#761
AYNA

Aynalar içindeyim
beyaz bir soğukluk
akıyor damarlarımdan
körebe oynuyor içimde
elma yanaklı bir çocuk

Düşümdeki yangın mı şeytan
ya tanrı kimlerin yarattığı
bir buhurdan tüten hoşluk

Dinazorlar geçiyor
yüzyıla kara yama
masallar anlatıyorlar
gökyüzünü daraltan
aynama sığınıyorum
açılıyor kapılar



#762
SÜRGÜN

Bütün pencereleri açtım
en karanlık yerinde gecenin
birdenbire bir kar ırmağı
havai fişekler gözlerimde
eski yangınları anımsadım

Kayan yıldızlara bakarak
yaşama dair niyet tutarlardı
aynalarla konuşurlardı
utanırlardı görüntülerinden

Yokuşları çıkıyoruz yıllardır
sessiz kalabalıklar halinde
ay aydınlığı gecelerde iz sürüp
kendimizle buluşuyoruz yine
yaşanan arabesk bir film sanki
ellerimizde kar çiçekleriyle
razı gibiyiz sürgünlüğümüze

Kendi düzlüğümüzde başlıyor yangın
vuruluyor güvercinler
düşüyorlar ortasına suyun
su bölünüyor ateşlere
erguvan renginde bir akşam
hayrat çeşmeler aranıyorum
kar yağıyor alnıma
kirli ayak seslerine
bütün pencereleri kapatıyorum


#763
Sensiz ilk gecem bu gece
Ne yıldızlar ne ay derdime care
Karanlık çökmüş üzerime
Buz tutmuş sanki bedenim
Bu sitem ne geceye ne karanlığa
Bu sitem yalnızlığadır yar

Sensiz ilk gecem bu gece
Ne kollarım sara biliyor seni
Ne ellerim tutabiliyor ellerini
Ne de gözlerim arayıp bulabiliyor seni
Sen olmayınca resminde avutmuyor beni
Hiç bir şey dolduramıyor yerini
Zaman küsmüş bana geçmek bilmiyor sanki
Sitem ne resmine ne de geçmeyen zamana
Bu sitem yalnızlığadır yar

Sensiz ilk gecem bu gece
Sen olmadığın ev hapis geliyor bana
Sıkıp daraltıyor beni
Soğuk nazire yapıyor ısıtamıyor kendimi
Anlatmaya çalışıyorum derdimi
Yüreğim anlamıyor ki beni
Seviyorum deyip dinlemiyor halimi
Bu sitem ne soğuğa ne de yüreğime
Bu sitem yalnızlığadır yar


#764
Üzerime devirip dağ gibi hüzünleri
böyle çekip gitmek var mıydı?
var mıydı böyle bitirmek?
hani söz vermiştik birbirimize
kaç zaman geçti aradan
sen yoksun
sana sığındığım geceler
alevleri gökyüzünde
bir kumsal ateşiydi günahları yaktığımız.
ve kan rengi şarapla yıkanmış
bir hasret şimdi göğsümüze taktığımız.
bilirim dönmeyeceksin artık
uzun zaman oldu
belki çoktan unuttun.
adın kaldı soğuk duvarlarında odamın
sigara paketlerinde şiirlerin


resimlerin bana gülen
cüzdanımda saç telin
bir veda o geceden aklımda kalan
kekremsi bir tat
bir med cezir yüreğimde
ben vurgun yemiş bir yaralı
gemiler bana taşır bütün aşk yorgunlarını
sen yoksun….
hayatımın ilkbaharında tanısaydım seni
yasak umutlara ve acılara inat
buruk bir şarap tadında olsaydı sevdamız
yıllandıkça güzelleşen
ve sen şiirler okusaydın geceleri
saçlarımı okşarken
ellerimi tutsaydın ansızın
yüreğim eriseydi gözlerinde
yansaydım ateşinden
sen ağlasaydın mutluluktan
ben ölseydim
yalnızca beni sevdiğini bilseydim.
seviyorum deseydin
bir kere söyleseydin
yanmazdım
yanmazdım böyle çekip gitmeseydin….
bir veda o geceden aklımda kalan
bir günah belki yasak
yanımda olsan şimdi hiç konuşmasak
ağlasak bin kere pişman olsak
sonra yine bozsak yeminleri
sarılsak sımsıkı
öylece kalsak…
gittin..
kim bilir kaç deli sevda sığdırdın yüreğine
ışığa üşüşen pervaneler gibi sardılar seni
körkütük aşkların ortasına düştün
yalanların pençesine
belki bir gün bir gece
dar bir vakitte belki
hiç beklemezken seni gelirsin diye
ben hala buradayım
sen yoksun
lanet olsun


#765
Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp baş ucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal , güzel gözlüm hoşca kal
Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum


#766
biriktirdim . . .
El değmemiş kalpler biriktirmiş bugüne kadar..
Aşk adına söylenmemiş sözler..
Dokunulmamış dudaklarda biriktirmiş;yaşanmamışlıklarında..
A'dan Z'ye keder..
Adını anmış hep sewgilinin..
Yalnızca yokluğunu yüceltebilmiş kadehlerle..
Yalnızca yokluğunu war edebilmiş tüm nedametiyle..
İçine gömmüş sewgiliyi..
İçinde öldürmüş onu..
Adını katil koymuşlar sonrasında..
Hayır diyemeyen insanların padişahı seçmişler onu..
Buna bile hayır diyememiş saflığıyla..
Küf kokulu geceler biriktirmiş..
Geçememiş tenselin ötesine..
Geçememiş renklerin his dolu mabedine..
Dokunulmamış parmaklar biriktirmiş..
Üstlerinde hep onun adı yazılı..
Üstlerinde hep sewgilinin silüeti kazılı..
Yalnızca yokluğunun kokusunu ezber etmiş her gece..
Sewgili gelirde yokluğumu tarif et der diye..
Yalnızca ona adamış tüm aşk şarkılarını..
Ama hiç duyulmamış sesler biriktirmiş cebinde..
Dudak bükmüş yine de her alay edene..
Onsuz günler biriktirmiş omzunda ama onunla ilgili hayaller yaratmış sonsuzca..
War mı hayallerden öteye bir dünya bu hayat karmaşasında ? ? ?


#767
Yağmur yüklü bulutların kalbini barındıryorum kalbimde..Benim ki ise sewgisi kekeme birinin ellerinde . . .

Can kurtaran simidimle kulaç atıyorum hayataheran boğulabilme ihtimalimi elimde tutarak . . . Heran dalgaların beni alıp uçsuz bucaksız bilinmezliklerine götürmesini engellemek umuduyla..

Oysa adımı bile kaybettim ben . . .

Sesimi bile . . .

Kalbimse sewgisi kekeme birinin ellerinde . . .

Peki ben hala neyin nöbetindeyim ? Kalbim onun ellerindeyken ben sewgisizliği mi bekliyorum ? Neye isyan ediyorum ?

Ewet ben kesik kesik aklımı yitiriyorum..Parmaklarımdan akan kan kokusuyla nöbetimi tamamlayamıyorum..

Ey sewgisi kekeme insan seni aşkımın lanetine buluyorum..


#768
Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...

Unutmadım . . .

Sen de unutma . . .
Aldığım en güzel nefeslerin
hep senin yanında alındığını aklından çıkarma . . .


#769
Bir şeyler eksik sanki buralarda bir yerlerde . . .
Hayır elinin tam altı değilbiraz daha sola kay..
Hissettin mi sesleri ?
Kalbimin atışını..İşte tam orda bir yerlerde olması gereken bir şeyler eksik . . .
İşte tam da orada KIRMIZI noktalar kaybolmuş..
Siyahın en koyusuna bürünmüş.
Aşk noktasıkalbi benim olmayanlara doğrulmuş..


#770
Bu gece hüzün çok ağır bedenimdekoynumda uyuyor seninle birlikte . . .
Ellerimi uzattığımda saçlarına onun saçlarıyla karşılıyorum . . .
Öpüp koklamak isterken senionun dudaklarının tuzuyla tanışıyorum . . .
Öyle sinmişki bedenime seninle birliktegecenin tüm karanlığında gözlerinin gecesine
ulaşamıyorum
. . . Arıyorum . . . Arıyorum . . . Arıyorum . . . Heryerde . . .
Kalbime bakıyorum önceruhumun sesini dinliyorum sonra . . .
Geceyi kaldırıp gecenin altınada bakıyorum ama bulamıyorum
. . . Yok . . . Yok . . . Yok . . .
Ömrümün tek rengi ne ulaşamıyorum . . .
Bu gece her şey çok ağır . . .
Bu gece yıldızlar hüznün yüzündebu gece ay ışığı hüznün kalbinde . . .
Ve bu gece tüm SEVDALAR kaybolmuş bi çare . . .


#771
Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...

İşte bir gün daha bitti.
Yelkovanın akrebe kavuştuğu son vakit sonunda geldi ve tükendi.
Benden de bir şeyler yavaş yavaş sana doğru harekete geçti."Aşk" dedim içimden "ne
talihsiz bir gezinti".
Sigaramın dumanıyla esen ümitsiz bir beklenti.
Sahi ya beklemek ?
Beklenti ?
Ne demek ki ?
Belki sıcak bir alobelki içten bir kaç tatlı söz . . .
Sahi beklenti ?
Ne soysuz bir ürperti
. . . Arayamamak sevdiğini,,seviyorum, diyememek senison kez olsun
"dön bana"

diyememek türk filmi repliği gibi
. . .Gurur belkide engelleyen tüm bedenini. . .
Gururlu olanın gözünden bir damla yaş akmaz çünkügururlu olanın lugatında yalvarmak
hiç ses getirmez herkesçe bilinirki ve gururlu olanın içi acımaz yalnız değilken
işte şu anki hüzün yalnızlığın talihsizliği . . .
. . . Saat onikiye vurdu mu her gece belirir yüzünün tarifsiz silüeti bende
gözkapaklarıma asılır gözlerin
. . . Ruhun ellerimdeyken gecenin bir vaktiben edepsiz düşlerimle yıkarım hep bedenimi .
. . . Oniki dedi mi saat her gece sana çekim başlar benim yüreğimnden sessizce..
Ve seninle bağdaştırırım yüreğimden akan her cümleyi bilinçsizce . . .


#772
Aynalardaki Donuk Bakısların Arkasında Saklanırım....

Neden?
Her iç çekisim biraz daha yanlızlık....
Biraz daha acı daha fazla gözyası....
Neden aynalar kırık neden bakıslarım donuk...
Neden hep sag gösterip sol çakar insana hayat ..
...NEDEN...
Neden gülebilmek hikaye artık dudaklarıma..
Saçlarım solgun,Gözlerim her zamankinden daha esmer..
Bakıslarım tüm sevgime inat neden bu kadar sevgiden nasipsiz....
Kal diyebilmekti sadece..
Gitmee...diyebilmekti...
Yaşananları hatırladıkça paramparça perisanım hala
Neden?
Neden?
Neden?


#773
Gecenin infazındayım..
Gözlerimde uykusuzluk,
Çöllerimde susuzluk varken,
Dudaklarında soluyor geleceğim...
Oysa ben sana geliyorum sevgili..
Adımlarım ürkek olsa da
Yollarım sana,
Sabrım sana..

Biliyorum bu firar girişimi..
Sana gelen vagonlara kaçak bindim ben..
Farkındayım...Biletsizim..
Bir o kadar da öznesiz..

Urbamda fakir yüreğim,
Avuçlarımda hüznüm sana gelmekteyim...
Senden ne bir ömür istiyorum
Fakir yüreğime feda edilecek,
Ne de bir ten diliyorum
Acılarımda heba edilecek...
Sadece benle başlayıp senle biten cümle..
Sana geliyorken,
Yüreğinde " bir cümlelik yerin " var mı ?


#774
Üç ay aradan sonra,son gelişin bana..

Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi...
Kaç gece beklemiştim seni.
Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum.
Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum.
Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana.
Yine de her şeye değerdi bekleyişim.
Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini
bekliyordum.
Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın.
Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık.
Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze.
Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı.
Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte.
Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun.
İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu.
Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde.
Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan.
Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen özlenensin" demek istiyordum.
Hava serin değildi ama ben titriyordum.
Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana.
Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu,
sözcükler ağzımda donuyordu.
Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun.
Biraz önce titreyen ben artık terliyordum.
Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum,
yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile.
Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere.
Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.
İtirazsızdım, belli ki mutluydum.
Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi.
Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim.
Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.
Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum.
"Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın.
Çünkü sen içimdesin.
Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni.
Nerede olursan ol benimle kal.
Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim.


#775
Atesler icindeyim,
Yuregim alev alev
Kendi dumanimdan kara bulutlarim
Vefasizlik kivilcimi olmus yanginimin
Ihanetler cirasi
Yurek alev alev yaniyor,
Dumanlar yukseliyor gokyuzune
Avuclayamam,Tutamam,Saramam
Kayar gider dumani yuregimin
Karabulutum olur kendi yuregim
Bir bu yanmayı,birde seni
.....UNUTAMAM.....


#776
Bari Sen Anla

Anlamıyorlar sevgili, duyamıyorlar,
İnanmıyorlar yürek sesime.
Sensizliğime sayıyorlar hüznümü
Parçalıyorlar özümü.
Sözümün anlamı dağıtılıyor
yalıtılıyor taş'a.
Yalan diyorlar böylesi aşka
Oysa, bu başka...

Yangınlarım öncesine sensizliğimin
Deli gibi dağlayışım yüreğimi de
Ağlayışım bile lanetli güne
Olmadığın anlarıma ihanet
Sensiz yıllarıma kahrım.
Varlığım seninle başlar oysa ki
Seninle doğmuş sayarım beni
Yırtarım geceye aksine.
Kara boğulur gözbebeğim de
Bedenimde sen doğulur.
Nefesinle doldururum hayatı tümden
Silerim dünden beni.
Bir seni kuşatır çepeçevremi
Çehrem döndürülür sana
Anlarsın ya gülüm,
Bir sen anla...

Güç bulurum her kavgamda adınla
Kanadınla uçururum hayallerimi
Sürgünlerimi de sende yaşarım
Koşarım sana.
Aşarım arşı dünyaya karşı, başı dik
Çıkarım mehtabın şavklı düzüne
Boynuma dolarım bir tek seni de
Vurgunum olursun ilk...
Sürürüm de sonsuza uzanan yolu
Yürürüm de düşe kalka ardında
Kırılan kanadımda sızımla
Bir bizi adımlarım hep
Bir seni yudumlarım.
Yarınlarım derim sana
Umutlarım hani anla
Büyürsün zamanla
bari sen anla.
Umutla can,
Unutma...


#777
Bir duygunun esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle.
Özgürlüğün pençesinde kıvranırken düşüncelerim hep sen varsın düşüncelerimde.
Sen, gözlerimdeki hayal, bakışlarımdaki tutarsızlık, sen gecem, sen gündüzüm gibisin.
Bir yolun başındaki kararsızlığımsın.
Başlamak istediğim ama bir o kadar korktuğum bir yol.
Seni istiyorum geceler boyu karşımda, korkmadan dokunmak sana.
İçimdeki yangınların ötesinde sarılmak hiç bırakmamacasına.


GİT...

Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...


Git artık sen bana çok gibisin.

Kahvemin kokusuna sinme, aynada seni görmek istemiyorum.
Sesini de al git başımdan.
Gecelerde seni istemiyorum.
Yok, hayır GİTME...



Gidersen yıkılır bu gönül.

Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına.
Yok, GİTME. Her şey senin olsun, sen bende kal lütfen.
Beni bırakırsan paramparça olur dünyam.
Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte.



Ama hayır GİT.



Git ki sana alışmışlığım son bulsun.

Artık kokunu burnumda hissetmek ve bununla yaşamak istemiyorum.
Aldığım havaya seni sığdırmak, yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum.
Al anılarını da çek git benden.



GİTME…

Ben çekiLiyorum.. Hayat... Ziyade oLsun Sana...


Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum.

Canımda can gibisin.
Senin gitmen benim yok olmam demek.
GİTME bedeli neyse ben yine öderim...


#778
“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...


"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“


“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”


"Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."


"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…


Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.


"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.


Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.



Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.


"Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.


Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?……….


Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak


#779
Dayanamıyorum
Sabahları kovalıyorum şimdi

o kaçıyor ben kovalıyorum...
geceler geçmez hasret bitmez oluyor,
dayanamıyorum...
o çok sevdiğim geceler geçmiyor işte
cıgaramın dumanıyla yakıyorum ıslığımı
ve ardından da örseleniyorum
burnuma tütüyor dışarının kokusu
yanıyorum...
Ama yine de suskunum
bana mı düşmüş sabahları beklemek;
Ağzımdaki çürük türküyü atıp sevmem gerek
hemde nasıl sevmek
hem ölümüne
hemde ölesiye
kara kaplı gözlerini atıp içime
Neyse...
derken son kullanma tarihi geçmiş bir türkü yakıyorum
geceler geçmiyor yine
dayanamıyorum...


#780
Bugün ilk defa sevdim yokluğunu
Dizeme koymasına izin verdim başını
Tıpkı senin saçlarını okşadım gibi
Ellerim gezindi saçlarında
Sana baktığım gibi baktım gözlerine
Yanaklarına dokundum
Tıpkı seninkiler gibi kıpkırmızı yanaklarına

Bugün ilk defa sevdim yokluğunu
Beraber dinlediğimiz şarkıları söyledik hep bir ağızdan
Senin koltuğuna oturdu
Tıpkı senin yaptığın gibi
Yastığı sağına aldı
Ben konuştum
O dinledi
Tıpkı senin gibi hiç konuşmadan
Gözlerini gözlerimin içine koyarak
Dinledi
Dinledi

Bugün ilk defa sevdim yokluğunu
Sabah kahvemi o hazırladı
Senin yaptığın gibi
Getirirken döktü yarısını
Sonra yanıma oturdu
Gözlerimin içine baktı
Ben sustum
O konuştu
Konuştu.

Bugün ilk defa sevdim yokluğunu
Elinden tutup Kordon'a götürdüm
Aldırmadan yağan yağmura
Beraber yürüdük deniz kıyısında
Yıldızları gösterdi bana
Ben bir dilek tutum içimden
O gözlerime baktı
Akan yaşlarını denize bıraktı.
Ağladı.
Ağladı.

Bugün ilk defa sevdim yokluğunu
Sarıldım sımsıkı
Gözlerimden yaşlar aktı
Ağladım
Ağladım
O arkamdan baktı
Başını eğdi
Gözlerimden akan yaşları sildi.
Bugün ilk defa sevdim
Bana senden kalan
Tek şey olan yokluğunu...




Emin Koca




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:21 .