#1061
göğün kırık penceresinde

yedi iklim bekleyen yüzümden

bulutları dahi yalnızlaştıran

yüzün

geçiyor…



her şeye bedel

o öpüş

hayale yansıyan

o özlem



acemi hüzünlerin

şefkâtle sarıldığı

intihar eğilimli

gece



sesimden

alıp gidiyorsun

ismini…



sevinci boğuyor denizlerin

ve

gözlerin



uzak şehir portresinde

giz gibi saklı bakışın

bedenimden

maviye dönüşüyor



o öpüşün

uysal rüzgâr gibi

nefesin



herkesin

ve her şeyin uzağında

intihar eğilimli bu gecede

türkün olsam

ağaran saçlarında

eski bahardan hatıra



hayatın arka bahçesinde

aşk’la uyandığımız

sabahların hatırına…



#1062
Gidiyor musun diye sorma bana.

Gönderen sensin.

Ne terk etmeyi istedim seni,

Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.

Senin kadar öfkeliyim ben de.

Senin kadar endişeli...



Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana

Ama inandıramadım seni.

Sen, sorgularken beni kafanda

Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.

Bir tek sözün bağlardı beni sana,

Oysa sen hep susmanın koynunda.



Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,

Teslim alır bedenleri de.

Sütten çıkmış ak kaşık değildim

Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.

O dünya ki bazen minicik bir odada

Bazen kentin ortasında şekillendi.

Nasıl da güzeldi...

Zaten varsın diye her şey güzeldi ama

Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...



Yaşamak varken sevdayı delice,

Niye boğarız sorularla?

Nasıl ikna edebilirdim seni?

Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.

Ben, seninleyim dedikçe

Sen, hayır dedin.

Zaten az konuşan sen

Olumsuz ne kadar sözcük varsa

Bulup çıkardın ortaya.

Bense hiç bir şey diyemedim.



Ne kadar zarar vermişim sana meğer.

Nasıl değiştirmişim seni.

Oysa hiç böyle düşünmemiştim.

Kimseye zarar vermek istemem ben.

Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.

Ama öyle oldu işte.

Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.



Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.

Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.

Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.

Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.

Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.



Biliyor musun bir tanem!

Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.

Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.

Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri

yalancı yüzlerde ararım.

Seni de götürürüm yüreğimde.

Her zaman yokluğunu taşırım.



Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.

Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.

Ne yazık ki, kalamadın bana.

Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.

Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın


#1063
UMUTLA AŞK YOLCULUĞU
Gözlerimde tuttum ellerini

Sözler titrek

Kelimeler çok unutkan bu akşam

Heyecan tüm cümlelerde

Aşkı söylemek yaşamaktan zor bu akşam



Gözlerimde yaşadım sevgini

Yıllar unutturmamış yüreğime

Bir papatya sadeliğiyle yaşanan heyecanı

Toz kaplamış hafiften

O da bekleyecek senin nefesini



Gözlerimde bakabildim gözlerine

Sonrası sadece seyretmek


#1064
NEREYE UÇAR TURNALAR



Eksilmesin dudağından gülüşün

Eksilse yaşamından güneş

Yüzün kararmasın gecede

Gülümse düşlerinde yine



Nereye uçar turnalar

Nereye gider gökyüzü

Alıp kanatlarına umutlarını geçmişin

Sen yıkıldın altında göğün

Yandın küçük bir pervane gibi



Kim götürdü bakışından ışığı

Kim aldı gözlerinden onu

Kadehlerden yüreğine boşalan

Acı bir umutsuzluk o mu



Kime söyledin derdini

Kimi sevdin gizli gizli

Kimler uyandırdı

İçindeki kötü kırık türküleri



Ölenlerin adını unutma

Türkülerin meydanların

Bırakmasın onlar seni

Nede çabuk yıktın kendini

Sarıldın yalanlara boşluğa

Bak işçi tulumu giymiş umut



İsterse uçsun turnalar

İsterse gitsin gökyüzü

Alıp kanatlarına bulutlarını rüzgarın…


#1065
Şiir insanın aynasıdır,

Bana bir şiir yaz.

Ruhum şiir hastasıdır,

Bana bir şiir yaz.



Kalbinin içini nasıl göreyim,

Bir şiir yaz, sevildiğimi bileyim,

Yüreğimi titret önünde eğileyim,

Bana bir şiir yaz.



Istersen doğadan, kuşlardan bahset,

Öyle bir şiir yaz ki yüreğimi hapset,

Isterim bütün herkese nisbet,

Bana bir şiir yaz.



Zararı mı olur şiir yazsan?

Yüreğinin kapısını biraz açsan,

Başarırsın kendini zahmete soksan,

Bana bir şiir
yaz.


#1066
Olurda ecele âşık olursam senin yerine

Darılma sakın,

Bastığın toprağı andırır gözleri

Ölürde, meleklere sarılırsam ince belin yerine

Kıskanma sakın,

Taptığım kokunu andırır bedenleri



Gelirde, bir kuş olup konarsam pencerene,

Özleme sakın,

Yuvamdır yalnız geçen akşamların.

Ve bir buse bırakırsam yaralı gülüşüne,

Şaşırma sakın,

Onlar, gözyaşlarının memleketinden hediye



Bırakırda geri dönersem geldiğim yerlere,

Uyanma sakın,

Tekrar gireceğim rüyalarına...


#1067
Yokluğun acı bir tokat gibi çarptı yüzüme yine

Her aldığım nefes acı, her aldığım nefes ayrı bir ıstıraptı senden sonra

İçimdeki boşluk kan ağlıyordu artık ve bu boşluk kolay kolayda dolacak gibi değildi.
Yerine neyi koysam, neye sarılıp uyusam sen değildi...Seninle gibi olmuyordu hiç bir şey artık.......

Birlikte yürürken yerde parlayan çakıl taşları bile yıldız gibi görünüyordu ve sanki yıldızların üstünde yürüyorduk seninle biz.Ama şimdi ne varsa seninlesiz, SENİNLE-SİZ.

Zaten hiç bi zaman biz olamamıştık, hep senle bendik.Yada sadece benimle bendim kimbilir.Senin aklın hep başka yerlerdeydi,ben seninleydim.

Sendeydim h,iç kendimde olmadığım kadar, sen ise kendinde bile değildin, dedim ya başka yerlerde dolaşıyordun o zamanlarda.

Ve en sonunda da seninle siz oldunuz, siz.Bense daldan kopan kuru bir yaprak gibi savruldum ortalıkta .

Şimdi mi?...
Şimdi benim için o bile değilsin artık, tüm gemileri yaktım demiyorum, çünkü yakılacak gemi dahi kalmadı senin için


#1068
~♥~ HoŞÇaKaLıMı BıRaKıYoRuM YüReĞiNe uSuLCa ~♥~

Sen benim onyedi yaşımsın,

Deli çağımsın...

Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın .

İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.

Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim ,

İlk şiirim, ilk kavgam ,

Yaşamı ilk farkedişimsin .

Sen benim onyedi yaşımsın...



Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan.

Cebinde iki gazoz parası

Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan .

İki film bu akşam,

Birinde Yılmaz Güney oynuyor, birinde Fikret Hakan.

Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plaktan:

'...Rüyadır gördüğün bütün düşler ,

Gözlerin aklımı perişan eyler ,

Aşk masalından şarkılar söyler ,

Beni hülyalara salan gözlerin ...'

Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan ,

Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var, bilesin...



Sen benim onyedi yaşımsın,

Deli çağımsın...

Aynaya ilk bakışım ,

Babamla ilk kavgam,

Evden ilk kaçışımsın.

Serçeleri sevdimse senden,

Minibüslerde muavinlik ettiysem.

'Bir Teselli Ver'i dinlediysem Orhan Gencebay'dan,

Emirgan'da çay içtiysem,

Tophane'de sabahçı kahvelerini öğrendiysem ,

Nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar'ın,

Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem,

İçimdeki kıpır kıpır bu soluk nereden ...




Sen benim onyedi yaşımsın,

Deli çağımsın...

Okulu ilk asışım,

İlk kez birine gümüş kolye alışımsın.

Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım, ilk yakalanışımsın.

Sen benim onyedi yaşımsın...



Mahallenin delikanlısı,

Elleri ceplerinde, dudağında ıslığı,

Başında kavak yelleri.

Şarkılar mırıldanıyor.

'Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var' yeni çalıyor 45lik plaklardan.

Hayri Şahin ortalığı kavuruyor.

Mahallenin delikanlısı,

Cebinde iki gazoz parası.

Yüreğinde garip bir pıtırtı

Alışmaya çalışıyor sana alışmaya.

Akşamları işportaya çıkıyor,

Bir defter, bir kalem, bir de çakı alana aynayı bedava veriyor.

Yani günler geçiyor onyedi yaşının bütün tadıyla ...



Sen benim onyedi yaşımsın,

Deli çağımsın...

İlk maça gidişim, Cemil Turan'ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin.

Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme öyle güvendiğimsin.




Sabahları eskici geçiyor kapıdan

Karşı komşu Nafile Teyze bakkaldan ekmek istiyor

Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında

Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyi mi,

Herşey güzel oluyor.

Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul'a bana da aşk öyle yakışıyor.

Anam koş kapa diyor muslukları,üç gündür akmayan sular geliyor.

Ben onyedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor ...




Sen benim onyedi yaşımsın,

Deli çağımsın...

Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın.

İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.

Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,

İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk farkedişimsin...



Sen benim onyedi yaşımsın,

Sen benim, sen benim, sen benimsin.

Sen benim herşeyimsin.

Hiçbirşeyimsin, hiçbirşeyimsin ...
İbrahim sadri


#1069
GİZLİCE SEVİYORUM SENİ


Gizlice seviyorum seni
Görmeden
Arkan dönük
Saçların dağınık
Gözlerimi kapıyorum, kapıların ardına saklanıyorum
Barikatlarını yıkıyorum sularını tutan içimin nehirlerinin
Dünyadaki tüm karaları kat edip
Okyanusa dökülüyorum
Büyük sularda saklanıyor zerrelerim
Sen kıyılarımda
Benimle olduğunu bilmeden
Ateşler yakıyorsun
Çıplak ayaklarınla üzerime basıyor
Maviliklerimde yıkanıyorsun
Limana yaklaşan gemilerde umutlarını aradığını hissediyorum.



Sana dokunup
Ben olduğumu anlatamamak
Bana dokunduğunda ben olduğumu bilmemen
Boşlukta bağırmak gibi bir şey...



Başkaldırıyor hayatımda ne varsa
Benim başımda hala kavak yelleri esiyor
İsyanlara teslim olmak yok
Sahipsiz dağılsa da duygularım
En kuytularda fırtınalar yaşanıyor
Çocukluğum
Gençliğim
Ve yorgunluğum
Yelkenim olmuş direniyor.



İşte bu manasız satırlarda
Dalgalarla boğuşur gibiyim
Rota yok
Pusula yok
Islanmışım donuyorum
Ateş yok
Işık yok
Kayboldum
Beni gören varsa haberim olsun.



Sana dokunuyorum yine
Sen kimin yüreği sandın
Da bana bakmadın ?


#1070
Susma Konuş Benimle
Susmalar ayrılıktan da beter...



Ah benim yüreği yaralım

Sevdası yarım sevdiğim,

Suskun bakışlarını gönderme bana

Taşıyamıyorum....

Kanatma yalnızlığımı sessizliğinle

Dayanamıyorum....

Kurşuna dizme beni küskünlüğünle

Hak etmiyorum....

Bir ses, bir söz gönder

Varsın anlamsız olsun.

Konuş ki sözcüklerinle

Uçurumlar dolsun.


Yasemin Can


#1071
~♥~ HoŞÇaKaLıMı BıRaKıYoRuM YüReĞiNe uSuLCa ~♥~


#1072
Yanmalisin Aşkim

Ruhum Ile çarmihlara Gerilmişim.
Diyarlardan Diyarlara Sürülmüşüm Ben.
Vurulmuşum...

Yüregimin Sesini Duya Bilmen Için,
Yüreginin Kulagi Olmali.
Benzetmek Gibi Olmasinda;
Cehennemin Ortasinda,
Hasretinin Ateşiyle Yaniyorum.
Kusuruma Bakma Ama Beni Anlayamazsin,
Anlamak Istersen Benim Gibi Sevip Sende *yanmalisin


#1073
ellerinizee yüreğinize sağlık


#1074
Sen benim yaz yağmurumsun!
Yağdığında,
Büyür uçurum kenarındaki,
Düşmeye inat ümitlerim.
Büyür yüreğimdeki çocuksu düşlerim.
Mis gibi toprak kokusunda,
Sevinir gözlerimdeki izlerim.
Nerde,ne zaman,olursa olsun,
Sana yakalanıp,
Islanmayı,
İşte bu yüzden çok özlerim.


#1075
Bitanecik Gülüme (Hasretim)

Artık kalemim inlemiyor birtanem
Yaş damlamıyor klavyemin tuşlarından
Satırlar bana gülümsüyor
Seni seviyorum diyor
Bu adam mutlu artık
Bu adam neşeli
Bu adam sevda dolu yüreğiyle
Bu adam senle dolu elleriyle
Senin gözlerinde
Mutlu.
Acılardan bir denize düşmüş
Çırpınan o adam gitti
Sen geldin ya
Varsın ya
Bütün yalnızlıkları alıp yanına
O adam gitti.
Canım
Nazar boncuğum
Bir tanem
Aşkım sevdalım
Sevdam…
O adam gitti.
Senin olduğun yere gelmez artık
Saadet çiçeklerini kucaklamış
Bu adamın olduğu yere
Bir daha gelemez artık
Dilerim
Gelmez artık


#1076
bitanem emeğine sağLık şiir çok güseLdi


#1077
~♥~ HoŞÇaKaLıMı BıRaKıYoRuM YüReĞiNe uSuLCa ~♥~

SEVDİĞİME...

Beraber ağlayalım mı?
Sen hıçkır ben gözyaşı olayım
Sonra beni elinle yüzünden al
Dudağına kadar inmeme izin verme.

Beraber ağlayalım mı?
Sen hüzün ol ben üzüleyim seninle
Sonra tam beni ele geçireceğin anda
Yüzün gelsin aklıma, sonra da bir gülümseme.

Beraber ağlayalım mı?
Sen yara ol ben kan olup akayım
Sonra canın acıdığı zaman derin nefes al
Ben durayım, ağlamanın sebebini sorayım.

Benimle ağlar mısın?
Gözlerim doldu ama bu yaşlar bana fazla
Sonra yaşamam ki ben sen olmazsan dünyamda
Benimle ağlar mısın, ilk ve son kez yanımda
...


#1078
SANA BAKMAK



Sana bakmak bir beyaz kagıda bakmaktır,
Herşey olmaya hazır...
Sana bakmak suya bakmaktır,
Gördüğün suretten utanmak...
Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır,
Sana bakmak Allah'a inanmaktır...


YILMAZ ERDOĞAN


#1079

Şu korkularımız...

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği icin.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kiymetini bilmediği icin.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.


#1080

~♥~ HoŞÇaKaLıMı BıRaKıYoRuM YüReĞiNe uSuLCa ~♥~


Insanlar icinde bir sana inandim
Bir seni sevdim kendimden baska
Uykularimin bolundugu saatlerde
Sendin dusundugum soluk soluk
Sivri bicaklar gibiydin karanligimda
Gozumu yumsam seni goruyordum
Oynak turkulere benzeyen yuruyusunle
Sen cikiyordun karsima
Karanligimda
Iki yildizdi ellerin gorulmedik
Karanligimda
Bir orman yangini idi dudaklarin




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:09 .