#461
Ben hayata yaşamaktan kaçarken tutuldum Sevgili.
Bir intihara koşar gibi kabullendim hayatı.
İnadına ve isyanla yaşadım,
Ölümler çağırmaktan kısıldı sesim,
Beter oldum.
Ama yine de YAŞADIM...



#462
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmiş iki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana / anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!

Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

Bir kadını sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.

Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana ,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

Sen bana /yalnızca
Ve sadece
Kahpe sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim......


#463
Ben Hep ağladım
Işığım olmadın karanlık gecelerimde
kanayan yarama merhem olmadın
'gel' dedim, 'dön' dedim
hiçbir çağrıma cevap vermedin
sen sessiz kalmayı tercih ettin
derdime derman olmadın
aksine derdime dert ekledin
ben hep ağladım.

Ben hep ağladım
yakıştıramadılar bana gözyaşlarını
bende bu sensizliği kendime yakıştıramadım
ben hep ağladım
silmedim hiç gözyaşlarımı silenimde olmadı
hep akışına bıraktım
ben hep ağladım.

Ne desem biliyorum seni bana getirmez
şu deli gönlüm bir sana yandı
ağlamam inlememde fayda etmez
vuslat başka bahara kaldı
ve bende bir sende kaldım
seninse umurunda bile olmadı
ben hep ağladım.

Ey beni gözyaşına sürgün eden yar...
Ey beni en derinden inciten yar
inşallah sen hiç ağlamazsın
düşmezsin kara sevdaya da incinmezsin
inşallah hep seni bulur mutluluklar..
Beni düşünme benim kaderim bu:


#464
Her şey ama her şey kendini iyi hissetmediği, hiç kimsenin günaydın demediği, çoklukla karşılaştığı bir dostun bile selam vermediği o puslu sabahın ilk dakikalarında başlar. Oturduğu masasında bilgisayarın düğmesine basar. ve googleden aklına gelen kelimeyi yazar.
Deliren dünya.
Arama motoru aldığı komut üzerine milyonlarca siteyi tarar ve saniyeler içinde siteleri sıralar. Üçüncü sırada bir forum sitesi fazlasıyla küçük bir yazıyla en dikkat çekici olmayandır ve kendisinin en fazla dikkatini çekendir. Site tanıtım yazısı ilginçtir. “aradığının sen olmadığını biliyoruz” fazlasıyla ilginç bir davet dır bu ve tereddütsüz girer içeri.
Sayfaları gezinir. zamanla ilginç olan şeyler merak'a , merak gizeme dönüşür. Üye olması çok üzün sürmez. Öğlen gibi sitede kendi sayfasına bir kelimeden oluşan bir şeyler yazar. Diğer yandan kendine on beş dakika ayırır ve onlıne listesine göz atar. Listenin en başında biri dikkatini çeker. Uzun listede sadece o vardır sanki. Kendisi ona,o kendisine bakıyordur. Kesintisiz beş dakika kalakalır. Gözlerini ekranda ve ekrandaki o isimden kaçırmaz. Ertesi gün, sonraki gün ve bir sonraki. Hayat yeni bir anlam kazanmıştır. Yeni yepyeni bir heyecan ve bastırılamaz bir merak. Bu nedir tam olarak, adını ne koymalı, nasıl çağırmalı.
Bir hafta sonra ilk mesajını gönderir. Karşılığında aynı ciddiyetle bir mesaj alır. Sonraki gün ikinci mesaj ama karşılığı gelmez. Sonrası ve yine sonrası. Heyecan damlası öleceği yere büyür.
Son şansını denemek için en kötü gününü seçmiştir. Bütün olumsuzlukların kendisinden yana olduğu o berbat günü. Mesaj atar. Bekler, bekler ve evet karşılığı gelir. Böylece gizemli olan her şey artık çok daha ihtişamlı hale gelir. Yanan bir kivilcim önlenemez ateşe dönüşüverir. Merak yerini tarifsiz bir sevgiye, sevgi aşka bırakır. Hiç görmediği, nasıl olduğunu dahi bilmediği kelimelere kelimelerin ötesindeki soyut varlığa aşık olmuştur. Avatarin yarattığı iki insan ve makine ve o makinenin yarattığı iki sırılsıklam aşık. Ne kendilerini önemseyen nede kendilerinden ötedekilerini .


#465
Seni anlatmak istiyorum
Fakat kelimeler yetmiyor bilmiyorum
Sen anlaması zorsun
Anlatılması daha zor

Belki hepimiz yaşamadık yaşadıklarını
Belkide yaşadık
Haykırmak, isyan etmek istedik
Zalimlere karşı haksızlıklarını

Kimbilir belki başaracağım birgün
Seni anlamayı ve anlatmayı
Çözülecek aklımdaki düğüm
Neden istemediğin anlatılmayı

Zannetme bilmek istemiyorum yaşadıklarını
Şimdilik anlatamasamda seni
Sen anladığında bu mısraların karşılıklarını
Bende anlayacağım ve anlatabileceğim seni....


#466
sen bilirmisin insan nasıl kendini unutur.nasıl haykırmak isterde sesi bogazında düğüm olur.konusmak istersin konusamazsın,kaçmak istersin kaçamazsın,hatta gözlerindeki yaslar bitmiştir,ağlayamazsın...
sen bilirmisin benzine su bulanmıs bir insan titrek,cılız bir kibritin aleviyle nasıl tutusur nasıl sokaklara,evlere,hatta kendine bile sıgmaz olur.düşünmek istersin düşünemezsin,unutmak istersin unutamazsın...
sen bilirmisin,nasıl bir örümcek kemirir durur beynini.Ey sevdiğim,bende bilmezdim bir zamanlar hatta düşünmezdim bile bu kadar acımasız değildir derdim insanlar.Ama oluyormus,ama öğretiliyormus insana.Yudum yudum ömründen çalıp,hayallerini,umutlarını,daha da ötesi kendini bile unutabiliyormus insan.
Haykırıyor,isyan ediyorum bazen kendime ama elden ne gelir bütün dertler,acılar yine benimle.olsun diyorum varsın buda olsun alışırım diyorum,işte bu arada bir mermi daha vuruluyor beynime.olmuyormus güzelim,alışılmıyormus bu acıya.
Acınında acısı vardır bende biliyorum.Ama kalbim kaldırmıyor artık,öylesine yorgun,öylesine gecmişim ki kendimden,artık insanlar bile vazgecer olmus benim bu halimden.zaman diyorum,ilaç diyorum,buda gecer diyorum.Ama itiraf edeyim mi sana

buna artık bende İNANMIYORUM......


#467
BEN SENDE KALDIM

Kuşların uçmadığı,
Çiçeklerin açmadığı yerdeyim,
Güneyin görmediği kararnlıklar içerisindeyim
Demir kapıların yüksek duvarların ardındayım

inana ben hasret doluyum
Özgürlüge hasretim
sevgiyle, sevdana hasretim,
Bazen bu karanlık odadaki duvarları aşıp
sana kavuşur hasretim
bütün bedenim seni sarar hasretle
Özlemlerin inan senin yanaklarına konan öpücüktür
saçlarını meltem rüzgarında uçurtan parmazmarıma nasretim
o saçların okşandıkça telstel nasıl sevinir sevgilim
hemde sevgi rüzgarları bile sevinir okşanan saçlarınla

seni benden ne girdap ne de fırtına ayırır birtanem
Senden ayırmak için boynuma yağlı urgan bağlasalar
o bile ayıramaz çünkü ruhum bu kez senle kalır
ve asla senden vazgeçmem vaz geçemem
ölümüne sevdim birkeze seni birtanem
benim aklım sende kaldı
RUHUMDA SENDE
BİRTATEmmmmmmmm


#468
Gece saat sifir biri gösteriyor
Ben sikintidan uyuyamiyorum
Sessiz yapaylanizim
Geçmiyor vakit geceleri

Kalkiyorum yataktan
Kafami duvara vuruyorum
Seni hatirlamak istemiyorum
Hatirladikça agliyorum

Mutfaga gidiyorum
Mutfaktan bir biça aliyorum
Karnima kadar götürüp
Yapamiyorum yapamiyorum
Canima kiyamiyorum

Biçagi sinirlenip atiyorum
Kendimi öldürdügüm zaman
Bu izdirabin öldükten sonrada
Devam edeceginden korkuyorum
Bak yine güneş doguyor
Alti saat sonunda
Yine uykusuz geçen bir gece bitiyor
Yine canima kiyamadim
Bir gece daha bitti
Bir gün gel be güzelim
Beni şu gattar gecelerden
Kurtar güzelim kurtar


#469
Bir gün kordudan korkmayı başarabildiğinde
Ve korkusuz ecele başkaldırabildiğinde
Bir gün, gözyaşlarını birileri görsün diye ağlamaktan,
Sesini birileri duysun diye haykırmaktan vazgeçebilip
Çaresizliğin acısına meydan okuyabildiğinde
Ölüm korkusundan da korkmayacaksın
İşte o an ölüm inim inim inleyecek
Ve o an ölüm bile ölecek işte...

İçindeki ben duygularını,
Akıldan dile dolanan yılan gibi yalanları
Sevgi sevgi ışıldayan gözlerde bir ihanet itini
Sonra, sevgi olmalıyken aptalca inatları,
Korkunç hırslarını öldürebildiğinde
Ve birgün
Seni düşündükçe acı içinde kalanlara
Neler çektirmiş olduğunu hissedebilip
Değerlerin gerçek değerlerini de anlayabildiğinde,
Ölüm korkusundan korkmayacaksın
İşte o an ölüm inim inim inleyecek
Ve inan ölüm bile ölecek işte...

Sabrında bir sabrı var ve biter bir gün
Kalabiliyorsan sevgiyle kal, sevgide kal
Bir zamanlar en mavisi hayallerce
Şimdi güneşin çatında bile karanlığım
Adını adımdan çalanım
Ölümü bile inim inim inleten
Ölümü dahi öldürenim...


#470
Ateşe değmiş rüyalarına çağırma beni
Sensizlikte yarı uykularımı bölüp
Mehtabın altında ellerini tutsam da
Bir sabah doğan güneşle gideceğim

Sürgün yemiş düşlerine çağırma beni
Yıldız misali avuçlarında sönüp
Hançerli sırtımla sana koşsam da
Bir Temmuz akşamında ayazlarıma döneceğim

Ağıtlarınla yıkanmış yollarına çağırma beni
Çileye adanmış umutlarımla gözlerine düşüp
Hüznün aynasına düşen gülüşlerinde asılı kalsam da
Hoyrat rüzgarın kanadında sensizliğe sürüleceğim

İntihar kokan ellerine çağırma beni
Gözlerinin alevinde avuçlarına gömülüp
Son nefesimde adını dudaklarıma bıraksam da
Sen yaşarken ben sensizlikte çürüyeceğim

Çağıracaksan
Senle ölümsüzlüğe
Bahar tadındaki gülüşlerine çağır beni
Alacaksan sensiz nefesimi
Gözlerinde pervaneyken al bedenimi
Kapatacaksan gözlerimi
Gözyaşımla yüreğine sığınmışken
Sonsuzluğa kapat yorgun güneşimi
Ve çağıracaksın beni
Mutluluğun bestesinde
Yüreğine çağır beni...


#471
Ağlamak istiyorum sen varken hayatımda yalnızlığıma
Bu kader miydi bizi böyle koydu sen orda ben burda
Hiç bir renk mutlu etmiyor beni
Sahte gülüşlerin arkasına sakladım kederimi

Gün oluyor hayatın akışına bırakıyorum kendimi
Gün oluyor sığamıyor yalnızlığım hiçbir yere
Ben bu sahil köşesinde yaşlı gözümle
Sen neredesin sevgilim hangi derdin peşinde

Çevremde kuşlar öter sevinç var seslerinde
Haber mi verirler bilmem senden
Ne kadar rüzgar geçer aramızdan
Ben üşürüm sen üşürsün

Çiçekler açtı sevgilim havalar ısındı
Kara kış günleri geçti
Gelmeyecek misin
Sensiz bahar olur mu
Geçer mi bunca zaman yüreğinsiz
Tadı olur mu hiç gülümseyen doğanın
Esen rüzgarların

Bir bilsen nasıl özledim senin gözlerini
Nasıl da yemyeşil olurlar güneş vurunca yüzüne
Bilir misin sen farklı güzelsin günün her saatinde

Biliyorum bahar geçecek geleceksin yanıma
İnan tek budur mutlu eden beni yok başka

O günü düşünüyorum gözünün gözüme değdiği anı
Hiç gitmeyecekmişsin gibi sarılacağım sana
Sanki bu son ayrılıkmış da sen artık dönmüşsün bana
Sana güller vereceğim,bir de gözyaşlarımı.
Güller sevgimin ifadesi ,
Gözyaşlarım özlemimin


#472
Varlığına alışmıştım tam sen gittiğinde.
Yokluğun varlığından daha durgun daha huzurluydu.
Sen yokken seni özlemek
sen varken özlemekten daha az incitti beni.
Ömür boyu yanımda olma sözlerini
hiçbirzaman ciddiye almamış olmam sadece şansımdandı,
yoksa seni sevecek kadar salaktım.
Gidersin diye korkuyla geçen onca gece geçti,
seni düşünerek.
Sen asla gitmedin.
Ama gelmedin de.
Paylaşmayı daha küçük bir çocukken öğrenmiştim.
Bilmezdim büyüyünce acıtacağını konu sen olduğunda.
En son senin için çarptı bu kalp deli gibi.
En son senin için gözlerim dalıp gitti uzaklara
her gece olduğu gibi.
Benim değildin belki ama.
Hep sen, benimle tamamlanmış olan
ek***lerine bakıp daha fazlasını isterken,
ben sende yeni boşluklar yaşıyordum.
Daha çoğunu isterken sen,
bense yarımlarında kayboluyordum.
Kaç kez vazgeç dedi bu yürek,
kaç kez yolun kenarındaki ormana girip
yok olmak istedi.
Senin varlığını bilmek bile yeterken bana,
sende kendimi yok hissetmek
"yok olduğumdan başka" ne düşündürebilirdiki bana?
Oysa düşünsene, ne coşku doluydu yüreklerimiz
başlarken yeni bir hayata.
Gecelerimizide, gündüzlerimizi de
adamaya hazırdık birbirimize,
koşulsuz, içten ve sımsıcak duygularımızla.
Yaşadığımız her an unutulmaz,
doyumsuz ve vazgeçilmez olacaktı.
Sen bir sonbahar rüzgarında
savrulmuş bir gül yaprağı bense taç olacaktım sana.
Şimdilerde, kim savruluyor ve
kim onu sarmaya çalışıyor karıştırıyorum artık.
Ben bu uykuları, böyle uykuları unutalı çok olmuştu.
Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu.
Ama çok sürmez esaretim biliyorum,
Içimdeki bu yenilginin acısı sürsede yıllarca,
bir yolunu bulup kavuşurum özgürlüğüme.
Şimdi gitmek zamanı belki,
geride yaşanmış yada yarım kalmış anları bırakarak.
Sende tüm ürkekliğinle, tüm hatalarınla,
tüm ek***lerinle, tüm haklı gördüğün yalanlarınla
vede vicdanınla başbaşasın şimdi.
Hepbir şeyler tamamlancak değil ya,
bu da böyle yarım kalsın.
Yine yanıldım...!!!

İlk acım değil ama en büyük acımsın...!!!

Sevmemeye yemin etmiştim kimseleri
kendimden daha fazla sevmeycektm
uğruna hiç bir şey feda etmeyecektim.

SENİ SEVMEK İÇİN SANA İHTİYACIM YOK Kİ BENİM


#473
Her dolunayda denize baktım...
Her sabah yüzüme vuran meltemde dönüp bir de arkama baktım...
Her okuduğum kitabın sayfalarında seni aradım...
Her akşam baktığımda gökyüzüne seni hatırladım...
Her telefon çalışında umutla ona,sana,sesine sarıldım...
Her bakışımda cebimdeki resmine bir şeyi anladım...
Her şeyi herkese anlattımda Bir tek kendimi ve sevgimi sana anlatamadım!


#474
Ben, seni sevmişim bir kez
Sana ısınmışım;
Sende yeniden doğmuşum...
Ben senin hayallerini,
O buz şehrin gecelerinde dondurup,
Yazlarıma getirmişim
Evimde misafir etmişim yıllar yılı
Ben, seni sevmişim bir kez
Mazimi tel örgülerle çevirmişim
Hatıranı oraya hapsetmişim
Gardiyanın kinim, nefretim olmuş
Cezansa müebbet...
Ben seni sevmişim bir kez...
Ben seni sevmişim bir kez...
Mezarda seni saracak toprağı kıskanarak
Aldığın havaya, yediğin aşa kendimi katarak...
Ben seni sevmişim bir kez...
İstemem istemem asla vuslat !
Senin isyeteyebilirimine inat
Zaten, sen hep benle benimlesin
Hayallerimsin gidemezsin.
Bilirim, bilirim ki;
Sen beni sevmez, sevemezsin


#475
Nefes almamak ölmükmidir söyle
Ben nefes almıyorum
Öyleyse ben öldüm demekki
Konuşmamak yas tutmakmı
Ben öldüm o zaman konuşma
Sen benim yasımı tut


#476
Göz bebeklerim ...

Sustugunda kanardi yüregim,
mühürlenirdi gönülkapim
Gelmediginde dalar giderdim
Konusmazdi gözbebeklerim..

Agladiginda feryat ederdim
Kilitlenirdi gönül kapim
Melekler aglamaz zannederdim
Dalgalanirdi gözbebeklerim..

Gece seni düsünür aglardim
Saklanirdi gözyaslarim
Martilar aglamaz zannederdim
Aldanirdi gözbebeklerim..

Sevmedigini bilirdim
Yagmur olurdu gözyaslarim
Damla olur carpardi pencerene
Susardi gözbebeklerim...


#477
Sen Bendin Bense Sen

Ben sen olsaydim icine akardim usulca,
Anlardin beni sonunda
Soramaya bile gerek kalmadan cevaplardin beni,
Bense yasardim seni.

Senin tek bir bakisinla inlerdi yüregim,
Ayni anda birbiri icin atan
Kalbin sesleri dagilirdi etrafa.

Duyanlar yine o geciyor derdi,
Cünkü sen bendinbende sen.

kKimse anlamazdi beraber yürüdügümüzü
Cünkü adımlarım SEN din, gölgemde SEN...


#478
bitmeli artık, yoruldum...
kuşkuya düşen beynime hükmedemiyorum,
bir yanımda sen diğer yanımda acılarım...
topladım hepsini tek tek,
başarabilirim zannettim başaramadım...
yoruldum artık, uykusuzluktan, sürekli beklemekten,
sürekli umut emekten, kabullenmekten,
güneşin doğmasına ve batmasına lanet etmekten,
gelemeyişine ve gidişine üzülmekten,
böyle bir aşkı taşımaktan ve o aşka hiç ulaşamamaktan yoruldum artık bitmeli...
sadece bir ütopyaya inanan ben bu aşkın ütopikleşmesini artık kaldıramıyorum, bitmeli...
bu aşk ya bitmeli yada sen adım atmalısın...
bir adım herşeyi değişterecek inanmalısın...
artık bitmeli bu aşk sevgilim...
bitmeli...


#479
Seni Çok Sevdim Diye mi Kaybettim ?

Bazen düşünürüm yüreğimle konuşurken..
Seni çok sevdim diye mi kaybettim ?
Kumsalda inci tanesi bulmuş gibi sevinirken..
Sevdiğimi söylediğim diye mi çektin gittin..?

İki sözcük dudaklarımın arasındayken,
Onu dışarı vurdum diye mi seni kaybettim..?
Tek neden mi, adını yıldızlara haykırırken..
Rüzgar sesimi alıp götürdü diye mi bittin..?

Bitkin kalbimin yollarını yalnızlık tutmuşken,
Karşıma çıkınca.
Seni sevdim diye mi seni kaybettim..?
Şarkımızı içten haykırınca,
Herkes imrenir,diye mi bu bana ördüğün seddin..?

Sabah ben uyanmadan kalbim,
Benden önce kalkmış senin için çarparken..
Mutlu olmak bize haram diye mi seni kaybettim?
Sana bakınca yüzümü,Utancımdan eğerken..
Gözlerinle başkasını mı seyrettin ?

Yer ile gök bir türlü buluşamazken
İkimiz kavuştuk,Mutluyuz
Ayrılamayız dedik diye mi seni kaybettim ?
Sana bakınca gördüğüm deniz uçsuz,
Gözlerindeki ışık sonsuz, içinde kayboldum,
Seni, Çok sevdim diyemi kaybettim ?


#480
Bana baktığın gözler yalanmış meğer.
Özledim diyen Sözlerde Yalanmış.
Hayatımdaki En büyük Yalan Senmişsin meğer.
Sölediğin Sözler Gözlerime Baktığın Gözler.
Hatta Elimi Tutan Ellerin Hepsi Harammış Meğer.
Seni Seven Kalbime.
Seni seviyorum Diyen Dilime.
Gözlerine Baktığım Gözlerime Lanet ettim Ben.
Ya sen Hiç Oyalanmak için Yalan Söyleyen.
Eğlenmek İçin Atan Kalbine Lanet Ettin mi.
Emedin Edemedin Çünki Sen Sevgi Nedir Bilmez.
Doğruyu Hakikati Tanımayan Lanet Kişiliksin.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:30 .