yar...

Utansın yağmurlar gözyaşlarından
Kırlangıçlar getirsin sevinçlerini
Götürsün bulutlar hüzünlerini
Şiirler yazılsın bir gülüşüne
Çık artık gizlendiğin siperlerinden
Dünya güzel görsün güzelliğinde
Ağlama/kıyamam ben sana ey yar...

Geri al iğdelerden güzel kokunu
Vursun ayışığı pencerelerine
Kırılsın paramparça tüm zincirlerin
Dinsin susuzluğun abı-ı hayat'ta
Bülbüller şakısın gönül bahçende
Alem kadın görsün bir bakışında
Ağlama/kıyamam ben sana ey yar...


#1569
Yine Sensiz

Küçük odamda ben yine yanlızım
anılar geliyor aklıma bir an,
gözlerim doluyor ama yine ağlayamıyorum...
Yine hasretim sana,
yine uykularım bölük pörçük,
yaralı kalbim ve ben yine yanlızım yine sensiz.
Yine o şarkıyı mırıldanıyor dudağım,
sessizce yağıyor yağmur,
soğuk odamda ben yine yanlızım yine sensiz!
Yine burkuluyor kalbim titriyor ellerim,
yine arıyor gözlerim seni,
bomboş odamda ben yine yanlızım yine sensiz..
Gökyüzünde yıldızlar parlıyor yine
ve esiyor rüzgar ılık ılık,
karanlık gecelerimde ben yine yanlızım
yine sensiz...
Bomboş bir kağıt duruyor masamda,
seni yazıp seni çizmek istiyor ellerim,
yine dağlıyor kalbimi deli hasretin,
bir sancı başlıyor yüreğimde taa derinlerde,
kayboluyor umutlar karanlığın içinde,
Paramparça kalbim ve ben yine yanlızım bu gece yine sensiz.....


#1570
Kızkulesi İçtim

Ağır aksak yürüyorum
İstanbuldayım
Kızkulesine yönüm
Üsküdar caddesi keyfinde
Burkulmuş sızlayan bileğimle
Kaldırım kenarlarında satıcılar
Bol susamlı simitler
Ilık bir esinti dağıtıyor
Kumral saçlarımı
Gözlerimi yukarı kaldırdığımda
Pamuk şekeri bulutlar
Aralarında mavinin en güzeli
Sobeler gibi
Ve...
Kızkulesi
Üzerinde martıların uçuştuğu
Kızıl çatısıyla
Sevda masalında
Hafifçe çırpınan deniz
Üzerinde salınan
Büyüklü küçüklü tekneler
Karşıda sıralı camiler
Hafifçe dönüyorum Galata kulesi
Birde çay servisi
Her karesine büyülendiğim
Bakışlarımı alamadığım manzarasını
Ağır ağır
Yudum yudum
İçtim gözlerimle.


#1571
Yüreğimden Çık

Hala oradamısın? ben gittiğini sanmıştım
Başka bir Hayat ta başka birinin yerinde olmak
yordumu seni?
Ama ben gözlerimi kapattım sana
çünkü biliyorum hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Bu sebeple çiğtanem git artık lütfen!
sensizliğe bu kadar alışmışken
Yeniden kor'a çevirme Yıllanmış küllerimi...


#1572
Hazan'da Renkler

Koyu yeşil gölgeler yine
Yerini sarı sonbahara bıraktı
Güneş önünde tül perdesiyle
Eskisi kadar parlamıyor artık
Rengi söndü adeta
Bülbüller sustu
Güller soldu
Şen şakrak cıvıldamıyor
Gidenlerin ardında kalan
Kalıcı kuşlar
Kuru dallar,kurumuş yaprakları
Bırakmakta üzerlerinden
Peşisıra ard arda
Turuncu,kızıl
Sarının yüreklere saldığı hüzün
Rüzgarlar dört bir yana
Hazan renklerini savuruyor
Sahil boyu denizim,mavim
Bembeyaz köpük köpük
Uzayan kumsallar boyu dövünürken
Hırçın, griye dönüşüyor
Buluştuğu gökyüzüyle
Yağmurlar eşlik ediyor
Bu senfoniye...
Aralamak için
Renkli kapılarını ebrulilere...


#1573
Sevdalara Sevdalandık

Büyük aşkları örnek aldık
Leyla ile Mecnun
Kerem ile Aslı olduk
Oysa kavuşamadılar ayrılık oldu sonları
Bizde kendi payımıza düşeni yaşadık

Hardaydı yangınım köze döndü
Közüm söndü küle döndü
Savurdum küllerimi
Mavi ye Yeşil e
Fırça mı boyalarımı aldım
Tual e işledim nakışımı
Denizi doğayı insanı
Şarkılar söyledim en neşelisinden
Bahar gelir bülbül öter
Kaleme döktüm duygularımı
Umut sevda heyecanımı

Ne çok mutluluk barınırmış yüreğimizde
Hem enginiz hem derinlerde
İllede sevda dedik
Sevdik sevilmedik
Sevildik sevmedik
Yalan sevdaya kandık
İncitildik örselendik
Vazgeçmedik
Biz sevdalara mı sevdalandık


#1574
Yada Sen Gel

Yıldız yıldız bir gece de
Beyaz ışıklı ay muhabbetimde
Sordum seni samanyolu na
Yıldız topladı yollarından
Serpti yüreğimin yollarına...

Bekle sana geliyorum
Güneşin ilk ışıklarında
Dalgaların kıyıya vuruşunda
Bir sevda bulutunda
Yâğmur la ineceğim saçlarına
Ilık rüzgârlarımda
Okşayacağım ellerini
Işıldayacağım ışığında yakamozlarla
Çiçeklerin ilk açan tomurcuklarında
Baharın rengarenk tonlarında
Sana geleceğim.
Kır çiçeklerinin mis kokularında
Gül'e aşık bülbülün sesinde
Özledim seni
Bekledim sevdalarda
Etrafında döneceğim
Beyaz kâr fırtınalarında
Kâr tanesiyle düşeceğim
Buse buse dudaklarına
Aydınlanacağım yüzünde kış güneşinde
Eyy ömrümce beklediğim
Yıllarımca aradığım sevgili...
Bekle geleceğim.

Yada sen gel bana hazan rüzgârlarıyla
Ayrılık mevsiminde gel
Ki,ayrılık olmasın bir daha
Bekletmeden gel,çağla hayatıma
Bekliyorum sakın geç kalma...


#1575
Yarınlarda

Ben hiç korkmazdım geceden,
Bir oyun oynardık saklanırdık birbirimizden.
Uzaktaktan sever özlerdik,
Kaçarım kovalar, kovalarım kaçar.
Yakalarsak bozulurmuydu aşkın büyüsü ne?
Sevilmezmiydik sonra.
Denizin sahile değmesi kadar kısa,
Ve tekrar ulaşması kadar yakın,
Bir varmış bir yokmuş masal gibi,
Ne garip acıda mutluluk,
Mutlulukta acımı var?
Oysa sen benim limanım,
Dalgalı denizlerde sığınağımsın.
Dağ başında açan uçurum çiçekleri gibi,
Sana açarım kollarımı.
Birbirimizde yok olup,
Yarınlarda...
Tekrar doğmak için.


#1576
Sana sesleniyorum sessiz bir haykırışta,
Sanki herkes duydu bir sen duymadın.
Yüreğimde deli bir bıçak yarası,
Sen mi bilemedin?
Ben mi anlatamadım sana sevdayı?
Hüzne itti beni ellerin,
Çaresiz bıraktı sessizliğin.
Bütün yollarımı kapattı,
Elveda demeden gidişin.
Sevmesem de sevecektin,
Unutsam da unutmayacaktın.
Öyle demiştin...
Bu sevgiyle var olamadık,
Sonsuza taşıyamadık.


#1577
sene : tarumar
ay : bertaraf

gün : biçare
saat kimsesiz sularında...
umutların tükendiği noktadaBen çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...
ben ve sebepsiz hayallerim...

ıslak kaldırımlarda ararken ayak izlerini
yitirdiğimiz sevdaya rastlıyorum
avucunu açmış bakıyor zengin aşkların gözüne gözüne.
ağır yaralar almış belli.
ezilmiş yeni sevdaların altında.

herzaman gittiğimiz manzaralı biryer vardıya hani
orada buluyorum kendimi biranda.
açıyorum bedirhan abimden bir şiir
ve dalıyorum elimdeki resime...
gözlerimden iki damla yaş süzülüyorBen çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...
biri senin biri benim için.
bedirhan abimimiz bile anlıyor sanki durumu
daha bir içli okuyor şiirlerini.
ben aglıyorum Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...
o söylüyor
BEN AGLIYORUM
O Söylüyor..
gücüm kalmıyor artık bacaklarımda
bedenim agır geliyor
taşıyamıyorum sensizliğin sonsuz yükünü.
seni doğduğum yere Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana... yüreğime gömüyorum..
ALLAHA ISMARLADIK DENİZGÖZLÜM..


#1578
Donuρ Duruyorum KenDi EtrafimDa
Cikacak YoL BuLamaDim Su KarmaKarisik LabirantLarDa !
Sagima Soluma
Bakdimda
BuLamaDim KenDimi // BuLamaDim DusunCeLerimi




(!)



Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...


Bu ask'da ;
Hasretlik BasroLDe
Hasret'Lik Tek Dert / Yare !
Sen ve Ben
Figuranti'z Bizim Ask OyunumuzDa
Sadece Arkadan Bakan
2 Cift Gozuz saDece !




[ ! ]


Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...

Canim Açiyor Oylesine ..
Agladim gecelerde sadece
Gozlerimdeki gozyaslar kurudu iste..
Dokemiyorum Seni Kagitlara
Dokemiyorum Hasreti Bos SayFaya

(!)

A-n-l-a-t-a-m-i-y-o-r-u-m
(..!..)

Bak simdi !
Bu askin donem odevinden
kendime 1 verdim Sana 2
Gecemedik ikimizde
Hasret'le gurbet bizle bu kadar ugrasirken
Yapamiyoruz biz beraber !





Y-a-p-a-m-i-y-o-r-u-z
(..!..)

Savasdayim hergun ozlem'le
Hep o kazaniyor neden'se
Baksana su perisan halimin nedeni
'O'
Yarali kalbimin yarali bereli bedenimin
Ayakda duracak hall kalmadi bende
Tez gelde kurtar beni bu savasin icinden

[ K-u-r-t-a-R ]
(..!..)


#1579
Sözcükler, kelimeler yetmiyor
Elim titriyor, kalem titriyor
Düşündükçe daha da ağır geliyor
Ah! O dil yarası;Dil yarası.

Gülen gözler ardında nefrette saklı
Kime sorsan sor, hep kendi haklı
Gönül evimi yaktı da yıktı
Ah!O dil yarası;Dil yarası.

İnsan adıyla doğar yaşar ve ölür
Senin ettiğin sanma; sana kar kalır
Bir gün gelir seni de vurur
Ah!O dil yarası;Dil yarası.

Mal, mülk ya da para
Hiç götüren oldu mu da mezara
Yaralar içinde en büyük yara
Ah!O dil yarası;Dil yarası.


#1580
Seni düşünmüyor değilim
Aklımdasın en gereksiz zamanlarda hatta
Geçen zaman unutturmuyor seni
Aksine geçtikçe günler anlıyorsun birşeyleri
Manasız bir gülüş,tebessümsün yüzümde
Ne gülüşe benziyorsun,ne de ağlamaya
Tuhaf zamanlarda giriyorsun içime
Sebepsiz fırtınasın yaz mevsimimde
İçimden çok sözler geçer sana dair
Gülüşünü özler,sesine hasret kalırım bazen
Birşeyler var bilmem farkında mısın?
Adam gibi ayrılmayı bile beceremedik
Bir şiir gibi yazdık ama sonunu getiremedik
Son bir söz kaldı şiire,bir tek kelime belki
Bulmaya çalışıyorum o sözü yokluğunda bile
Ne cesaretim var seninle olmaya ne de isteğim
Ben senin bildiğin beni yitirdim
Anlatılmaz bir duygu,bilinmez bir boşluk
Hissetmesem böyle olur mu bunca zamandan sonra
Söylemem gerekenler bunlar değil farkındayım
O kadar boş ki ben bile hayret ediyorum kendime
Konuşsam diyorum,arasam,bir mesaj belki
İçimden geçenleri bir bir saysam diyorum
Dinlersin eminim takmasan bile
İçin acır,üzülürsün belki
Yap diyorum,çekinme,utanma
Bir defa geliyoruz hayata
Sonra gerçekle yüzleşiyorum
Ve söylenecek tek bir kelime,söz bulamıyorum
Bunu anladığım günden beri
Vazgeçtim,düşünmüyorum
İstesem de olmuyor,boş geliyor
Yerine birisini koyamadığımdan değil
Seni sevdiğim gibi kimseyi sevmemeye yemin ettim
Sözümü tutuyorum
Artık seni düşünmüyorum




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:20 .