#1401
Gözlerin Diye Ölecektim…

Bornova’da gece vakti
Homurdanan sesiyle iniyor Belkahve civarından
Garip garip mezarını arar
Deniz fener yoksulluk
Söğüt dalı düşmüş denize
Az sonra ben düşeceğim
Kirpiklerim yanıyor
Haddinden fazla sarhoşum
Balıkçı hanlarında sakallarıma bile şarap bulaşmış
Ya o şehre geldiğimde…

Ne diye halen gecesin
Yollarını karanlık tutmuş…
Kül oldu kıvırcık bir baharın 23’ü
Gözlerim yanıyor gözlerim
Misali Karşıyaka alev aleve yanıyor
İmbat durmuş, ağlıyordum
Bir iştahsız ****** bulmuştum
Aşsallık bir balıkçı barındaydım
Saatler geçiyordu
Gözlerin diye ölecektim…
Radyoda bir ince Cuma çalıyordu
Camlar buz tutuyordu
Az daha zorlasan denize düşecektim
Bir bahar imdat diye bağırıyordu
Bostanlıda balıkçılar deniz çekiyor
Deniz hep aynı suratsız tavrıyla bereketini esirgiyor…
Allahım! Zaten madara olmuşsum
Alşancak’tan duyuluyor, şarap kokuyorum
Nerdeyse el açıp gözlerin diye dileneceğim…
Yoksul bir otelde sakallarım dökülüyor
Uyuyamıyorum kirpiklerim gözlerime batıyor
Birileri tutup götürecek beni
17 aya mahkûm edecek
4’ünde kaçacağım
Belki kaçarken vurulacağım…
Nerdeyse el açıp gözlerin diye dileneceğim
Misali Basmane tren garı yıkılıyor…
Helsinki diye öleceğim
Soğuk tutmuş bedenimi

Bornova’da gece vakti
Ben gözlerin diye öleceğim…



#1402
Senden her gün biraz daha nefret ettim..

Bu kahrolası hayatımın tek sorumlusu sendin..

Ben nefreti ellerinden öğrendim..

Heveslerimin katili..

İçimde ki sevgi tomurcuklarının azraili..

Mutluluğumun celladı..

Gün görmemiş umutlarımın lacivert yüzü..

Bakire sevinçlerimin kara bekçisi..

Nefretim, kinim, düşmanım sen..

Hayallerimin en acımasız hali..

Korkulu bakışlarımın annesi..

Bir yanım hep yetim büyüdü..



Dobra sevdalarımı bir hırsız gibi çaldın benden..

İşinin ehli sevgi katili..

Bir sabah iki kelime ile uyandım güne..

-mutluluk nerde?



Ardışık sitemler babası..

Kötümser saplantı virüsü..

Yenildi ömrüm sana..

Bir yanım hep öksüz büyüdü..



Kurşun gibi zamansız vurdun kanımdan..

Ne yazık bedenim sende yaşam buldu..

Daha iyisi olsun isterdim ama..

Zifiri saplantı sardı gülüşlerimi..

Kundağı oldum lacivertin..

İçimi sana doldurdum..

Seni ben yapamadım ama beni sen yaptın..



Susamış çiçeklerime herkesten önce yetişen sen..

Bilebilir miydim bu hale düşmeden evvel..

Nefrete büyüdüğümü?



Güzellikler beyaza tutsak, odam laciverte dönük, yüreğim puslu..

Yol görebiliyor musun(?) vukuat var ilerde..


#1403
NEDEN KIZKARDEŞLERİM
Neden kızkardeşlerim
Niçin saklanıyorsunuz
Niçin peçelerin peştemalların arkasına gizleniyorsunuz
Nur yüzünüzü
Sık ve sıhhatli siyah saçlarınızı cömert ağzınızı
Neden kızkardeşlerim
Hep böyle bir şeyden korkmuş gibi huzursuz
Hep böyle bir şeye kızmış gibi öfkeli
Acı ve alaca gözleriniz daima gölgeli
Niçin kızkardeşlerim
Kim geçerse geçsin yanınızdan
Işığı kendinize haram ediyorsunuz
Bir vücut noksanını saklar gibisiniz
Utanıyorum utancınızdan
Neden kızkardeşlerim
Niçin saklanıyorsunuz
Görmek istemez miyim hünerli ellerinizi
Yastık örtülerine çitlembik gözlü kuşlar işleyen
Çay takımlarına mor menekşeler
Hercai menekşeler dizi dizi
Kızkardeşlerim
Görmek istemez miyim ellerinizi
Buğday sularına batmış ölesiye ırgat
Hızlı ve çabuk teknede hamur yoğururken
Çamaşır günleri bambaşka hamarat
Bir erkek eli kadar yiğit ve kararlı
Dağ kuşlarının pençesi gibi çevik
Yırtıcı üstelik çocuk doğururken
Hem gözlerinizi de görmek isterim
Ne zararı var
Bütün kirpikleriyle üzerime açılsınlar
Hem tüyleri yaldızlı boyunlarınızı
Herhangi bir sokağı ilkbahar gibi şenlendiren
Tepeden tırnağa çiçekli giyinlerinizi
Alnınızdaki mavi damarcıkları da görmek isterim
Her şeyinizi


#1404
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


#1405
Martıların gözlerinden dinledim
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi
Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...
Utanır, intihar ederdi ölüm,
Hayata rest çekip ağladığımda,
Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...
Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi
Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,
Kah aşkı yağan kar tanesi
Kah Leyla tüten rüzgardın
Zambak gibi leylak gibi,
Sigaramda duman gibi
Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına
İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece
Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim
Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri
Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim
Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul
Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor
Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor
Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor
Oy gece gözlüm oy, İstanbul SENİ kokuyor


#1406
BENİ UNUTMA!!!

yine kendime dönüşümü kutluyorum
her zamanki gibi sızısı şakaklarımda
çekmecede duran ilaçlarla muhabetteyiz
alay konusu, benim bitiş çizgilerim
hep ilk geçen olsamda o çizgiden
yarışta sonuncu oluşlarım...
yine meze olduk, ben sarhoşlarının diline
bak yine bittik, yittik, sindik köşemize
onca şey ögrendik, bildik, bulduk birbirimizde
ama seninde bir tokan kaldı elimde
mahşer yangını saçlarından kayıp düşen..
yani yine başa döndük anlıyacağın
yalnızlığın baş harfi olmuşuz biz güzelim
toplumun göz bebegi, ellerin dili
kemale ermiş tek başına bir bütün
bölünüp de başka bir yarımla birleşmeye aykırı
bedenim, elim, gözüm, kulağım
bedenin, elin, gözün, kulağın
yüz karasıyız biz, biz olmanın
affedilmiyeniyiz hayatın
tanrının unuttuğu köşesindeyiz dünyanın...
bak yine telefonum hiç susmuyor
ama taşa kesmiş heryanım, onlardan kime ne?
elimde bakkaldan aldığım tek sigaram
seni düşünmekten alamıyorum kendimi
mekik dokuyorum beynimdeki ayaklanmanın arasında
gitsem mi, yoksa dizinde ağlayıp affedilmeyi mi beklesem?
kocaman bir "GİT" diyorsun şimdi bilirim
doğru ya hiç affedilmiyeniz biz...
son bir söz olsun ister herkes
şatafatlı olsun der, umut bağlar son söze
belki döner, döner de yine sever diye
senin için en güzelini seçtim
ama en klasiğini işte oda;
BENİ UNUTMA!!!


#1407
Senin baharların vardı kışlarda
Yangınların vardı karlarda
Umutların vardı savaşlarda
Tam seninle korkusuzca
Sen olmuşken
Sessizce büyüttüğün
Sensizliğin çıktı karşıma

Kışlarda baharları
Karlarda yangınları aradım
Savaşlarda umutları
Zordu alışmak

Sadece ben olmaya
Eksik yaşamak zordu
Yine de uzattım ellerimi

Görebilsen
Dokunabilsen

Okyanuslar var avuçlarımda
Sonsuzluk kadar güzel bir
Sevda var avuçlarımda

Sadece sana
Sadece senin için
Öyle bir sen var ki yüreğimde

Gitmen imkansız
Bitmen imkansız
Yine de uzattım ellerimi
Yılmadan

Seni özlemekte güzel
Seni beklemekte
Bakacaksın ki yağmurlar yağacak
Günlerce
Gecelerce
Göz yaşlarımla ıslanacaksın
O her damla bir ben
O her damla bir haykırış yağacak


Yine de uzattım ellerimi
Her şeyim olan sana

Gururumu
Çaresizliğimi
Tükenmişliğimi

Kenetlediğim sana
Yorgunum
Kırgınım artık

Çok ağır sadece ben olmak

Yine de uzattım ellerimi
Görebilsen
Dokunabilsen!!!!!!!


#1408
ölümün sırrı
Ölümün sırrını sordum bir gence
Güldü de bu ani suale önce
Ölüm dedi, ölüm bir hiçtir bence
Gençliğimi yalnız aşk ile ördüm

Rast geldim ak saçlı bir ihtiyara
Lanetler ederdi bir eski yare
Sorunca ölümü dedi bir çare
Çünkü rüya gibi bir hayat sürdüm

Bu sırrı sormağa karar verdim ben
Hayatı hicranla dolu ölüden
Baktı boş gözlerle ayet okurken
Dedi ben hayatı ölümde gördüm



#1409
Sensiz ilk 14 şubatım bugün
sen varken bir çocuk gibi sevinen gönlüm
şimdilerde karanlık mekanlarda, yanlızlıga sürgün...

ellerim ceblerimde başım yerde,gezinirim caddelerde
elalem sevgilisiyle beraberken,ben senden ayrı hasretlerde
sende benden ayrı dönüşü olmayan gurbetlerde..

Oy sevdigim oy ,
söz vermiştik hani ayrılmak yoktu
hani acı çektirmek, ağlatmak yoktu
ne acım bitiyor, ne gözyaşım diniyor
hani bir başına çaresiz bırakmak yoktu....

Ben senden habersiz atmazken bir adım,
sen haber vermeden, sen elveda demeden
apansız ve aniden çekip gittin,
Hiç düşünmedinmi beni
beni canımdan ettin beni sitemkar ettin..

Şimdi kalmadı hayattan beklentim
ben dualarımda bir tek seni dilerdim
Rabbim affetsin beni kıycam bu cana
çünkü birtanem seni çok özledim....

Sevgilim onca gün oldu
daha sensizlige alışamadım
ölünle ölünmez derler ama
ben sensiz yaşayamadım....


#1410
Sana Bir Sevda Getireceğim
sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına
burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi
aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere
bekle
sevdasına kurban olduğum
simdi sisler çökmüş yüreğime
karlar yağar düşlerime
hele bir bahar gelsin
dallar tomurcuk versin
iste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular
güvercinler uçuracağım senin göklerine
sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan
güneş doğacak kaf dağından
geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle
sessiz olmayacak
sana yemin gözbebeğim
artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak
bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan,
kederden yana
ben saçının bir teline sevapları satmışım
kalbinin her kösesine geçmiş gelecek
yıllarımı yazmışım
senin ırmaklarında yaşanacak en büyük
günahlar
şu bulutlar bir dağılsın
nerde olduğumuzu bilelim
dudakların kadehler de dudak izlerimi
aramayacak
hele dönsün su mevsim
bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda
gidecek kulaklarımızdan
bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana
kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak
böyle mühürlü olmayacak dudaklarım
sen yüreğimde sır değil, sözcüklerimde
yangınım olacaksın
bu sevda böyle sürgünlerde, böyle tutuklu
kalmayacak bi’ tanem
bekle sevdiğim
fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan
yollar, karlı dağlar
göçmen kuşlar dönsün yuvaya
bu havanın nemidir bi’ tanem
sen nisan yağmurlarına sakla sevdayla
yanan bedenini
baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar
istemem beni böyle perişan, böyle çaresiz
göresin
bahara bıraktım umutları
bir yeşersin su menekşeler, sümbüller
iste o zaman değmeli gözlerin gözlerime
iste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe
yaprağına
iste o zaman bir sevda getireceğim sana


#1411
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da....
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi...
Çölde su, mah****a gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni....
Sense araya korkular koydun. Yasaklar koydun...
Şimdi nerdesin diye sakın sorma ...
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?
Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara...
Bu kasvetli akşamlara ...
Sen varken Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından ...
Gidenlere küsmezdim.. Kalanlara acımazdım...
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim...
Masumdum, çocuklar gibi Böyle delirmezdim..
küfretmezdim...
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim....
Şimdi soruyorum sana Adı sevdaysa bu cehennemin...
Sen yaktın da ben yanmadım mı ?


#1412
Umutsuzluga kapilirsiniz çogu zaman.
Bir gün bir ayrilik kelimesi dahi söylemeden çekip gitmesinden
korkarsiniz. Bilirsiniz o gittigi zaman sizde olmayacaksinizdir.

Hayallere bogulursunuz. “Keske, diledigim, düsündügüm gibi olabilse” dersiniz.
Gününüzün her dakikasinda onu düsünür, “Simdi ne yapiyor?
Beni düsünüyor mu?” dersiniz . Çildirmak üzeresinizdir. Aklinizi hep korumaya,
olurda bir gün biterse yikilmamaya çalisirsiniz. Ufak bir gülüsünde,
güzel bir kelimesinde yada arada bir gösterdigi, o yakinligiyla ümitlenir.
Tam ümitlenip iyiye gidiyor dediginiz dakikalarda, konusmamasiyla,
surat asmasiyla korkmaya baslarsiniz. Ama artik eminsinizdir, sevginin,
ve askin en zor olanini yasadiginizdan. Çaba gösterir ilgilenir, üzülmesin,
sikilmasin diye ugrasirsiniz.

Geceleri yataginizdan kalkip pencerenin kenarinda, onu düsünür.
Uykusunda rahat olup olmadigini, rüyalarini süsleyen insanin kim oldugunu
merak edersiniz. Üstüne fazla düsmezsiniz, ama yinede sıkıldığını görürsünüz.
“Belki de özgürlügünü elinden aldiginizi düsünüyordur.” Oysa kaybetme korkusu,
çevreye güvenmeme duygusu yüzünden yüklenirsiniz tabi bu onu bilmez.
Karamsarliga kapildiginiz dakikalar fazladir. Sessizlige gömülürsünüz,
hep ayni seyi düsünürsünüz. “Kaç gece pencere kenarinda onu düsünerek aglarim?” Düsüncelerden bunalmis kendinizi biraz olsun sıyırmaya çalisirsiniz.
Kendinizi hasta gibi hissedersiniz, onu da bir doktor.
“Ben ne zaman iyileşirsem o benden gidecek. Iyilesmek istemiyorum,
o hep yanimda kalsin, hayallerimde bana yardim etsin, gülen gözleriyle
bana ümit versin” dersiniz. Onunla yürümek, yüzüne bakarak gülümsemek,
en güzel anlarinizi onunla yasamak mükemmeldir. Sadece o yaninizdayken
nefes alabilir, o yokken derin bir nefessizlik hissedersiniz.
Boguluyor gibi olursunuz. Duygularinizi anlatabilmek için hep düsünürsünüz,
sıkılmasından korkarsiniz, kaç gece kendinizi yazılara bogsanız da.
Kelimelerimin bir anlamı yoktur bilirsiniz.

Korkuyu beklemenin telasi, korkunun kendisinden çok daha ürkütücüdür.
Iste bu yüzden ayrılık kuyusuna atarsiniz kaderinizi,
korkuyu beklemekten vazgeçersiniz. Ayriliktan korkmazsiniz.
Artik korktugunuz tek sey vardir! Kendi ellerinizle onu baskasinin kollarina,
duygularina, kelimelerine teslim etmek. Düsünürsünüz düsündükçe
yok olursunuz. Ve iste bu dönemde en önemli seyi anlarsiniz.
Onsuz asla olamayacaginizi....


#1413
YARINI GÖREMİYORUM

İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu.

En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi.
Telefon açtı kahine.
"imkansız, tam çıkmak üzereydim."
"lütfen" dedi,
kadın, kendisini kıramayacağını düşünerek....
Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve
kahinin müdavimlerindendi...
Tabii ki kahin böyle iyi
bir müşterisini kıramamıştı.

Karşılıklı oturuyorlardı.
Önlerindeki suya baktı kahin,
Kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona
baktı "çok üzgünüm" dedi, durakladı,
belli ki söylemek istemiyordu.
"ne?" dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi :

"su´da yarını göremiyorum..."

yıkılmıştı kadın.
Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı.
yarın olmadığına göre bu gece ölecektı.
ne yapmalıydı?
evine gitti,
vasiyetini yazdı, biraz televizyon izledi.
Uykusu gelmişti. Son gecesiydi
ve
ne yapacağını bilmiyordu.
en iyisi uyumaktı.
Böylece ölürken
Hiç bir
şey hissetmezdi.

Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve...
derin bir uykuya daldı.
Uyandığında güneş yeni doğmuştu,
Kuş sesleri geliyordu.
"cennette miyim?" diye düşündü.

Herşey gece bıraktığı gibiydi.
Kalktı, sabahlığını giydi, salona indi,
Herşey normal gözüküyordu
kahin bu kez yanılmış mıydı acaba?

Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti..

Manşette şöyle yazıyordu :

"ünlü kahin öldü"

hayatlarını kendi kararları ile yaşamak yerine
başkalarının kararları ile yaşamayı seçenlere..


#1414
Yazmak için karar verdim
Yazmamayı çok isterdim
Benim yârim benim derdim
Kaşı, gözü güzel ama
Sözü deli eder beni

Ne hayaldeyim ne düşte
Ne kavgada ne dövüşte
Her şey başka görünüşte
Dışı yüzü güzel ama
Özü deli eder beni

Onsuz geçen gün karadır
Yokluğunda hep aratır
Becerikli hamarattır
Aşı, tuzu güzel ama
Bazı deli eder beni

Her gördüğünü alacak
Aradığında bulacak
Onda her şeyden olacak
Kuşu, kazı güzel ama
Tarzı deli eder beni

Gece gündüz kollar beni
Bazen evden yollar beni
Düşünceye salar beni
Başı, pozu güzel ama
Nazı deli eder beni

Hem nazlıdır hem inatlı
Genelde çok itaatli
Geçer hayat acı, tatlı
Kışı, güzü güzel ama
Yazı deli eder beni

Bal der bunlar yazılacak
Biliyorum kızılacak
Yazın bahçe kazılacak
Taşı, tozu güzel ama
Kazı deli eder beni


#1415
SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ...


Seni seviyorum çünkü



Adını duyduğumda titriyorum.

İçimdeki sevda telleri titriyor
Eriyorum su olup akacağım sanki
Su olsam da sana akmak için yol bulurum ben
Ayaklarının dibine göl olurum
Sen bu aşk suyu ile yıkanırsın
Seni düşünmediğim tek bir an yok bile
Senin hasretine tutsak oluyorum
Hasret dedim de,seni özlemenin
bu kadar zor olacağını bilmezdim.
Bir sarmaşığa dönüşüyor hasretin,
bedenimi sarıyor.
Hasretten şikayet etsem de aldırma sen
Kavuştuğumuzda yaşadığım bahtiyarlık
kötü olan ne varsa hepsini silip atıyor.



Seni Seviyorum Çünkü



Yanındayken dört mevsim bahar oluyorum

Seni o baharın en nadide çiçeği yapıyorum
Buram buram çiçek açıyorsun yüreğimde.
Kokunla başımı döndürüyorsun
Bir bahardan diğerine uzanırken zaman
sensizliği aklıma bile getirmek istemiyorum.
Çiçek dedim ya, Bir çiçek adı verseydim sana
papatya olurdun Tomurcuklarıyla dünyaya, insanlara
baharın geldiğini müjdeleyen papatya
iddiasız ama güzel,güzel ama kibirsiz



Seni Seviyorum Çünkü



Sana baktıkça kendimi hiç keşfedilmemiş

bir kıtanın topraklarında buluyorum
Adım adım dolaşıyorum seni
Sana ait ne varsa öğrenmek istiyorum
Keşfetmeye aç bir kaşifim ben
Ancak senin topraklarında doyuyorum hayata
Sana her gün yeniden aşık oluyorum
Bu aşka ben bile şaşıyorum
Ama şaşkınlığım beni mutlu ediyor



Seni Seviyorum Çünkü



Her sabah kalktığımda bir günü daha

seninle geçirecek olmanın mutluluğunu
yaşatıyorsun bana Ben güne seninle başlıyorum
ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum
Gök kuşağının her tonunu gölgede bırakan
en parlak renksin sen Her şey senin rengini taşıyor
benim için ancak o zaman anlamlı oluyorsun



Seni Seviyorum Çünkü



Soğuk günlerde içimi ısıtan ceketimsin

Sıcak günlerde ise ferahlık veren kuzey rüzgarı
İliklerime işleyerek esiyorsun
Her şeyde sen varsın.Nasıl olmayacaksın ki
sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin
Yüreğimin en derin köşesinde idin
Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun
Ve ben orada olduğunu fark edince
hak ettiğin yere çıkardım seni



Seni Seviyorum Çünkü



Hep benimlesin.Seni görmem için yüzüne

bakmam gerekmiyor.Gözümü kapatsam oradasın
Gördüğüm her sima aslında sensin.
Gözlerinin içindeki binlerce yıldız
gecenin karanlığını delip geçiyor
Sen bana bakarken ben kendimi
yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum
O yıldızların parlaklığında kaybediyorum
kendimi.Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim
aydınlığından.Güneş doğmasa,yıldızlar kaybolmasa diyorum
Ama biliyorum ki güneşimde sen olacaksın gecenin sonunda.
Bu kez daha parlak ve aydınlık çıkacaksın karşıma



Seni Seviyorum Çünkü



Saçların ellerimin arasında kayıp giderken

dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi
Her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor.
Her gülümseyişin karamsarlığı yıkıyor,mutsuzluğu parçalıyor
Seni seviyorum çünkü,seni sevmeyi,sana dokunmayı,
seni dinlemeyi,sana bakmayı, seni koklamayı.
seninle paylaşmayı seviyorum.
Seni sen olduğun için seviyorum



Seni Seviyorum Çünkü



Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken

ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum
Her sözcükten sonra durup tekrar düşünüyorum
Seni yeterince anlatabildim mi diye
Biliyorum ki yetmeyecek.Bu kadar sözcükten
sonra bile sana sevgimi anlatamamış olacağım
SÖZCÜKLERİN BİTTİĞİ YERDE GÖZLERİME BAK


ONLAR BU SEVGİYİ ÇOK DAHA İYİ ANLATACAKTIR SANA!....


#1416
Ben Misin?

dirilten misin beni gövdem
öldüren misin bilmem

gördüren misin beni gözüm
körleten misin bilmem

bildiren misin bana başım
gizleyen misin bilmem

bir ben varım benden öte
ben misin bilmem


#1417
İŞTE AKŞAM:

Yağmurlarla birlikte esen soğuk rüzgarla irkildim ,içim ürperdi...
Yine birgünün bitimiydi...hergünün bitiminde olduğu gibi...
Tüm günün telaşı sönerek gwcwnin karanlığına,sessizliğine ve yalnızlığına salıverdim kendimi...ve yine gözlerde bir buğu çerçevesi....
VE BUGÜNDE HAYATTAYIM VE BUGÜNDE BİTTİ...


#1418
ARARSAN BENİ..

Bir gün olur da,
Bir gün olur da ararsan beni ,
Bil ki andığın yerdeyim.
Hiç gider miyim senden uzaklara?
Yapar mıyım,yapabilir miyim hiç?
Et tırnaktan,
Can nefesten ayrılır mı?
Durup da !
Durup da boşuna arama beni,
Bil ki bıraktığın yerdeyim.

Bir gün olurda,
Bir gün olur da ararsan beni,
Bil ki baktığın yerdeyim.
Gördüğün ağaçta, öten kuşta,
Açan çiçekte ben varım.
Hiç gider miyim senden uzaklara?
Yapar mıyım, yapabilir miyim hiç?
Hiçbir yerde arama beni,
Mutluluktan ağladığım,
Küçücük ellerinle sildiğin,
Göz yaşlarıma karışıp da,
Bil ki aktığın yerdeyim


#1419
BU ELLER MİYDİ

Bu eller miydi masallar arasindan
Rüyalara uzattigim bu eller miydi.
Arzu dolu, yasamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Bilyalarin aydinlik dünyaciklari
Bu eller miydi hayati o dünyalarin.
Altin bir oyun gibi eserdi
Altin tüylerinden mevsimin rüzgari.

Topraktan evler yapan bu eller miydi
Ki simdi degmekte toprak olan evlere.
El isi vazifelerin önünde
Tirnaklarini yiyerek düsünmek ne iyiydi.

Kaybolmus o çizgilerden
Falcinin saadet dedikleri.
O köylü çakisinin kestigi yer
Sögüt dallarindan düdük yaparken...

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi
Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlik.
Yorganin altina saklanarak
Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrilmis sevgili oyuncaklardan
Kirmis küçücük siselerini.
Ve her seyden ve her seyden sonra
Bu eller miydi Allaha açilan !;


#1420
OLMAZ Kİ GÜLÜM
Gecenin ardından doğacak günü
Görmeden ölmemiz olmaz ki Gülüm
Rüzgârlar koklarken siyah zülfünü
Örmeden ölmemiz olmaz ki Gülüm.

Ateş alıp duman gibi tüterken,
Bülbül olup dertli dertli öterken,
Toroslarda sümbül, lale biterken,
Dermeden ölmemiz olmaz ki Gülüm.

Mecnun ettim suskun duran dilleri.
Sen diye kokladım esen yelleri.
Ayağına halı diye gülleri
Sermeden ölmemiz olmaz ki Gülüm.

Merhaba demeden geldik hayata,
Sana varmak için geldim sırata,
Umut yoksa bile bir gün vuslata
Ermeden ölmemiz olmaz ki Gülüm

Başıma topladım derdi dumanı
Canım bilmez misin, bilmem âmânı
Can içinde duran güzelim canı
Vermeden ölmemiz olmaz ki Gülüm.

Kaytancıyı kefen ettim bağladım
Ciğerini kezzap ile dağladım
Kendi ölümüme kendim ağladım
Durmadan ölmemiz olmaz ki Gülüm.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:12 .