#421
İçinde “senin” olmadığı,
Bütün sevinçlere yasakladım.
Ve bütün mutluluğumu,
Gölgeni taşıyan anlarda,
Sen olan zamanlarda yakaladım



#422
Sevgimi al
Alip sakla uzaklarda
Bir haber ver
Çaresizim aksamlarda
Kapimi çal beklerim bu saatlerde
Bilsen nasil yaralidir yüregim

Sözünü tut
Hani hiç gitmem demistin
Bosver unut demek ki sevmemissin
Anilarim yalanmis bu sen degilsin
Bilsen nasil yaralidir yüregim

Az mi buldun sana sonsuz sevgimi
Bu zavalli kalp sana yetmedi mi
Düsecegim biraktin ellerimi
Al beni vur beni sen öldür öyle git


#423
Bir yoksul çocuk görsem,
İçim yanar derinden.
Titreyen yÜreğimi,
Alamam gözlerinden.

Bir yetim çocuk görsem,
Kimsesiz ve çaresiz.
Elim ayağım donar,
Ağlarım sessiz sessiz.

Tadı kaçar her şeyin,
Işık söner, gÜn batar.
Yaralıdır yÜreğim,
Yoksul ve yetim atar.


#424
Soğuk rüzgarlar eserken şehrinde, hani iyice büzülüp kaybolursun ya ceketinin içinde, rüzgarda savrulan kuru bir yaprak görürsen beni hatırla. Yorgun bir kuş çıkarsa yoluna, konup ihtiyar bir ağacın dalına, selamımı taşıyacaktır sana. Her bir kuş ötüşünde beni hatırla. Sessiz çığlıklarımla şimşekler çakarken gökyüzünde, ben sağanak sağanak yağacağım üzerine. Anlatamaz hiç bir kelime hasretimi sana, aşkım sığmaz kağıtlara. Elinde tuttuğun yaralı bir yürektir, bir kez olsun bak avucuna. İdamlık bir mahkum gibi dile gelecektir "lütfen koyar mısın yüreğinin yanına?" Selam sana ey aşk, sevgilim selam sana...

Geceye mektuplar yazardık hasret kokan, yüreğimiz tutuşurdu mektubu elimize her aldığımızda. Halbuki ıslaktı zarf, kağıttan damlalar süzülürdü. Ve her damla önce dudaklarımda sonra yüreğimde akkora dönüşürdü. Taze kır çiçekleri dersem sana, kırmızı güllerle dayansam kapına,izin verir misin gelmem için yanına?

Yanık türküler söylüyorum ardından, türküleri yakıyor yüreğim. Yine mektuplar yazıyorum sana hasretin kuşatırken şehrimi. Ruhu çekilmiş neferler esir alıyorlar beni. Zindanım oluyor dünya, sensizlik en büyük işkence. Aramıza ateşten duvarlar örüyorlar, halime gülerken yürüyen etler kemikler ben ateşe dalıyorum, sevgili yana yakıla sana geliyorum.

Yalnızlık ve karanlık iyice koyulaştı. Saniye saniye sürükleniyorum gözyaşı selinde, nefes almak zorlaşıyor gittikçe. Saat akrebiyle zehrini boşaltıyor içime, eritiyor, tüketiyor. Zaman acımasızca sürüyor. Terkedilmiş karanlık dünyamdan sana çıkacak yollar arıyorum. Belki geçersin diye yollara güller dikiyor, gözyaşımla suluyorum. Zaman kesiyor tüm yolları, daralıyor caddeler bulvarlar. daralıyor dünya, evler üstüme yürüyor. Sıkışıp kalırken duvarlar arasında anlıyorum sensizlik ölüm demek. seninle doğan bu yürek seninle ölecek.

Sevdiğim nasıl anlatabilirim ki sensizliğimi sana. Acılarımı alır mı sanıyorsun kağıtlar, kalem aşkımı yazabilir mi?

*Her konuyu yazmaya mahir kalem aşkı anlatırken ortadan yarılmaz mı?*(Mevlana)

Gözyaşlarım aleve verir elime aldığım her kağıdı.Kalem titrer düşer yere. Kelimeler kanatlanıp uçarlar sonra sana ben yazamasam da. Fark etmez misin her yazı beni anlatır,içini yakan her cümle benimdir. Her aşk sözcüğünü yüreğim senin için söylemiştir. Yüreğini titreten her şarkıyı ben söylerim sana. Aşkı okudukça ve andıkça süzülüyorsa gözünden damlalar, gözyaşın olup gözlerinden akarım. En güzel mektuplarımı suskunluğumda yazarım. Canın yanmasın diye herkesten saklarım. Kelimeler dayanamaz acılarıma, harfler ağlarlar. Konuştuğum zaman her bir sözüm adınla başlar. Kimselere anlatamam derdimi, kalbim seninle yanar.

Bir an gelsin istiyorum bir tanem... Günlerimi kuşatan, düşüncelerimi esir alan kahverengi gözlerinde bir kez daha kaybolayım. Titremesin ellerin sıkıca tutayım. Gidişin ölümümdü yokluğunda mezarım oldu dünya. Her şeyimi aldı zaman, seni benden çaldı. Yaşamak zor, hayat çekilmez, vuslata kaç kaldı?

Ben senim, seninim, sensizlikte her şeyimi yitirdim. Gülemem artık, mutlu olamam yokluğunda. Susuyorum yalnızca hayata, küskünüm dünyaya. Kalemim kırıldı cümleler boşlukta dağıldı. Yaralıdır yüreğim dünyaya yabancılaştı, biçareyim aklım şaştı. Gözlerimin gördüğü bir tek sensin, yüreğim sevdiği yalnız sen. Elime tutuşturduğun hasret güllerin yüreğimi kanatır. Gel de yüzümü güldür, dön artık bu ayrılığı sonlandır.

Mektuplar yazıyorum sana gözyaşlarımla, denize atıyorum sonra. Bir gün kıyına vuracak cam şişeler, günü gelince okuyacaksın mektuplarımı. O gün anlayacaksın ardında nasıl bir enkaz bıraktığını. anlayacaksın naçar küçük bir yüreğin nasıl yandığını ve ölülerin nasıl yaşadığını. Son mektubumu bir martı taşıyacak ve kanatlarından denize sevdam yağacak. Umarsız kalamayacaksın bu defa, deniz köpürecek, kabaracak, gemiler alabora olacak. Aşk fırtınası tüm dünyayı saracak. Bir damla yetecek fırtınanın dinmesine, martının gözlerinden süzülen sıcacık bir damla. O damlayla beraber yutacak deniz martıyı ve artık kimse görmeyecek martının ağladığını.


#425
yüreğimden sana akan bir yol olsa,
her taşına adını kazırdım kaldırımlarında,
çünkü sen yetim yalnızlığımın yeni soluğusun,
gönül yolumda yeşeren taze sevgimsin benim,
gözlerimden akıp giderken hayaller,
bir sabah ansızın yürek kapımı çaldın,
ve hayal sen oldun gönül sarayımda,
ulaşılmaz ama yüce bir hayal işte,
herşeyin boş olduğuna kanmışken,
sen bana unuttuğum özlemleri verdin,
uçurum karanlığı olmuşken gözlerim,
sen güneş oldun birden gözlerime,
kimsesiz gözyaşlarım kurudu sayende,
herşeyden bu kadar bezmişken,
sen benim umut kapıma yeni anahtar oldun


#426
Varlığım seni yoruyorsa
ben giderim...
Rüyalarıma giren güzel yüzünü
hafızamdan silemem belki ama
giderim...
sensiz geçen her anıma lanet ederken
bir ömrümü sana harcar
yinede giderim...
ağlarım belki giderken ama
senin mutluluğun için giderim...
Gözlerin...
ne de güzel bakardı bana
ne de güzel gülerdi...
içten yürekten sarılman yokmuydu
nasıl titretirdi beni
göğsümün kafesine sığmazdı yüreğim
dedim ya varlığım yoruyorsa seni
arkama dahi bakmadan giderim...
yeterki sen mutlu ol sen hep gül
adın gibi...


#427
gözlerimden yüreğime
sesizce
bir damla yaş akıverdi
sen giderken
hissetmediğin
saklamak istediğim
garip bir sızı girdi
yüreğime
çözemediğim
kelimeler düğüm düğüm
boğazımda
haykıramadığım
haykırabilseydim
tutabilseydim ellerinden
dur gitme
diyebilseydim
sadece
sessizce
güle güle birtanem
diyebildim sen giderken


#428
Bitti artık---
Bu sevda bitti, bitmelide
Vakti gelmişti
Gitmelerin…
Sus artık
Söylenecek ne kaldı
Geride---
Birkaç güzel anıdan başka
Bırak ---
anılar temiz kalsın
Kelimeler kirletmesin
geçmişi------
Güne gülümseyerek doğan
Güneş gibi sıcacık
Yağmur sonrası
Oluşan gökkuşağı gibi
Rengârenkti hayat bize
okuduğum kitabın
arasına sıkıştırdığın
papatyalar gibi solmasın
yaşanalar----
yaşandığı an kadar güzel
kalsın anılarda-----


#429
Yolum bir parka uğramıştı bu kez. Girdim. Ağaçların arasında yittim. Çime alnımı koydum. Çiğ vardı. Bir daha asla kaldırmayacaktım. Sana sende ait olmayan şeyi bulmuştum. Onunla sana yaklaşacağım. Sen artık beni hiç bırakıp gitmeyeceksin. Bir daha asla gün batmayacak. Seni düşlerimde değil seni gerçekten göreceğim. Seni sen olarak göreceğim. İşte sözcüklerim açılıyor. İşte dilimdeki düğüm çözülüyor. İşte göğsüm ferahlıyor. İşte kalbime doğru bükülüyorum. İşte bir sözcük beni sana getiriyor. Bir sözcük olarak sana geliyorum. Sana ancak konuştuğum dille gelebiliyorum. Sen ona benziyorsun, sen konuştuğum dile benziyorsun.


#430
Uyandığımda yanımda olsan
Birlikte başlasak sabahlara
Dudaklarına bir buse yanı başından
Bir gül kondursam saçlarına

Birlikte uzansak her güzel güne
Sevinçleri paylaşsak birlikte
Ve kederleri
Sevgimizi anlatsak bütün gün ve gece

Yanımda olsan daima
Öpsem, koklasam,
Kollarıma alsam sarılsam
Korkmadan sıkı sıkıya

Dizlerime koysan başını
Okşasam saçlarını, doya doya
Gözlerine baksam, gözlerime baksan
Sevgi ve aşkı yaşasam kana kana

Yalnız ben olsam hayatında
Ve hayatımda yalnız sen
Kapatsam bütün kapıları birbirimizi görmeyen
Severken üzmesen, üzülmesen

Birlikte saysak yıldızları
Gecelere birlikte başlasak
Dünya dursa o anlarda
Sonsuza kadar hep bunu yaşasak

İçimi ısıtsan kış akşamlarında
Bir sevda gönlümde
Kalbimde tek aşkım
Gözlerimde umudum hep sen olsan

Hayaller kursak birlikte
Pembe pancurlu evimiz
İçinde cıvıl cıvıl umutları anlatsam
Hiç çıkmasan hayatımdan, hiç çıkmasan


#431
belki de hiç yoktun öncesinde sen
çiçeklenmesi yüreğimin sözlerinde değildi belki
sakladığım fotoğraflarda sen değilsin belki
yanlış tetikte beklemişim aşkım ben seni
yanlış sevmişsin ya da sen beni
şimdi gidiyorum ardımda kalanları bir bir yakarak
şimdi gidiyorum geldiğim yollardan yalınayak
karanlık sözler kaldı aklımda
istersen sen başla ağlamaya
pişman olacak hiçbir şey kalmadı bana


#432
Hangi Ayrılık

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?


Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?

Bu Nasıl Ayrılık? ...


#433
Artık bir selam verişin dünyalar değil benim için inan.
Hep bir fırtınalar kopardı yüreğimde.
Sen yok ettin hepsini bir kaç günde.
Belki seninle hiç bir araya gelmedik ama ben geldik sayıyordum.
Sen ve ben biz olduk sayıyordum.
Sonra bir anda yokoLdu.
Bitti.
Nedensiz.
Sebepsiz.
Habersiz.
Bitti.
Sen Bile Fark etmedin
Hani bir şeyler isterdim ya ben.
Hani sevmeni isterdim.
Olmadı.
Sen imkansızlıklar denizi.
Ben o denizde batan bir gemi olmadı.
Sevmedin.
Yine ve yine.
Lanet olsun ki.
Sevilmedim.
Sevilemedim.
Sen hariç herkese acı çektirdim.
Ama bitti işte.
Her güzel şey gibi bu da bitti.
Acı oldu.
Çekilmez oldu.
Ama bitti.
SEN bile Fark etmedin.
Şimdi o karanlıklarda buldular beni.
Sana inat çıktım o denizden.
Sana inat hayatın ucundan yakaladım.
Sana inat yaşamaya çalıştım.
Ve ben sana inat bir başkasını sevdim.
Şimdi sus
Hep konuşmanı isterdim yaa
Artık tam tersini istiyorum sus
Çünkü o ölüme terk ettiğin yerde senin yüzünden kaybettiğim gururum tekrar bana döndü.
Sana inat artık gurursuz yaşamayacağım.
Sensiz yaşarım ama gurursuz asla yaşamam bundan sonra.
Beni sen kurtarmadın o denizden.
Ne kadar acı dimi.
Hayatımı Feda ettiğim insan beni orda tek başıma bıraktı.
Şimdi git kendin gibi birini bul.
İçinde merhamet olsuda vurdumduymaz gözüken birini.
Hadi git.
Beni düşünme bundan sonra.
Ben kendime uygun birini buldum.
Mutluyum.
Seviyorum.
Seviliyorum.
Senin yerine asla koymadım onu.
İlk önce seni yok ettim içimde.
Sonra ona yer verdim yüreğimde.
Yıllarca boşuna sevdiğim insan.
SEN
Daha önce hiç duydun mu bilmem ama ilkte olsa benden duy.
Elveda
Beni Seven Bir Kadın Var Deme Artık


#434
YALNIZLIK ŞİİRİ



Karanlığın insanı delişrten bir ihtişamı vardır

Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım

Bu gece dağ başları kadar yalnızım



Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından

Dudaklarımda eski bir mektep türküsü

Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim

Gözlerim gözlerini arıyor durmadan

Nerdesin?


#435
Gözlerine perde inmiş
Yalnızdı kadın
Odası ışıksız, odası loş
Ağlıyordu kadın
Bir tarafta sigarası
Bir tarafta kadehi
Elinde bir parça kağıt
Ve bir de kalemi
Yalnızlıklarını
Korkularını
Odasıyla paylaştı kadın
Eşyalarına anlattı
Çiçeklerle dertleşti
Yağmur bitti kar yağdı
Pencereden güneşi gördü kadın
Gözyaşları vardı belki son damlalar
Güneşi seyredip ağladı kadın
Tuvaline yalnızlığı çizdi
Renkler siyah ve beyaz
Sonra oturdu seyretti
Asırlık yalnızlığını kadın...


#436
Mehtap gözlerin düşer de gönlüme dayanamaz ağlarsın...Bu günde sensiz başladım güne. Bu nasıl bir duygu bilirmisin? Bilemezsinki...Bilseydin,çektiğim acıların aynısını sende yaşasaydın yinede yaşatırmıydın bunları bana. Ne zaman gözlerimi bir noktaya diksem karşımda hayalin canlanıyor,bakışların kayıyor yerçekiminin etkisiyle gözlerime,belkide yokluğun konuşturuyor içimdeki beni,seni uğuldayan rüzgarlarla gözbebeklerime konan bembeyaz bir kar tanesiydin hüzünlü bir kış günü.. Bakışların gecelerimi bölen yıldızlar gibiydi..Geceyi seviyorum,ayrı bir güzellik var karanlıkta.Buralarıda seviyorum,denizin dalgalarını dinliyor ve seni düşünüyorum.Kimseler yok,resmini alıp karşıma,biraz denizi dinliyor,biraz seni seyrediyorum. Neler yaşıyor,neler hissediyorum bilemiyorum ve sonra yazmaya başlıyorum... Senden uzaktayım sevgili,ne kadar özledim bilemezsin sıcacık tenini,dönermisin bana birgün geri,yoksa benmi gelip alayım seni...


#437
Beni benden aldığından beri ne zaman aynaya baksam bulamıyorum kendimi.Gözlerimde gözlerini,dudaklarımda gülüşünü görüyor,aldığın her nefesi soluyor,kokunu çekiyorum içime,tenimde bir ürperti beliriyor....Gece susuyor sesin çınlıyor kulaklarımda,çok fazla duyamadığım sesin.....İstanbul gibi bakıyorsun bana,gizemli ve buğulu.Hem içimde olup, hem sensiz yaşamak ne kadar zor biliyormusun.Uykum can çekişiyor sensiz gecelerimde.Tenine susuyorum Ege'nin derinliklerinde.Gökyüzüne yıldızlarla tutunan karanlığın peçesini çıkarıyorum pencerenden yatağına süzülen ay ışığı olmak,yüzünü sürdüğün yastık olup düşlerine avuç açmak için....


#438
O yazın şarkıları ikimizindi
Şimdi kimsenin değil...
Biz birbirimizin değiliz...
Bir zamanlar bizim olan şarkıları,
Şimdi tek başıma dinliyorum
İçim kavrulmadan...
Kalbin kabullenişi bu...
Bir zamanlar bizim olan şarkıları,
Şimdi başkaları söylüyor
Kesinlikle tarafsız ve hiç acımadan...
O yazın modasının geçmesini bekliyorum.
Başka dudaklardan
Çok sonra,
Yeniden baş başa kalmak için onlarla...
Çok söylenmiş şarkılar gibi susalım şimdi
Ve görüşmeyelim bir daha
Yaşlanmadan...


#439
Geceydi seni bana taşıyan... Sen geceye yakındın, bende sana... Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin... Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin... Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.. Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.. Soramadığım sorularım.. Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı...
Şimdi özgür bıraktım özlemi... Şimdi hüzünde, sevinçte doyasıya yaşanıyor bende... Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin... Susmak ne çok akıllandırmış beni... Ne çok biriktirmişim kelimelerimi... Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri, senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni... Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum... Yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum... Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin...
Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma... Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın... Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu... Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak... Dedim ya, sen geldin.. Bir de mavi var öyle ya... Nereye saklamıştım maviyi..? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim..?
Güneş bile mavi mavi parlıyor artık... Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları... Maviyle anılıyor görebildiğim her şey... En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum... Sen maviyle geldin...Yoktum ben , senden önce yoktum sanki... Sen geldin varlığımı bildim... Sen geldin ben oldum, aşk oldum...
Sen geldin...
Hayatımın mavisi hoşgeldin...


#440
Biliyorum her zamanki gibi susacaksın… Sus... Tek bir kelime et...
Adımı anacak kelimelerin boşa gitmesin...
Bana gelmeyeceğinin farkındayım...
Ama sevdim işte... Seni “ senden “ çok severek...
Uğruna herşeyden vazgeçerek sevdim...
Biliyorum gelmeyeceksin ve beni sevmeyeceksin…
Ait olduğun karanlıkları bırakıp gelecek gücün yok senin...
Belki de hiç sevmedin beni... Bırak sevme beni...!
Bırak bana söylediğin her kelime yalan olsun...
Unutma ki;“ yüreğimdeki sen” seni sensizlikte bile sevecek kadar büyük...
Yüreğimdeki seni hiçbir kelime, hiçbir yalan küçültemeyecek...
Çünkü, ben yüreğimdeki seni sevdim hep… inan hiçbir şey umrumda değil...
Bana söylediğin kelimelerin yalan olduğu da...
Ben sadece beni seven “ seni “ sevdim…
Ve şimdi bana bıraktığın sensizliğin içinde
tek kurşunu yüreğime sıkıyorum...

“ Sen bana ait olmasan da ben sadece senin yüreğine aitim…
Sadece senin sevdiğin bu yüreği “ senin yüreğine “ gömüyorum
senden başka kimse sevmesin diye...”




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:08 .