#421
İlk defa ayağıma kadar geldin
Daha önce ağlarken görmemiştim seni
Başucumda durdun,
Özlediğini söyledin, cevap veremedim
Bıraktığın gülleri koklayamadım
Ve sen giderken ayağa kalkıp
Yolcu edemedim,
Kusura bakma!
Dün gece ölmüştüm.





#422
Biliyorum, konuşucak birşeyimiz yok
Ama yine de gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni biri severse inanmam
Seni biri severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok
Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel.




#423
Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.

Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.

Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa

Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi

Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.



Edip Cansever




#424
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense.
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı... olamayacağı.
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.
Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
Şekil değiştirmişiz biz.
Ben giderken, sen gelirken değişen ne varsa bilmediğim; karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.
Korkmak değil bu.
Korkudan korkmak benimkisi...
ve anladım ki ayrılığa değil, ayrı kalmaya yeniliyor insan..




#425
Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
İçimde sen olunca hüzün de güzel...


Abdülhak Hamit TARHAN




#426
Sahi ayrıldık mı biz?
Hayır !
Gitmiş olamazsın sen,
Bitmiş olamayız biz !




#427
/Zamansız gözyaşlarıma, yuvasız sızılar ekleniyor bu haftasonu doğumlarında. Bugün cumartesi. Ben, geveze susuşlarını bile özledim...



#428
Sana söz sevgili.
Acılardan mutluluklar doğuracağız bir gün.
Evet, bir gün....




#429
Yalnız kalabalıktır bazen insan,
Ayrı'lık figürlü kupalardan yudumlarken denize karşı acıları,
Aşk tesadüflerine denk getirip karşılaşmak isterken sevgiliyle..




#430
Yabana atma bu aşkı.
Ya içine at, ya bana…

Seni seviyorum!




#431
''aşk'tan can damarımız düştü bizim!.
adını ölüme çıkardın kanamalı bir güzergahta.
canımı sokakta bulmadım,
sende buldum''
dediğim düşlere uzanmıştım ki;
kuş gibi uçup gittin..beni toprak' çekti sonra..''




#432
Her yalnız kalışımda, gece bana, ben geceye yoldaşlık eder; gece kelimelerimi hırpalar, kelime kelime kelimesizliğe düşürür beni. Aklıma gözlerin düşer, susarak çağırırım seni ben. Hasretle, aşkla ben iyi olurum. Sen kendine iyi bak..



#433
"Aklım sendeyken fikrim Sende'liyor"
Dedi kadın
Kitabın arasına bir kaç damla gözyaşını bırakarak..

Ne yapacağını iyi biliyordu
Her gün onunla yürüdüğü bu yolları
Şimdi elleri ceplerinde yürümeye başladı
Kaldırımlara değil
Anıların üstüne basa basa...




#434
Şuan tam hazırım ayrılığa, seviyorum ama olsun sen yine de git.
Tam da alışmışken sana, sen bütün alışkanlıklarımı da alıp git.

"Seviyorum ama olsun sen yine de git."




#435
Teması sensizliğe kertilmiş bir şiirin yamalı dizeleriyle sesleniyorum şimdi sana.
Bir başkasınınkinden büyük veya küçük değil sevdam..
Neye göre derecelendirilebilir ki aşk,
Bir gönül gerçekten sevmişse eğer..
Ederini bulamıyorsa bir insana verdiğimiz değer,
Bilmiyordum.!!
Kendimizi bir şiirin içinde harf harf bölmek gerekirmiş meğer..




#436
../Ellerimi yıkamıyorum uzun zamandır
Teninin kokusu çıkmasın diye yüreğimden,
Rüzgar kokunu almasın diye,
Evde bırakıyorum bedenimi her sabah çıkarken.




#437
./Son konuşmanızı geçirirsiniz aklınızdan… telefon kapanana kadar kullanılan sözcüklerden aklınızda en çok, “olmuyor”lu, “ikimiz içinde daha iyi olacak”lı ve “bitti”li olanlar kalır. Bir de kapatırken yanlışlıkla kurulan “görüşürüz” ifadesi. O an farkına varmasanız da aptalcadır işte. Kimse kimseyle görüşmeyecektir bir daha. Ölüm olsa; yok olan biri için ağlayacaktır gözler! Peki yok olmadan ölen biri için nasıl ağlanır?



#438
../kayıp adresten yazıyorum son kez
sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık
dönsem yıkılış, dönmesem yokoluş...
şimdi ben susuyorum, yalnızlığa talip
sende sus bana
sus ki, bir daha ölmeyeyim…




#439
Yalanların sancıyla ihaneti doğurduğu bir aşktan geliyorum ben,
Herşeyim var aslında, hem de fazlasıyla.
Acı arıyorsanız külliyen, yalan deseniz bir tır dolusu,
İhanet denildi mi, daha güzelini yaşayanını görmedim henüz.
Ama baktım da şöyle bir, hala eksik olan birşey var hayatımda
Bana bunları bahşeden, fazlasıyla hayatıma sunan o adam nerde?




#440
Sanma ki,
Gözlerinin feri sönmüş her kadın,
Bir erkeğin terk etmesine maruz kalmıştır.
Olsa olsa,
Bir erkek tarafından aldatılıp,
Terk etmek zorunda kalmıştır.
Unutma,
Gitmek, geçmişi öldüren bir intihar şeklidir,
Ve sırf bu yüzden her kadın,
Geleceği doğuran bir cennettir






Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:00 .