#2981
Kara çalınmış günlerin ertesinde, ellerinde güneşlerle gelen yar!
Huzuru içirdiğin yüreğim şimdi hüznü içiyor ellerinden, bilesin!
Yüreğine kanatlanan yüreğin kanadı kırıldı, kanıyor.
Göğe uçurduğum umutlarım vuruldu bir bir
Hüzün ki, yokluğuna katık ettiğim,
Yine dolandı eteğime, peşimi bırakmıyor.

Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim
Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim san
Nefes nefes acıyı yonttum adınla,
Yokluğuna buladım ellerimi,
Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi.

Ah yar!
Ah! yoluna ,can diye diye benden geçtiğim,
Ah suskuların şahı,
Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü
Bir yudum harf düşse,hisseme alfabenden
Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem.

Öyle bir acı ki bu! nasıl anlatılır bilmem
Kırsan kırılmaz,büksen bükülmez
Ateşler yakmaz,sular söndürmez!

Söylesene yar!
Hasretini adımlasam kaç adımda biter?
Özlemin kaç nefestir saysam?
Bilemessin ki
Akla sığdıramazsın bu denklemi
Nasıl anlatayım ki daha hal-i pür-melâlimi...

Sen yine sükutu giyin yar!
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim
.

Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
Söz verdim ben bu yüreğe,
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!



#2982
Kendime bile itiraf etmekten korktuğum gerçeği saklamaktan sıkıldım …
Özlüyorum seni.

Uzaktaki varlığın acıtsa da bir yanımı, sen olmayan gecelerde üşüyorum.
Yüzün düşünce aklıma, boyumdan büyük cümlelere asılıyor, bildiğim tüm cümleleri dolduruyorum namlu ağzına, sorgusuz sualsiz akıtıyorum gözyaşlarımı sen geçen tüm harflere.
Ve bu şiirlerde, yüzümdeki yorgunluğun izlerini görüyorum.
.
İhtilaller koparırken içimde, en militan kelimeleri dayıyor şakağıma, kaçak bakışların adresi oluyorum.

Tüm şehrin ışıkları dans ederken yokluğunda “bize ağlarım…”
Ağzımda kırık dökük bir türkü, yokluğuna adanmış bir yığın ağıt.
Dudağımın uçurum kenarlarından düşmenden korkarım.

Aramızda nefesi yitik yaşlı bir umut var bilirim,
Kaç zamandır sen kokuyor gecelerim, ve ben yanağıma düşürüyorum yalnızlığımı.

Göz bebeklerimi uyuturken masalımızla, ağlayan bir kalemin kucağında uyuya kalıyor; rüyalarımda uykusundan kaçmış lal bir deliyi oynuyorum..

Bir araba geçiyor hayallerimin üzerinden, darp izlerinin yolları sana çıkıyor.
Kusmuş olsam da sana ait birikmişliği bir intihar dolaşıyor yutkunuşlarımda..

Sensizliğin tadı, ağlamaların bile tuzu kalmadı..
Mevsimler gibi şaşırıyor yolunu cümlelerim,
İkindi vakti yağan telaşlı yağmurlar gibi, al beni..
Nasıl olsa çıkmaz sokağımsın, en bitik hücrelerime saldırsan ne olur? .
Biliyorum sende beni özlüyorsun,
Ve bunu itiraf etmekten korkuyorsun.


#2983
Tam anlamıyla bile çok eksik -


#2984
Arada kaybolurdun hani, kimseler bilmezdi neredesin, benim için üzülürlerdi beni bıraktın zannederek, çok çekiyor bu kız, derlerdi gülerdim nereye gizlendiğini bilen tek kişi olmanın gururuyla.. Fırtına gözlerin yağmur dolardı bazen.. Erkeğe yakışmaz ağlamak gibi klişelerin olmadı hiç senin, doyasıya yağdırırdın yağmurları... Ama bir gün itiraf etmiştin, "Sanma bu kadar gurursuzum küçük kız, sadece senin yanında.." demiştin... Benim yanımda akan yaşlarına kurban olmuştum.. Hani arada telefonların susmazdı bilirdin kıskanırdım bilirdim sormazdım... Arada küserdim sana "küçük kızzz" derdin içim erise de çevirirdim suratımı başka tarafa... O zamanlarda usul bir gülümseyiş takılırdı yanağının soluna da beni yalnız bırakır, sinirimin geçmesini beklerdin... Bir papatya buketiyle gelirdin bazen ya hani,içimde baharlar açardı, içimde olmadık mevsimler icadolurdu, gözlerime bakardın, bilirdin.. Gittin.. Şimdi koskoca bir ömür var aramızda.. Hani arada saklambaç oynardın ya hayatla, haydi elma, çık artık....

Hani sesin yankılanırdı arada, hani yüzün görünürdü arada belli belirsiz yüzüme... Gözlerinin fırtınasında kaybolurdum hani arada, kimsecikler bulamazdı... Vardın ve bilirdin... Beni okumuş, beni anlamıştın..Hani arada anlamaz olurdun da gözlerimi, o zaman buzdan soğuk rüzgarlar eser gibi olurdu ben üşürdüm çok üşürdüm.. Hani gene de kıyamazdın da dokunurdun dokunduğun yer ateş.... Hayattaki koşunu hiç aksatmadın hep savundun birşeyleri hep karşı geldin haksızlıklara, yorgun dönerdin de yuvaya, hiç yorulmamış gibi yaralarımı sarardın cesaret verirdin, umut dolu papatyalarla örerdin saçlarımı kulağıma papatyaların ezgisini fısıldarken... Hani elele uyurken kabus görüp titrediğimde kulağıma "yanındayım" derdin de ben duymamış gibi istifimi bozmamaya çalışırken suratımdaki huzur dolu ifade ele verirdi beni...


#2985
seni özlediğim zamanlarda;

gözlerimden süzülen her bir damlanın

buharlaşıp, gökyüzüne ulaştığı aklıma gelir.

ve belkide sana olan aşkımı biriktirdiğim yaşlarda

fırtınaya kapılıp yeni bir yoluculuğa başlamış,

gökyüzünün hüzne kavuşmasını

benim sana kavuşmamı sabırla beklediğim gibi beklemişlerdir.

gökyüzünün o hüznü hiç şüphesiz gözyaşlayırımın sonsuz mutluluğu olacaktır...

bu hayali her düşlediğimde,

kentinde yağan yağmurla beraber içimi bir huzur kaplıyor

belki gözyaşım seni ıslatırken,

yanağından akıp sonsuzluğa karışmıştır diye...


#2986
"çalınmış şiirlerim gibisin
isyanlarım bitmedi hala... "

Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi
Kim ne derse desin
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin !...
Dünya ateşler içinde
Savaşlar almış başını gidiyor
Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor
Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim
Umurunda mı senin ?
Allah kahretsin !...
Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
Vazomda senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin
Allah kahretsin !...
İşte böyle bir sevda benimkisi
Bu zamanda, bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana birşey olursa
Allah kahretsin !...



Ahmet Selçuk İlkan


#2987
Karsimiza erken çikmis insanlari yolun disina

sürerken; bir gün geri dönüp, onu deliler gibi

arayacagimizi hiç hesaba katiyor muyuz?

Hayat her zaman cömert davranmaz bize.

Tersine, çogu kez zalimdir.

Her zaman ayni firsatlari sunmaz.

Toyluk zamanlarini ödetir.

Hoyratça kullandigimiz arkadasliklarin,

eskitmeden yiprattigimiz dostluklarin,

savurganca harcadigimiz asklarin hazin

hatirasiyla yapayalniz KALIRIZ, bir gün...

Bir aksam üstü yanimizda kimsecikler olmaz;

Ya da olmasi gerekenler, yanimizdakiler degildir...

Murathan MUNGAN


#2988
Şimdi bir cümle olmak var
öznesini, zarfını,yüklemini
bulabileceğim..
yeri geldiğinde devrik cümle
kurabileceğim..
olmadı silip, soru haline
getireceğim...


#2989
insanların unuttuğu bir aşktı bizimkisi
sen de unuttun sonunda
bir ben kaldım çöl yorgunu
düş kuzgunu gecelerde sabahlayan
bir ben kaldım uçurum kenarlarının aşk bekçisi

insanların unuttuğu bir aşktı bizimkisi
sen de anladın sonunda
yaşamak zordur ayrılık günlerinde
çıkıp da göğün en tepesine
sağlam durabilmek kolay mıdır
bağrı yanık şimşekler parçalar adamın göğsünü
ateşin yağmura dönüşmesi kolay mıdır
kolay mıdır nefessiz kalmak aşk günlerinde

insanların unuttuğu bir aşktı bizimkisi
veda edercesine her şeye
feda edercesine her şeyi
ah sevebilmek, kolay mıdır
aşıksan kolaydır, derler
derler ki maddeye mana katan aşktır
aşksız can taş oğlu taştır
derler ki aşk ışığa doğru yürümektir
önce gölgenden soyunursun
ardından gözlerini kapar yürürsün
her şey tükenmiştir
geride sadece O kalmıştır

insanların unuttuğu bir aşktı bizimkisi
sen de unuttun sonunda
bir ben kaldım çöl yorgunu
düş kuzgunu gecelerde sabahlayan
bir ben kaldım uçurum kenarlarının aşk bekçisi
insanların unuttuğu bir aşktı bizimkisi...


#2990
-Karlar tozarken bekle
Ortalık ağarırken bekle
Kimseler beklemezken bekle beni
-K.Simonov

I
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni

Bahar geldiğinde
kırlara çıkacaksın
dizboyu otlar üstünde
koş koşabildiğince
ve sakın yitirme neşeyi

Kırların sessizliğinde
yüreğinin sesini dinle
ve orada benim için
küçücük bir yer ayır
ve bekle beni küçüğüm

Doğa pervasızdır biraz
bakarsın en olmaz yerde
masmavi bir su fışkırır
ve suyun ışıldayan göğsünde
sevincin nilüferleri

Bahar şaşırtmasın seni
sırtüstü uzan bir gölgeye
suların, kuşların sesini dinle
ve bekle beni orada
döneceğim küçüğüm

II
Mapusane türküleri
hüzünlüdür biraz
belki her dinleyişinde
yüreğin burkulmakta
için sızlamaktadır

Ama acılara alışılmaz
birşeyler var değişecek
birşeyler var
değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak

Beş on yıl dediğin
pek kolay geçmeyebilir
üstelik bu savaş
bu kahredici kıyım
bitmeyebilir daha uzun süre

Ama sen sahip çıkarak
yaşama ve sevince
bekle beni küçüğüm
acılar bitecek bir gün
sevgiler çiçek açacak

Mapusane türküleri
hüzünlüyse de biraz
yüreğin burkulmasın
için sızlamasın sakın
ve bekle beni küçüğüm

III
Kış kıyamet bir gün
bakarsın çıkıp gelmişim
varsın azgınlaşsın tipi
ve uğuldayadursun
dışardaki rüzgâr

Sakın şaşırma küçüğüm
üşümüş bir serçe gibi
titremesin ellerin
apansız çıkıp geleceğim
kış kıyamet de olsa bir gün

Uğuldayan bu rüzgâr
bu delice yağan kar
ürkütmesin seni
direnmektir artık
bekleyişin öbür adı

Sen türküler söyle
ve gülümse küçüğüm
çünkü sesinin
ırmağıyla yeşerecek
hasretin bozkırları

Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni küçüğüm



Ahmet Telli


#2991
Sana sevdam
Sonu olmayan bir yol
Sensizlikse
Kaçınılmaz bir sondu
Ne kadar yürüsem
Gözlerine varamaz
Ellerine dokunamazdım
Biliyorum
Yüreğine asla ulaşamazdım
Bana bu kadar uzakken
Kendimle daha fazla savaşamazdım




...Karşılıksız aşk bir güzelin gözlerinde dumansız yanmakmış...



#2992
Tam anlamıyla bile çok eksik -


#2993
Puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum..
Yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken, hüznüm ardından ağlıyordu..
Alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı, arkama dönüp bakmadan gidiyorum..
Sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım, vicdanım el vermedi..
Usulca soyundum ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kenara bıraktım hepsini, gidiyorum..
Umudum küçük bir kız çocuğu, el sallayarak çağırıyor beni uzaklardan. Israr etmeyeceksin kalmam için ama hani olur ya, yine de etme..
Yapamadığım tek şeydi baharda kardelen yetiştirmek. Sen onu istedin, mahcup oldu yüreğim, gidiyorum..
Oysa benim de hayallerim vardı; dans edecektim yağmurda, sonbahar’a vedaları değil gülüşleri yapıştıracaktım, çiçekler alacaktım olur olmadık zamanlarda..
Fazla geldi çıplak elle çizdiğim resim tuvaline. Konuşturma beni giderayak çünkü ödünç aldım suskunluk adını verdiğin silahını, gidiyorum..
Eskiden olsa eteğimi çekiştirip beni kandırırdı içimdeki çocuk, üzüleceğimi bile bile..
Gözlerine buzdan sarkıtları sen mi yerleştirdin ki artık ağlayamıyor bile..
Onu bu kurak, duygusuz ve yeşili az topraklarda, her şey iyi olacak gibi asılsız vaatlerle büyütüp, hayata kazandırmam olanaksız..
O çok sevdiğin korkularını, her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak, içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak gidiyorum..
Sen bir bedenle sevişmek istedin, bense yüreğinle ve beyninle ve gözlerinle...
Adımlarımızın uyumsuz olduğunu neden hemen kabullenemedim diye kırılarak kendime, gidiyorum..
Şimdi notaları sahipsiz ve öksüz kalmış yarım bir şarkıdır sevmek..
Sürüklenmiyorum dikkat et, gidiyorum.. Sessizce ve hiçbir şey yaşamamış gibi..
Yüreğimi çıkartıp her şeyiyle masaya dökerken, senden daha cesur olduğum için utanma sakın...
Bu cesaret, çocukların masum dualarından çaldığım inatçı bir bekleyişti sadece..
Bir bedeni değil, bir yüreği özlediğin vakit, umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için..
Bana ait olan ve olmayan bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak gidiyorum..
Az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana..
Yolun açık olsun...!


#2994
Ben baştan aşağı bir "ah"
Sen tepeden tırnağa "günah"
Ve aşk yerden göğe boş şu günlerde...
Ki Aylardır
Adın______ "suskun"
Adım______ "sabır"
.....


#2995
Seni sana rağmen yaşadım ben.
Hep kaçışlar dolu , hep eksik…
Bir yanını tamamlasam...
Mutlaka başka bir yerden açık veriyordum.
Tamamlamaya uğraştıkça...
Senin gizlerinde kaybolup gidiyordum.
Bedenine değil,
Ruhuna taliptim ben.
Bu yüzden bu kadar zorlanıyordum.
Ben bir adanın değil, bir kıtanın kaşifiydim.
Yola çıkmıştım bir kere dönüşüm yoktu;
Ama, öyle çok duraklıyordum ki,
Geriye dönüm baktığımda
Başladım yerden birkaç metre bile
Uzaklaşamadığımı fark ediyordum.
Üstelik menzilin ucundaki sen,
Benden daha hızlı yol alıyordun,belli ki kaçıyordun.
Ufukta bile görünmeyen seraptın artık...
Kaç kez ‘vazgeç’ dedim kendime kaç kez o yolun kenarındaki ormana girip yok olmayı düşündüm.
Zaten yaşadığımda bu değil miydi?
Seninle birlikte varlık bulmayı düşünürken ,
Senin olamaman yokluk hissinden başka ne verebilir ki bana?
Oysa nasılda coşku doluydum başlarken…
Gecelerimi de gündüzlerimi de sana adamaya hazırdım.Her gün yeni bir yönünü öğrenip şaşıracaktım.
Seninle yaşadığım hiçbir şeyin dadını unutamayacaktım.
Sen, sonbahar rüzgarında kopmuş , serseri bir defne yaprağı ben sana dal olacaktım.
Hangimiz yaprak, hangimiz dal karıştırıyorum artık.Ben bu uykuları uyuyalı çok olmuştu.
Şimdi aynı uykuları yeniden uyuyorum.Acı uykusu , hüzün uykusu , korku uykusu…
Bir gece birinin bir gece diğerinin sonsuzluğunda kayboluyorum.
Ne garip kendimi kuşatma altındaki bir ordunun komutanı gibi görüyorum.

İhanetler içindeyim…

Ben düşmanı alt edemediğimden değil,
bu arkadan vuruşlar yüzünden yeniliyorum.
Bir beyaz bayrak gerekiyor artık bana.
Bütün mevzilerini kaybetmiş bir komutanın onurunu daha
fazla zedelemeden teslim olmayı bilmesi gerek.
Uzun sürmez esaretim.
İçimde bu yenilginin acısını yıllarca taşıyacak olsam bile bir yolumu bulup kavuşurum özgürlüğüme.

Gidiyorum.
Geride yaşanmamış zamanları bırakarak...
Sende ürkekliğinle baş başasın…
Hep tamamlanacak değil ya, buda böyle yarım kalsın


#2996
Öfkeme, tat almayan yüreğime
Sevmenin, sevilmenin değerini bilmeyen
Kalbime…

Yeşilin huzurunu, mavinin derinliğini
Görmeyen gözlerime
Kuşların nidasını işitmeyen kulaklarıma

Beceriksizliğime, korkaklığıma

Belkide bir hayalden ibaret oluşuma


#2997
Önemli Değil
Beni Sevdiğini İstediğin kadar gizle
Umurumda bile değil
Gözlerin varken, sözlerin Hiç önemli değil ...

Nur Gökırmaklı


#2998
Tam anlamıyla bile çok eksik -


#2999
Senden geriye kalan
Suskun bir dil...
Asık bir surat...
Saçı sakalına karışmış,
Ve hep uzağa bakmaktan,
Gözleri bozulmuş bir adam...

Duraklarda öylesine oturup,
Hiçbir otobüse binmeyen.
Elerini cebine koyup
Binlerce insanın koşuşturduğu caddelerde
Kimsesizliğine aldırmadan,
Kahpeliğine inat,
Dimdik yürüyen...

Senden geriye kalan,
Kaşları çatık...
Öfkeden elleri yumruk yumruk...
Zehrini içine akıtan...
Ölmemiş olsa da,
Öylesine yaşayan bir savruk...


#3000
Hesaplaşmalarıma gömüyorum geceyi
Kanatıyorum avuçlarımda
Paramparça geçmişimi..

Ne sen varsın arda kalan enkazdan
Ne başka bir 'aşk'..
Boğulurken yüreğim damlalarda
Gözümün önünden geçmiyor
Sesin!

Tadı yok artık notaların
Rengi hepten kara
Adını sayıklayışlarımın..

Ve ağlıyorum..
İç çekişlerimde yapayalnızlığımın kuytu karanlığı
Anlamazsın, anlamazsınız, anlamazlar..
Sen,
siz,
onlar..

Bakar körler,
Siz..
Hepiniz..


Ne sandınız beni?
Rüzgarda titreyen bir yaprak?
Sanıyor musunuz ki
Çalacağım kapınızı bir gece vakti
Ağlayarak?!..

Rüyalarım puslu benim
Hayallerim uçsuz bucaksız..
İmkansız...

Bulanık sularda yüzdürüyorum kağıttan gemilerimi
Ne zaman sevsem
Ya biri alıyor,

Ya ben tutamıyorum ..




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:59 .