#3161
Hayat bazen burada vakit geçiremyck kadar güzel oluyor.Sonra her şey bitiyor ve eski halimize dönüp yazıyoruz.İşte bu öyle zamanlardan biri.Üstelik en kötüsü.
Keşke zamanı durdurabilsem bazen.Sen hep öyle baksan bana.



#3162
Üç kez seni seviyorum diye uyandım.Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim. Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum. Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum. Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.


#3163
emegıne sagLık


#3164

Tam anlamıyla bile çok eksik -

Ey yar!
Yine kuzguni bir haykırış kaynağısın
Ve hâla bitmiyor yasın!..
Ey yar!
Sensiz geçen yılların acımasızlığına inat yaşıyorum sensizliği seninle geçen yılların hatırına! Şimdilerde özlemek moda oldu…
Bilirsin;
Yalnızlığı özlüyor insanlar, koşmayı özlüyor, konuşmayı özlüyor, susmayı özlüyor, susturulmayı özlüyor, terk etmeyi özlüyor, terk edilmeyi özlüyor, kendini bile özlüyor insanlar…
Beni sorma bugün sana insanları anlatacağım!
İnsanlar yine bildiğin gibi… Doymaz acıtmaya, bıkmaz terk etmekten, yalnız bırakıp gitmekten hiç üşenmez… Tıpkı senin gibiler yani!
Ey yar!
İnsanları bırakıp seni anlatmak daha iyi olmaz mıydı?
Sensizlik o kadar acı ki seni anlatmak bile sensizliği anlatmak olacak bu sefer de…
İnsanlar anlamıyor sensizliğin ne derece bir ıstırap olduğunu! Dün Mecnun’a kızan insanlar bugün bana kızıyorlar dün Leyla’yı hor görenler bugün seni yeriyorlar! İnsanlar beni anlamıyorlar!
Ey yar!
Yine sensizliğin üzerini kaplayan bir mevsim daha geride kaldı… Yine yeni bir eylül düştü takvimlere ve ben yine seni en çok eylülde özlüyorum… Eylülde akıtıyorum gözyaşlarımı en çok ve daha fazla boğucu oluyor düşlerim… Eylül aynı eylül… Saçların gözlerimi dalgalandırıyor, gözlerin yüreğimi yakıyor, hasretin canımı acıtıyor… Değişen tek şey bu eylül sensizliği daha da eskitiyor… Hatırıma her düştüğünde hangi takvimi yaşadığımın bir önemi olmasa da gittikçe eskiyen hatıraların olması çekilmez bir işkence oluyor..
Keşke… Ah keşke diyorum ayaklarıma takılan prangalar kırılsa da sana koşabilsem… Kelepçeler parçalansa da kollarımı sana açabilsem… Boynumdaki kement sıksa da boğazımı önemi yok son nefesimi dizinde verebilsem!
Ey yar!
Anla işte bunca laf kalabalığı kendime satırları dost edindiğimdendir ve bu kadar dost çoğaltmamın tek sebebi her gün seni biraz daha fazla sevdiğimdendir…


#3165
Tam anlamıyla bile çok eksik -
İkimizden birinin öleceği incil de yazıyordu, öpmek geceyarısı karanlık bir sokakta bıçaklanmaya benzer.
Geceyarısı kapınızın yumruklanması gibi olur öpüşürken gözlerinizi yummanız..


#3166
“Sana bakarken gözlerimi kapasam karanlıkta kalırsın. Haberin var mı ?”


#3167
Ben ölmeden önce çocuk olmak istiyorum” demiştim ona. Çocuk olmak istiyorum, hala.
Dünyaya ve üstündeki her şeye çocukluğumun büyülü ışığıyla bakmak istiyorum yeniden.

Beni karıncalarla, taşlarla, böceklerle eşitleyen o ışık gözlerimi bürüsün…


#3168
Tam anlamıyla bile çok eksik -
Belki o dünya yok, ama gökyüzüne o dünya varmışçasına bakanlar, düşlerine inandıkları sürece biz de ümitlenebiliriz.


#3169
Zemin ıslak. Üzerimde kırmızı bir elbise var. Mükemmel vücudumu saran, dar bir elbise. Topuklu ayakkabılarım tam istediğin gibi. İnce bileklerim. İnce bileklerim seni çıldırtıyor.
Karşımdasın.
Gözlerim kapalı. Seni göremiyorum.
Adımlarım.
Bilirsin. Dans ederken oldukça salaştır tavırlarım. Umursamaz.
Ve bir elimde sigara.
Olabildiğince içime çekiyorum.
Narin ellerimi boynuna doluyorum. Dudaklarımı, dudaklarına yaklaştırıyorum. Yaklaşık birkaç santim kala.
Nefesin kesiliyor.
Gülümsüyorum.
Ah, şu salaş tavırlarım.
Seni.
Seni çıldırtıyor.
Daha sonra arkamı dönüyorum. Sigaramı yere atıp, üzerine basıyorum. Zemin umurumda değil. Canı yansın. Kırmızı elbisemin fermuarını açıyorum. Elim ince belimden, kalçalarıma doğru süzülüyor.
Ve elbisem, vücudumun tadına bakıyor.
Yürüyorum.
Nefes alamadığını hissediyorum. Gözlerin yerinden çıkacak gibi.
Saçlarımı salıyorum.
Dans etmeye devam ediyorum.
Yavaş.
Çok yavaş.
Ve sen.
Bana dokunamadığın için.
Ölüyorsun.


#3170
Tam anlamıyla bile çok eksik -
belki sen de gelirsin, otururuz biraz.
ben ‘nasılsın’ derim, sen de sadece ‘iyiyim’ dersin bu sefer.
sonrası.
sonrası yok işte, bu bizim son gecemizdi.hepsi bu.


#3171
Tam anlamıyla bile çok eksik -
bir ayrılığa alışmaya çalışıp varlığının hayatımdaki mecburiyetlerinden kurtulmaya çalışırken birden kavuşma fikri içimde ölmeye çalışan tüm sorgulamalarımı yok etti.
sen olmadan uyanmaya alışmaya çalışırken tüm anılarımı unutmaya çalışırken duvarlarımızda oluşan gölgeleri bile birden hatırladım..
ve bugün ilk defa mutlu uyandım tam uyandım evimizdeymişim gibi uyandım


#3172
Tam anlamıyla bile çok eksik -
saçlarım uçuşuyor.yazın son kurak kokusu.
korkuyorum sonbahar gerçekliğinden.düşen yapraklara acırım.hepsinin üstünde yazın sarı anıları.
yeni kaynadı gönülsuları.rüzgar soğutursa diye korkarım.


#3173
…hiç bir şey yapmasan da olur. yeter ki, şu yastığın soğuk tarafını saçlarınla ısıt, yastıkta kırışıklıklar bırak uyandığında. çarşaf buruşuk bir günaydın desin sabaha. hiç bir şey yapmasan da olur. seni bütün gece gözümü kırpmadan seyretme şansını ver. istersen bana bakma, istersen bundan vazgeçerim, gözlerim küsmez öyle ya sana. sen bana bakmasan da olur. senin sevdiğin gibi pamuktan bulutlar yapar, tavandan sarkıtırım. sen onları seyredersin, ben seni…
-özdemir asaf


#3174
Tam anlamıyla bile çok eksik -

yarası ağır dilimin
kapatacak bant
bulamıyorum!


#3175
"Kapatılması gereken bir parantezin içinden, kapatılması gereken parantezi olan birilerine yürümüş gibiyim.
Belki de, parantez içi cümleleri unutmak ve parantez dışı cümleler kurmak içindi bu buluşma…"


Nihat Dağlı


#3176
Kısa bir mola vermek istiyorum izin verir misin hayat... ???
Acıyan yerlerimle kelimelere sığınma vakti şimdi

Uzak şehirler arıyorum yüreğimin yabancı olduğu.
Keşfetmediğim görmediğimbilmediğim bir yer olmalı...
Hatırlatmamalı seni bana...

Vedalaşmamalıyız Sana bu iyiliği yapmamalıyım!

İlk kez nefretin eşiğindeyim ama...

Senden vazgeçemem...
Bilir herkes...

Acıyan yerlerimle düşlere sığınma vakti şimdine olur yakmayın ışıkları
Ben her şeyi çizerim düşlerimle...
Neden yine yabancılaştım?
Bu senin suçun...

Herkes kendi ipini çeker
Herkes kendi akıtır gözyaşını
Ama...

Sen ben yok aramızda...
Bilir herkes...

Senden ricalarımı anlatmam zor sana...
Ne olur çok görme bana hayatı.
Ne olur dokunma...Acıtma...
Gülümsememi severdin hani o zaman ağlatma...

Kısa bir mola vermek istiyorum izin verir misin hayat... ???
Gerçekler sancı yapıyor
Umutlar bitti bitiyor
Biraz umut bi parça sevgi alıp döneceğim....!


#3177
Tam anlamıyla bile çok eksik -


#3178
Düşündümde gerçekten ”biz hepimiz uyuduk bittik yalnızlıktan..”
İstanbul
Çok ciddi basıp gidesim var.Yeni yeni şeyler hissedesim var oraya hiç görmediklerime böyle herşey çok garip toparlayamamak bu olsa gerek ama bişi söylemek gerekirse,
Çok bariz özledim..
”sür yüzünü yüzüme korkma yalnızlıktan.”


#3179
Anahtar deliğinden bütününü göremediğim hayallerin peşinden koşmuyorum.Ta ki senin orada ; yanımda , sağımda ve solumda 48 saat boyunca nasıl uyuduğunu unutana kadar.


#3180
Hatırladığımın aksine daha şevkatliydi.Zaten defterin tırtıklı tarafına bıraktığın notun sebebi de bu olsa gerek , fazla düşünülmüş ama bulunamamış cümlenin yerini almış 3 kelime ”Bugün istemediğimi yapıcam.”
Seni bir daha hiç görmedim..




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:21 .