#61
ARTIK GİTMELİ BU ŞEHİRDEN


ARTIK GİTMELİ BU ŞEHİRDEN
BEKLEMENİN ANLAMI YOK
HIRÇIN DALGALARLA BOĞUŞMAYA BAŞLAMALI
GİTMELİ BU YERLERDEN
SİLMELİ TÜM HATIRALARI
DUVARLARIN DİLİ,
GECELERİN DİLİ OLSADA HAYKIRSA HERŞEYİ
ÇEKTİĞİM ACILARIN DÖKTÜĞÜM GÖZYAŞLARININ
ŞAHİDİ KARANLIKLARA KARANLIKLARA SORMALI HERŞEYİ
ONLAR BENİ DAHA İYİ ANLATIR ÇÜNKÜ

ARTIK GİTMELİ BU ŞEHİRDEN
HERŞEYDEN UZAK BİR YERE
ACILARIN HÜZÜNLERİN OLMADIĞI
HATTA MUTLULUKLARIN BİLE OLMADIĞI
SAHTE YÜREKLERİN ADINI DUYMAYACAĞIM
HAYALLERİNİ RUYALARINI GÖRMEYECEĞİM BİR YERE
KUYTU BİRKÖŞEYE ISSIZ BİR ADAYA
O VEFASIZIN ADINI BİLE DUYMAYACAĞIM
ANMAYACAĞIM BİR YERE
BELKİDE MEZAR TAŞIMIN BİLE OLMAYACAĞI KARA TOPRAĞA..

sevilenler anlasalardı sevenler ağlamazdı



#62
Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş
Bülbül konarmış gül dalına bana ne,
Sensiz hüzün yüklü baharlar
Gecenin rengini taşır sabahlar
Dört bir yanımda ahlar, siyahlar
Düğün varmış köyde,bayram gelirmiş şehre
Bana ne!
Hep mayısları bekledim,
gül bahçelerinin gül yüzünde
gül yüzünü aradım.
Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından.
Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı
ama gül açmadı sığ bahçemde.
Gayri sevdalara tutuldum,
bir zaman avundum öylesine.
Sönmedi içimdeki yangınlar
her baktığımda o yare
sana olan vefasızlığımı hatırladım.
Dön artık yeniden rüyalarıma
terk etme ne olur düşlerimi
biçareyim boynu büküğüm.
Yok başımı okşayanım, elimden tutanım,
renklerinin kuşağına saranım
beni de yanına alanım, bu da benden diyenim.
Öksüzüm, yetimim işte.
Diken kaldım gönül bahçemde
göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne.
Hani söz vermiştim asi kalbime
senden başkasını sevmeyecektim.
Bakmayacaktım bir başka sevdaya.
Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım
utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım.
Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma...
Vefasızım gör işte...
Sensiz baharlar,
hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda
Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında.
Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı.
Bekletme beni çöl zambağım,
tüm vefasızlığımla yinede kapındayım.
Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi
çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa
yüreğimin yangını o kadar artıyor.
Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye,
boş denizin koynuna sığındılar.
Denizlere el açtım bir merhamet dilendim,
yağmurlara karıştılar.
Yağmur bekledim baharları gönül ateşime
bir damla düşmediler.
Yangınım işte
Türkülerim sazıma inmiyor,
şiirlerim sözüme uymuyor
gecenin perdesi arkasında
yıkıldığımı kimseler duymuyor.
Göz yaşı ısmarladım nev baharlara
hani doyası ağlamak için.
Hani o gül kokunu hissedebilmek için
kaç gül kopardım dalından.
Sevdanın tadına doya bilmek için
tadında bal aradım bulamadım.
Yoruldum işte
Al beni de kurtar buralardan,
buraların karı fazla, boranı fazla
tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor.
Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa,
bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa
sensiz bir anlam ifade etmiyor.
Kelimelerim yorgun düştü
eğik başlı cümlelerin arasına
mısralarım, ritim tutturamadı,
katılamadı şiir kervanına.
Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran
Mecnun gibi şaşkınım.
Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde,
bülbül konmuş dalına,bana ne.
Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok.
Seni getirmedikleri için dargınım baharlara
Dargınım işte
Seni açmadığı için bahçeler
kırgınım,.
Kırgınım işte!
Yinede kapındayım.


#63
Yüreğimden ayrılık şarkıları geçiyorsa ,
Gene adımlarım sana doğrudur.
Kırmızı olur akşamlarım,
Kırmızı felakettir derdin!
Felaket ne demek...
...
Odam mum ışığı,
Denizin kokusunu özlüyorsam,
Gene dümeni sana kırmışımdır
Boğulur musum sana her geldiğimde öyle diyordun!
boğulmak ne demek...
...
...
...
Kaç dümen kırdım onun yolunda..
Kaç kez söyle düş bozgunu!
Dumanım biraz sarı
biraz kızılca
Ondan kalan küllerim var
Oynadıkça dağılıyor havaya
titriyorum.
bir o yok!
Oysa ben kaç adım yakınında
Soluğuna titredim
bir tek onun haberi yok!
geriye ölü bir suskunluk bırakacağım
hiç açılmamış yaralardan kanayacak sancısı,
ve gözleri ağır yaralı
heryerde beni arayacak
Boğulmak mı dedim?
boğulmak budur işte
kokum umulmadık düşecek
yanına ıssız bir gece
pişmanlık bir bir kemirecek
ruhunu her bir öpüşte
boğulmak nedir diye sormuştun
boğulmak budur işte.
değil mi?

BOĞULMAK BUYMUŞ İŞTE.


#64
Seviyorum diyordun..
Sana gore sevendin sen
Bendeki sevgiden cok baska biseydi gozunde.
Ben yagiyordum....
Yagiyordum ve cogaltiyordum denizimdeki sulari
Gel-gitlerim oluyodu sozlerin. (geliyordum, gidemiyordum....!)
Her sozunde doluyor
Her bakisinda cekiliyordum...
cekiliyordu sularim, sözlerim, acim...

ben yagiyordum...
yüregimi temizliyordu sularim.
Tohumlarini filizlendirdigi kadar
Ciceklerimi cürütüyordu !

Ben yagiyordum.
Akiyordum yuregine....
sana umarsizliginin
Umudu vermiyordum.
Kanini temizliyordum yüregimin
Sel olup cosuyordum....


Ben yagiyordum...
Gökkusagi bagliyordum acilarina.
Mavilikte bir yildiz gosteriyordum.
Günese anlam katan karanliklarin oldugunu,
Ve yagmurun birtek kislari yagmadigini ispatliyordum.

Yagiyordum asagidan yukariya!

Ben yürekler dolusu yagiyordum....
Hani derlerya bardaktan bosalircasina...
Iste bende oyle !
Yürekten bosaliyordum....
Yagiyor, buharlasiyor
Tekrar yagip tekrar buharlasiyordum...
Bitmiyordum....
Bitiremiyordun beni...

Ben yagiyordum...
Gunes doguruyordum sana.

Tutkular birakmiyordu pesimi.
Oysa biyerde bitmesini bilmeliydim...
Ama ben yagiyordum!
Erozyona ugruyordu yuregim (ve ben dinmiyordum yinede.)

Ben yagiyordum...
Topragim kuruyordu.

Inan Cok zorladim kendimi
Bitecekse birseyler bitmeliydi
Olmuyordu...
Yagiyordum yanginlarima!
Köz oluyordum...

Ben yagiyordum...
Islaniyordu yanaklarim
!


#65
sevginin bittiği yerde sarıl bana
heyecanların tükendiği
ve artık yapacak hiçbir şeyin kalmadığı bir anda
çek kolumdan../..gözlerimi daya gözlerine
bir anda dalıp git bana

ismini anmaktan usanmayan dudaklarımı öp..

düşlerimizin yorulduğu yerde tutun bana
beni çağıramayacak kadar uzakta ol
ve ben gelemeyecek kadar koşayım sana
imkansızı iste
mesela "unut", de
dudaklarım değil gözlerim boşalsın o dakika
giderken unutamadığım yerden dönüp bakayım sana

özlemlerine gebe kalan bedenimi öp..

üşümeye başladığın yerde ısın bana
gözlerim ağlamaktan şişmiş olabilir../..aldırma
her halimle güzel bul beni
her halimle karış bana
bir demet papatyayla bile kandırabilirsin beni

sakın unutma sende tutunduğum yer kadar yüreğimi öp
..


#66
Ölümün ikizidir bu aşk,
Bense birinin olmadığı zamanlarıma
Öbürünü yetiştirdim hep..
Oysa,sen kanatlarımı kırdın kıralı,
Ne aşkı tadabiliyorum,
Ne de ölüme kanabiliyorum..
Böyle tükeniş değil benimkisi.
Ne onu kabullenebiliyorum,
Ne de seni böyle içime sindirebiliyorum.
Başka sarılışlara emanet edemezdim seni,
Sen başka öpüşlerin koynundasın..
Şimdi hangi mum kokusunda,
Hangi mevsimin sabahına uyanıyorsun?
Belki de o gözlerin büyüsünde,
Derinlerde,
Dalıyorsun..

Ölümdür bu aşk,
Bense öldüğüm zamanlarımda,
Senle yetindim hep..
Ben seni başka sevişlere emanet edemezdim..
Oysa sen,
O'nun koynunda,
Beni seviyordun.
Nasıl inanayım?


#67
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
Kendimi bulduğumda anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım...

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.....

''sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Sen mutlu olacaksan eğer, bana sadece senin tebessümün de yeter .
Bitti diyorsan bunuda anlarım


#68
İçimde soluksuz büyüyen
Aşkımı vurdular sırtından.
Yüreğimde korkarak sakladığım
Alevden sözleri çaldılar acımadan ..
Nerede ne zaman
Bir yıldız görsem
Sen aklıma gelirsin
Ağlarım…
Ellerim !
Ah o ellerim..
Unutulmuş anıları hiç bırakmayan ellerim…
Ben değil
O’nun seni sevmeye cesareti vardı.
Gözlerine düştüm ki
Bu âlemden derindi.
Sevdalara kanat çırpan yürekler,
Sadece senin yerindi.
Ay ışığı dökülmüş gecenin hülyâlarında,
Gizemli bir dünyanın
Hoş kokulu dalgasına yüreğimi astım.
Siyah saçlarına hüznü serdim.
Sense
Bir gece
Kapına dolunay vurdu diye terk ettin beni !
Ben yazgılara baş kaldırdım kör akşamlarda,
Sen
Kapanan kapıların eyvahını çarptın suratıma…
Yaşanmamışları yaşamaya
Öfkelerden derlenmiş
Siyah_beyaz sözleri
Sokak ışığı altında
Serseri rüzgârlara
Kendi ellerimle küfretmeye mâhkûm bıraktın beni
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?
Arka sokakların
Silinmiş kaldırımları gibi ezdin beni
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun…

Gözlerin!
Ah o Gözlerim …
Ben değil, onlar gördü seni
Sonsuz bahar akşamlarında
O mavi gözlerin düştü gözlerime !
Ben boyadım gökyüzünü ,
Gözlerine benzesin diye …
Sense
Karalar bağladın bulutlara!
Güneşin ışıltısına gölge düşürdün
Rengârenk gökkuşağı küstü yağmurlara.
Buna hakkın var mıydı ha var mıydı ?




Sevgimin hâyali
Sığar mı sanıyorsun yüreğine?
Bütün ömrümü
Sonralardan taptığım sana fedâ edeceğimi mi sanıyorsun?
Gözlerinden yaş değil
Kir akıyor gülüm!
Böyle hesapsız
Böyle kitapsız gözleri yakmalı mı,
Yoksa acı bir ifadeyle bakmalı mı?
Aradın ama olmadı
Mutluluk seni bulmadı.
Ve sen
Sen aşkı hiç hak etmedin

Sen ki;
Duygular aleminde duygusuz
Sen ki;
Sus-pus gecelerde uykusuz
Sen ki;
Ruhların ayak izlerinde ruhsuz
Sen ve yandaşların
Kendi karanlığınızda kayboldunuz.
Gök yüzünün maviliğinde,
Ufkun kızıllığında boğuldunuz..

Papatyalar dans ederken bahçelerde
Gözlerim ışıl ışıl yeşeriyordu.
Hiç duymamıştım sesini.
Hiç görmemiştim gözlerini
Hiç tatmamıştım böylesini
Acı zehrini de içirdin ya bana
Yazıklar olsun sana
Yazıklar olsun…


#69
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana...

Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim...


#70
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
İçimde Mavi bir sızı var
Göğsümde büyür anne
Koskoca bir şehirde
Yalnızım yine anne...

Kavgalardan, küslüklerden
İki yüzlü dostluklardan
Yalanlardan, çalanlardan
Yoruldum artık anne...

Bu şehir hüzün kokar
Kaybolmuş tüm sokaklar
Hepimiz yıldız gibi
Yalnızız yine anne...


#71
masal Bitti...




x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Bir çığ gibi geliyor demektir "AYRILIK"

Masal bitti… Kaç… Kurtar kendini…


#72
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Hayır duanı almaya geldim anne
Kına kokan öpülesi ellerine niyaza geldim
Avuçlarımda hüzün
yüreğimde acılarla
Çocukluğumda olduğu gibi
Düştüğümde sardığın gibi
Ağladığımda avuttuğun gibi
Masallarınla uyuttuğun gibi
Yüreğinle anne
Yüreğinle sar beni...


#73
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Dizinin dibinde oturmak varken
Yare gidilmezmiş öğrendim anne
Ne aşkı sevdası yalanmış hepsi
Sevgiler yok olmuş öğrendim anne
Bir vefasız kalbin ellerindeyim
Horlandım, dışlandım, çiğnendim anne
Kırıldım, gücendim vazgeçemedim
Sensiz hayat boşmuş öğrendim anne...


#74
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x

puslu sokaklarda aşkı düşündüm
aşk sıcaktı kış soğuk
hislerim sisler gibiydi
bazen süslediler hayallerimi
bazende buza çevirdiler

gölgesinde kaldım hayat ağacının
hep senden bekledim sanki ben suçsuzdum
geçmi olur eksikmi kalır zaman gidenlere
umutların tükendiği yerde pişmanlıklar başlamış
haklı olmak neye yararki tek başına
bütün haklar senin olsun bana seni ver

bitti sanki rüya değil, büyü olmalı
biraz daha devam etse nolur sanki
silgim yoktu tükenmez kalemim için
yırtıp attım her sayfamı
birtek sen kalmıştın hayat defterimdeki son sayfam
ya sen fazlaydın sığmadın hayatıma
yada benim kalemim yetmedi seni doldurmaya

şimdi kapakları kaldı bana içi boş
tıpkı kışın yapraksız kalan ağaçlar gibiyim
tam ortasındayım kışın ıssız, üşüyorum
neye yararki içi boş bir hayat yak kapaklarını
kalmasın hatırası külleri savrulsun kışın fırtınasında

şimdi kalbim ikinci ele düştü
mutluydum senden önce nerden çıktın sanki
çok bitkin ve yorgunum
son bahar yaprakları kadar kırılganım
dokunmayın basmayın artık yeter..
yazacak bir kaderimiz olmasada
kalemi bırakmak zor bizim için artık..
biz değişemedik..


#75
bileydim lâyık olmadığını
yürür müydüm yollarında

sen birazı tereddüt
birazı kan ve gurur
acılarla beslenen bir zakkum çiçeğisin

oysa hep ışıl ışıl
hep rengârenk göründün bulutların ardında
anlayamadım
yeşil sadece zehir dumanlı gözlerinde
özlem sadece tûfan

her akşam kefen giydi yüreğim kollarında
her gece bir giyotin
rüyalarım hıçkırık
kâbuslarım ölümdü
ellerin yavaş yavaş beni bataklığına
beni isyana gömdü

şimdi kopardım urganlarını
dostluğum da sensiz, düşmanlığım da
ırmak ikiyüzlü akar mı sandın
güneş karanlıktan korkar mı sandın
git, seninle gitsin pişmanlığım da

bileydim lâyık olmadığını
yürürmüydüm yollarında


#76
▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒
Gölgelerine saklanan birer hayalet sanki insanlar... Çelik alaşımlı plastik bedenleri yedek parça garantisiyle hiçbir namussuz geceyi yarı yolda bırakmıyor. ‘Boğuluruz’ korkusundan denizi bile hayal edemeseler de, dümen köşkünde hep onlar eğleşiyor. bir-iki bakışa ters takla atan yürek cambazları, köşebaşlarında aç rezervuar köpekleri gibi dövüşüyor. Gösteriler ucuzladıkça, biletler eşantiyon yerine, kalleşlik listeye ilk sıradan girip kapalı gişe oynuyor.

Tehlikeli ilişkilerde dublör tutmayı kendimize yediremediğimizden, malulen emekli ediliyoruz düşlerimizden.. tazminatsız, amortisiz...

İlkel sanrılar derinlemesine parselledi, mızrakların ucunda aşkın kelleleriyle yürüyor onun bunun kafatası avcıları! Metroseksüel Indiana Jones’lar sarmış dört yanımızı, bâkir duygular zührevi hastalık muamelesi görüyor tutku koridorlarında.

Bağımsızlığı tanınmayan demirperde bir ülkenin pahalı başkenti insanlık... Tam da İpek Yolu’nun ticaret beşiğini sallayan bu kent, kalabalık yalnızlıklarıyla meşhurdur ve geçimini ihanetle sağlar kendilerine dokunmayan yılanı koyunlarında besleyen halkı.
-ki aynı ihanet, metresidir aşkın tatminsiz ihtiras akşamları!

erken çöken yaşlılık... prematüre aşklar... antifriz katılmış kanlar...

astigmat göz dizimleri...suretsiz söz düşümleri...ketum kalp atışları...

raf ömrü dolmuş anılar... turşusu kurulmuş acılar... stepne dostluklar...

anestezik vücutlar... kendini kanıksayan kimlikler... sorumsuz yükümlülükler...

penaltı kokan insanlık soneleri...

... Nicedir yaşamak, sağdan-sola, yukarıdan aşağı sözlüye kaldırıyor deneyimlerimi.


Son zamanlarda hayat korkutuyor, beslemiyor, solumuyor beni... Zararın neresinden döneriz, kârımız kaç karın doyurur bilmiyorum; yine de “kendinize gelin!”, diye bağırmak istiyorum gözlerim ağlama moru, dudaklarım kupkuru.. oysa adı yalnız halk öykülerinde geçen “kendiniz” neresi, hiç kimse hatırlamıyor!

"Hey, yürek ressamı! Senin hayata çizdiğin platonik resimler ancak entellektüel geometriden sınıf geçer. Sen biraz yazı saçmala istersen... Boşver, insanlığı sen mi restore edeceksin? Üzümünü sorma, yaşa gitsin!" dediler.

Yaşadım.. gitmiyor....

▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒ ▒▓██▓▒


#77
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x







SENİ DÜŞÜNÜR SENİ ÖZLERİM..


#78
Muzur kedim tşkler bitanem
İlaydam Sıpam çok tşkler herşeyim


#79
SUSTUM..HADİİİİ KONUŞ..SENİ DİNLİYORUM..((((YARİM)))

Mesaj: #1
sUstUm!!
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız.

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..
kimse görmüyor...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Sustum!
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse hissetmiyor...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
Sustum!
saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor.

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
sustum!
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
gelmiyor bahar
kuşlar sevinmiyor
yıldızlar küs
ay üzgün
güneş doğmuyor
acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor...

x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x
sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat
sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...













#80
x[нαℓα кüçüк ßιя кız çσ¢υğυуυм ]x




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:33 .