#101
Ulan; biri de çıkıp, ona desin ki;
"Üç günlük dünya, sev işte..."

Yuja Dab



#102
Hangi rengi, hangi şarkıyı, hangi sanatçıyı seversin bilmiyorum.
Tek bildiğim ;
''Ben, sevemediklerinim''.

Tekin Kale


#103
Ruh yorgunuyum,
Gönül yorgunuyum,
Hayat yorgunuyum,
Öğrenmek, Bilmek, Anlamak,
Anlamamış gibi yapmak, Düşünmek, Hissetmek,
Tanımak, Tanık olmak, Katlanmak,
Anlayış göstermek, Görmezden gelmek
Üzerinde durmamak, İdare etmek,
Üzülmemiş görünmek, Alışmak, Alışamamak,
Sabretmek, Katlanmak, Beklemek yorgunuyum..
Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtmaz beni sanırken,
Her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum..

Murathan Mungan


#104
İnsan bir defa seviyor. Sonra ne seviyor, ne de güvenebiliyor. Koskoca bir 'hiç' yaşıyor, otoban dolusu hiç. Hiçler, hiçlikler, hiç olmalar.. Sonra biri çıkıyor ve "ne kadar efendi" der gibi seni insanlara gösteriyor.. Ve ben o insanlara diyorum ki ;
Güzel bir elma düşünün. Ama içi kurtlanmış.

Tekin Kale


#105
Şimdi anlamsız bir arabeks hüzün satıyorum geceye,
Dudağımda kırık tebessüm ,
Çocukluğuma şarkılar ağıtlıyorum.
Gözlerimde ıslak bir firar ,
Ve susuyorum
...

Fatih Kaba


#106
Hadi kaçır içimdeki ölü düşleri,
Seni kıracak kalemin mürekkebine boğ beni
...

Fatih Kaba


#107
rengi açık mutluluğa siyahla değmişim biraz farkında olmadan
tam karanlığa bakmadan gel derim, beni dinle dünyam kararmadan
sıkıntılar her an yanımdalar, yerini tutuyorum orayı alamadılar
yaklaşamazlar biraz daha son umudumu yitirmeden asla

yine sensizim, yalnızım, bahtsızım, zamansız akar gözyaşlarım
bana gülme, bana gül de, sana gülmem sakın incinme
sana izin verdim der hayat ama gitmez, çekilmez artık yaşadıklarım
biliyorum ona ulaşamadım, istediğim hayatı bulamadım hiç bi zaman
duvardan duvara vuruyo beni yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız
birbirimize bağırıp duruyoruz, evime gidiyorum diyorum bu mu aşkımız?
baştan sona hepsi zarar mı? yıllar sonra hatırlar arar mı?
hadi ben hatırladım diyelim arar mıyım? kabirde miyim ve sen azap mısın?!

aramızdaki dağları birbirimize gide gele dümdüz etmiştik
dün yürüyüşe çıkınca gördüm ki düzlük gitmiş uçurum gelmiş
dört elle sarıldım köprü inşaatına, sen de karşıdan başla
dibime kadar sokul benim adım aşk de, bu sefer sen bana de kahpe diye!

ben biliyorum sen biliyorsun yazdıklarım bizi tedavi edemez
dediklerim, dediklerin, dedikleri bizi her zaman çiğnedi ve gitti
biz ikimiz iyi biliyoruz ki insan olayı hatırlamasa bile duygusunu bilir
biz benim kafamda bitti, yine birlikte olalım sen de bitir!

bu kara perde birazcık açılsın elimde bi dert, bana umut aşıla biraz
umut bu düşü eksilmesin gülüşüm yaş kuru görse gülüp geçer ancak
biri gider giden kalır unutma öldüğüm gece kadar kişiyim ben
acı gidermez kocaman avuntular, harcadıklarından biriyim ben

beni yıkar bu karar daha iyi bişe önerin, önüme gelen herkese bozuk
ve arada bir gülücük tuzu ve biberi, gözümdeki ölüme bak sömürür içimi
dünümü, yarınımı, her şeyi al bana sade senden bi parça hediye et
bir avuç kalp her yerime hükmeden, kimde cevabı ve neden bu eziyet

kalpsize gülüyo bu boktan hayat, bi de adalet oluyo sıfatı ne komik
bak bize dönüyo yüzünü derken bu felek, yine kandık diyoruz ah ne basit
her şeyim onda kaldı biliyorum, ama yine başkasından soruyorum
elde az tütün ve bir de kalem, her gün ölmeden uyuyamıyorum

Aşk düşler sokağında gezerken yollara serili kalp kırıklarının ayaklarını kanatmasıdır
Bi mektubun satır başlarına işleyen ayrılığın sayfalarda senle buluşması aklı kaçırmaktır
Gözlerimde bugün özlemlerimin sen sergisi
gamzelerime gömülü mutluluğun arada sırada yüzüme tebessüm ziyareti
Kendimi zor aldım az önce sensizliğimin elinden
Bitkinim, hasret yüklü bi sevda geçmiş gibi üstümden
Bende kalan her hatıranın sana ağlaması adına yazılmış bi şiir,
sevinçler eskiye atılmış anıların içinde bi yerdedir
Kalbime intihar etkisi gibi sokakta gördüğüm her insanın her gün sana daha çok benzemesi
Elveda bıçaklarının açtığı kesikleri dönme ihtimallerinle sıkıca sarıyorum
ve tarihi geçen umutlarımı içip her gün ölmeden ben biraz uyuyamıyorum


#108
Neredesin? Günler var ki beni aramadın, yazmadın. Senden gelecek bir mektup bekledim boşuna. Önceleri içim umutla doldu, postacının kapımı çalmasını bekledim. Satırlarınla aydınlanmasını bekledim bu karanlığın. Saatler saatleri günler günleri kovaladı. Gitgide büyüdü verdiğin yalnızlık, yüreğim kahırla doldu. Ümit etmenin mutlu heyecanları yerini tarifsiz bir hüzne bıraktı. Kocaman kalabalık bir şehirde yapayalnız kaldım işte.

Neredesin? Beni unuttun diyemeyeceğim, unutmadığını biliyorum. Ama düşünki benden uzaklaştığın her km, sana olan sevgimi bir kat daha artırdı. Geri döndüğün zaman eminim birçok şey değişmiş olacak ve şaşıracaksın. Ama sana olan aşkım, sana verdiğim değer asla değişmeyecek.

Neredesin? Dün evinin önünden geçtim. Perdelerin kapalıydı, dolu doluydu gözleri pencerelerinin. Kapın sanki bir daha hiç açılmayacak gibi kapanmıştı sokağın yüzüne. Kim bilir odalar, eşyalar ne haldeydi sensiz. Her dakika ayaklarının güzelliğiyle mest olan o halılar ne yapıyordu şimdi? Ya kokuna ve sıcaklığına alışmış yatağın ne haldeydi? Baktım, sen yoktun duvarlar kararmıştı. Sokağından yaşayan bir ölü gibi geçtim ve bir hüzün anıtı gibi bıraktım evini.

Neredesin? Meğer ne doldurulmaz bir derinlikmiş yokluğun, kısmette bu sensizlik de varmış. Her insanın yüzünde sana benzeyen bir şey aramak da varmış. Sesini duymak varmış şarkılarda, bütün kitaplarda seni okumak varmış. Meğer ne dayanılmaz şeymiş yokluğun. Kağıtlara seni yazmak varmış, renk renk seni düşünmek, çiçek çiçek seni koklamak varmış.

Bir daha neredesin demeyeceğim. Bendesin artık. Dudaklarım deydiği kadehlerdesin. Serin yağmurlar getiren bulutlardasın. Kâh denizlerdesin, kâh rüzgârlardasın. Uzaktasın ama yine de bu şehirdesin. Gittiğine inanmıyorum, gel demeyeceğim….


Ümit Yaşar OĞUZCAN


#109
1 Mesaj Alındı....!!!!


#110
1 Mesaj Alındı....!!!!


#111
Biz İnsanoğluyuz
Ne istediğimizi bilmeyiz çoğu zaman
Babanın, tabutunu taşırken anlarız kıymetini
Sevgiliyi elden gidene kadar sevemeyiz
Mutluluk dibimizdedir kör olur göremeyiz.
Biz insanoğluyuz!

Rüyaya dost'dan daha fazla inanırız
Bardak kırar gibi kalp kırar
Doğruluk gün gibi ortadayken
Yalanı arar bulmak için kıvranırız
Biz insanoğluyuz!

Gerçekten seveni nerdeyse döveriz
Eğer kaçarsa nefret eden mutlaka yetişiriz
Derdi varsa birinin, en uzağına gider
İyi gününde, ondandaha fazla güleriz
Biz insanoğluyuz!

Anayı ölümüne yakın hatırlarız
Paraya her şeyden daha fazla aşığız
Ümitlerimiz daha yeşermeden koparır
Sevgimizi gösteremez herkesten sakınırız
Biz insanoğluyuz!

Kötünün niyetini, iyinin şevkatini
Ecel kapısı çalana kadar anlamayız
Yardımı her şeyden çok bekler
Küfrü ağızdan asla atmayız
Biz insanoğluyuz!

Rahatlığın en yücesi hep hayalimiz
Darlıktan ders almak en zor işimiz
Burnumuz kanasa isyan eder
Kuru ekmek, zeytine şükretmeyiz
ÇÜNKÜ BİZ
İNSANOĞLUYUZ! ..
Atalay Demirci


#112
Emirden
Bakarsın bir güzele gönüld
Göz yaşı akıtırsın hayaline içten
Seversin ta damardan, derinden
Ve kader onu sana getirir
Sanki emirden
Uğruna ölürsen öldürürsün
Vurur, kırarsın
Şehri yakarsın belki
Hayatını silersin defterinden
Ve kader onu götürür
Sanki emirden
Yine anlamaz akıllanmazsın
Peşine düşersin duygularının ölümüne
Dostlar kırarsın
Ve mutlaka yalnız kalırsın
Bu kez kader seni ona götürür
Sanki emirden
Sonra sevemez olursun kimseyi
Hayaliyle yatarsın gecel
Ellerin boş yüreğin ağzına kadar yar doludur
Bu kezde kader ölüm der
Yine emirden
Atalay Demirci


#113
Yalan
Yalan bütün güzelliği, kuşların ağaçların,
Sevdalara alkış tutan, şarkılar yalan.
Belki de güneş, doğmaz yarın,
Hüznün ayak sesidir, kapımızı çalan.


Yalan ümidin, pembe gülümsemesi,
Falda çıkan vefa, mutluluk yalan.
Susmuş bülbüller, duyulan baykuş sesi,
Acının ırmağıdır, gönüllerde çağlayan.

Aldatmaca o atılan, barış çığlıkları,
Acımasız savaşlar var gelecekte.
Yalan yıldızların, al yeşil ışıkları,
Gönlümüzün rengi var, gecenin mateminde.


Çığlık, çığlık martıların, sevinci yalan,
Güz renginde açıyor, ilkbahar çiçekleri.
Yarınlar endişeli, ufuklar duman,
Mutluluğun, çamura bulanmış etekleri.
Atalay Demirci


#114
Hayatında olmak istemiyorum.
Seni görmek istemiyorum.
Beni gör istemiyorum.
Sadece dışarda, bulunduğun bir yerde sana beni hatırlatan şarkılar olsun. Sonra gözlerin dolsun aniden.
Ama kimseye bir şey belli etme.
Üzülmek gelsin içinden.
İçine at beni. Konuşma. İçinde tuttuğun, herkesten sakladığın, söylemeyi isteyip bir türlü bahsedemediğin biri olayım senin için.
Beni sev istemiyorum.
Beni öp istemiyorum.
Ben; “Boşver” diye geçiştirdiğin, herkese anlatmaktan çekindiğin, unutmak isteyip unutamadığın biri olmak istiyorum.
Anlatabildim mi?
Umarım anlamışsındır.

murat pala


#115
1 Mesaj Alındı....!!!!


#116
Gamzelerinin çukuruna gömmelisin bence beni, Gülüşünde bir ölünün nasıl can bulduğunu herkes görmeli...


#117
Fatih'in İstanbul'a sevdası gibisin içimde.. Gemileri karadan yürütmeyi beceremem belki evet Ama bil ki; Kalbini dizelerimle kuşatacak kadar kahraman Ve Boğaz'ında düğüm olacak kadar sevdalıyım sana.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:22 .