AÇ GÖzlerİnİ Hayat, SaklambaÇ Bİttİ Artik

#1
Ey hayatın zillesi; benle dalga mı geçiyorsun? Yoksa sabrımı mı ölçüyorsun bana bir cevap ver, ver ki kurtulayım bu kahrolasıca canımı acıtan sancılı sorudan....



Hayat nerde beni üzecek bir şey varsa onu sundu önüme bu zamana kadar... Bedenimi ve ruhumu kırbaçladı, yüreğime ise her daim kamçıladı durdu nedense... Ne yapmıştım ki ben hayata böyle, nefret ediyordu bu denli benden.... Ne vakit pencereden baksam kördüğüm olan içimi çözmek için semada 2 kaş ve göz belirir. Bakışları vardır ki sorma gitsin bıçaktan keskindir, kaşları ise olabildiğince çatıktır.. Korkmuyor da değilim hani, o an dilim tutulur, ay tututulur ve perdeler ise beni göstermemek için tüm suretimi örter durur. İşte o vakit ağlarım da kimselere duyuramam hıçkırık ve haykırış seslerimi....



Dizlerimi bükerek çömelirim yere önce, gözlerimi kaparım ve maziye dalarım sonra, işte o an dilim çözülür, ay çözülür ve perdeler suretimi yeniden etrafa gösterir. Mazinin derinliklerine inebildiğim kadar inerim merdivenlerden koşar adımlarla....



Bir bebek ağlaması duyarım önce ve insanların kahkaha seslerini sonra... Bulanık ortam belirginleşir ve canımı uğruna verebileceğim annem gözükür hastane odasında, yatıyor ama mutlu...Başına kırmızı bir kurdale bağlanmış ve kucağında bir bebek var, inanmıyorum bu bebek benim, koluma pembe bir lastik takmışlar, annemde de var aynısı galiba kız olduğum için pembe... Sonra bir erkek sesi duyuyorum, bu ses kulağıma hiç de yabancı değil... Sözler şöyle tam olarak; " Verin bakim benim küçük nazlımı bide bana, ben seveyim birazda... " Bulanık tekrar belirginleşiyor ve koruyucu meleğimi yani babamı görüyorum o dakika...Babamın kucağında çok mutluyum gülücükler saçıyorum sağa sola... Galiba annemin ve babamın da tüm ailesi yanı başımızda, onlarında gülüşleri var etrafta...



Her yer buhar oluyor ve merdiven başındayım, yukarı çıkıyorum bir hışımla... Sonra kapı çıkıyor karşıma aralıklı bir şekilde, dayanamıyorum ve içeri giriyorum.... Bizim evin içindeyim annem ve babam ellerimden tutmuş yürütmeye çalışıyorlar beni, bir de "anne dicek, babak dicek önce" die tatlı kavgalar ediyorlar kahkalarla...



Tekrar bulanıyor etraf ve ben yine merdivendeyim....Yukarı çıkıyorum ve bir kapı daha burası da bizim ev... Yalnız ben okula gidiyorum sanırım bir şeyler yazmaya çalışıyorum, annem ise yanlışları düzeltiyor, saçımı okşuyor ve yanağımdan öpüyor, burdan ben hissediyorum içim titriyor...




Etraf bulanıyor ve merdiven başındayım, yukarıya çıkıyorum bir kapı daha ama bu bahçe kapısı...Ağaçta bağlı bir koyun ve etrafında dolanıp, seven ben... Etrafa bakınıyorum, kimselerin olmadığını görünce de koyunu serbest bırakıyorum... Çok sevinmiş olacağım ki elimi ağzıma tutup kahkalar atıyorum... Şimdi yine olsa aynısı yapardım diyorum ki.....



Bulantılar aynen devam ve ben yine merdiven başındayım...Yukarı çıkıyorum ama zorla, ayağım gitmiyor bir türlü derken ardına dek açılan bir kapı... İçeri giriyorum o da ne ağıt ve feryat sesleri... Annem bana sarılmış ağlıyor, anlam veremiyorum...Sonra, sonra babamın kaza anı geliyor gözümün önüne de gözlerimi açamıyorum....



Etraf bulanıklaşıyor ve ben merdiven başındayım yine... Yoruldum sanırım mediven korkuluklarına tutunarak çıkıyorum yukarı... Bir kapı var yine, içeri girmiyor göz atıyorum sadece... Babannem bana sarılmış teselli veriyor ve gözyaşlarımı siliyor... Sağa, sola bakıyorum, annemi arıyorum ama yok... Sonra, sonra birden annemi hastanede cansız yatan bedenini görüyorum... Yüreğim sızlıyor, canım acıyor ama ben hiç belirti gösteremiyorum...



Bulantılar geliyor ve merdiven başındayım yine... Bu sefer çıkmamak için direniyorum ama sürünerek de olsa çıkmak zorunda kalıyorum... Açık bir arazi ve bir mezar taşı ağacın altında... Kendimi görüyorum, yüreğimi ve bedenimi karalara bağlamış bir şekilde öylece durup, ağlıyorum... Acaba hangisi derken mezar taşında hayatta tek yanımda olan babannemin adının yazdığını görüyorum ve şaşırıyorum...



Tekrardan bulantılar oluşuyor ve merdivendeyim... Korkuyorum daha ilersine gitmekten, gidip de kendi ölümümü görmekten... Bu yüzden kendimi merdivenlerden aşşağı atıyorum ve tepetaklak düşüyorum... Hayatı sil baştan yaşıyorum kendimce işte... Gözlerimi açtığım da, yumruklarımı o kadar sıkmışım ki avuçlarımın içleri terlemiş, gözlerimi o kadar sıkmışım ki kan çanağına dönüşmüş ve bedenimi o kadar kasmışım ki bedenim sanki ikiye bölünmüş halde olduğunu görünce rahatlamak için her zaman yaptığım şeyi yaptım, ben yine bağıra çağıra ağladım... Şimdi ben ne yapacaktım, hayatta elimi uzatabileceğim hiç bir ailem kalmadı, öyle bir kavramı hayat zaten başından aldı... Ayağa kalktım ve lavobaya gittim, yüzümü yıkadım ve aynaya bakarak; " hayatın bu sefer seni ezmesine izin verme" dedim....




alıntı

İlginizi Çekebilir


#2
Eline emegine saglik canim cok guzeldi


#3
yüreğine sağlık...



#4
yüreğine sağlık canım


#5
emeğine sağlık...


#6
yüreğine sağlıkkk...


#7
okuyan gözlerinize sağlık


#8
Alıntı:
Hayat nerde beni üzecek bir şey varsa onu sundu önüme bu zamana kadar... Bedenimi ve ruhumu kırbaçladı, yüreğime ise her daim kamçıladı durdu nedense... Ne yapmıştım ki ben hayata böyle, nefret ediyordu bu denli benden.... Ne vakit pencereden baksam kördüğüm olan içimi çözmek için semada 2 kaş ve göz belirir. Bakışları vardır ki sorma gitsin bıçaktan keskindir, kaşları ise olabildiğince çatıktır.. Korkmuyor da değilim hani, o an dilim tutulur, ay tututulur ve perdeler ise beni göstermemek için tüm suretimi örter durur. İşte o vakit ağlarım da kimselere duyuramam hıçkırık ve haykırış seslerimi....

ellerine saglık cok güzel bir yazıydı resimlerlede bütünleşmiş

+rep


#9
ELLerine Yüreğine sağLık Çok güzeLdi


#10
Hayat nerde beni üzecek bir şey varsa onu sundu önüme bu zamana kadar... Bedenimi ve ruhumu kırbaçladı, yüreğime ise her daim kamçıladı durdu nedense... Ne yapmıştım ki ben hayata böyle, nefret ediyordu bu denli benden.... Ne vakit pencereden baksam kördüğüm olan içimi çözmek için semada 2 kaş ve göz belirir. Bakışları vardır ki sorma gitsin bıçaktan keskindir, kaşları ise olabildiğince çatıktır.. Korkmuyor da değilim hani, o an dilim tutulur, ay tututulur ve perdeler ise beni göstermemek için tüm suretimi örter durur. İşte o vakit ağlarım da kimselere duyuramam hıçkırık ve haykırış seslerimi....


yüreğine sağlık


#11
eline sağlık güzeldi.


#12
nehir burası sohbet yeri değil arkadasım sohbet etmek istiyosan tıkla

https://forum.tatliaskim.com/viewtopic.php?t=23401


#13
saolun yorumlarınız için


#14
ellerine sağlık cnmm


#15
saol cnm


#16
YüreğinesağLıkCanım


#17
seninde gözlerine sağlık cnm




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:39 .