Ay Tutulursa Beni Çağırma

#1
Her dolunay vakti küçük derenin göle döküldüğü yeri mekan tutardım kendime. Ay doğmadan suyun vuslat şarkısını dinler, belleğimi temizlerdim. Günlük hayatın bütün atıkları orada toplanırdı çünkü. Bunlar, ya geçmişten bir hesabın içine sürüklerdi beni ya da gelecekle ilgili çıkmaz sokaklarda yapayalnız bırakırdı. Bu yüzden kimse bilmezdi şu an burada olduğumu. Gün boyu hayatta kalmak için çırpındığım akıntının kıyıya fırlattığı bir söğüt dalı gibi hissederdim kendimi. Ta ki ay doğunca can bulacak ve kök salacaktım fezâya uzanan şarkılarla... Karşı dağın yamacından geçen yolcular, çamların gümrah dalları arasından ansızın gölü görünce gözlerini alamazlardı. Bu çarpıcı güzellik asla çıkmazdı hafızalarından. Bir daha görme isteği hep saklı kalırdı içlerinde.
Bitimsiz bir bahar şarkısı söyleyen ormanın masmavi gözüydü sanki o. Gökyüzünün gönlüne düşen toprak sevdasıydı… Üstüne bir de dolunay doğunca akşam vakti, büyülenirdi yeryüzü. Ve bir şarkıyı çağırırdı rüzgârı sinesine çekerek. Kıyıda, çamların sükut içinde bekleyişleri sabrını tüketirdi suyun.
Serenatların en güzeline alışmıştı ay. Bu yüzden biraz da nazlanırdı. Nerde bir bulut görse, peçe yapardı yüzüne. Ne zaman ki şarkı başlar, işte o an yavaş yavaş sıyrılırdı peçesinden. Çamların uvertürünü seyrederdi önce. Daha bir parlardı gülümseyen yüzü. Gölün sessiz sedasız teslimini gördükçe, sevinçten tüm evrene taşardı ışığı ayın. Piyanoyu çok severdi. İsterdi ki her doğuşunda Ayışığı Sonatı çalınsın kendisine. “ Elimden gelse Beethoven’in mezarının üstünde hep bu halimle kalırdım. -İçimde Ayışığı Sonatı, Üstümde Mehtap- diye yazmak isterdim mezar taşına. ” derdi sanki...
Göl, ay tutulacak diye korkuya kapılırken ağırlaşan dağlar esnerdi. İçinde nergis saklı şiirleri vardı dağların. Yolcuları yoldan çıkaran dağ çiçekleri vardı. Sessiz ama gururlu bir yalnızlıkta aya açarlardı sırlarını. Yeni bir hayata “merhaba” diyeceğim sadece bu an’dı işte. Dağların sırrının çözüldüğü an…
Kaç dolunay sığarsa ömrüme, o kadar hayat yaşadığımı itiraf etsem, bana ne diyeceklerini çok iyi biliyorum!.. Varsın beklenmedik davranışlara gebe olsun gönlüm! Geçmişle gelecek arasında bir mengenede sıkışıp kalmaktansa, nerede, ne zaman, ne yapacağım bilinmesin. Korksun benden şehir plancıları! Balıkçılar erken dönsün evlerine! Amansız bir tufandır gözlerimde saklanan. Yarın geç olabilir rıhtımlara tutunmak için… Bakın yeni bir ay doğuyor gölün gecesine… Öyleyse susmalı küçük dere. Kalemini kırmalı yargıç.
Göle bakıyorum sadece. Ağaçlar da benim yaptığımı yapıyor.
Kuş tüyünden hafif olduğuma göre, şarkıların vakti gelmiş olmalı. Fakat sessizlik uzuyor. Sıra bende mi acaba? Hem öylesine yenilendi ki hafızam, bir şarkıyı bitiremeyecek kadar acemiyim. Üstelik kostümlerimi de unutmuştum bu akşam. Beyaz pantolon ve keten gömleğim bir mazeret olabilir sahneye çıkmama... Böylece kıyafetimin arkasına gizlenip bu sihirli güzelliği resmedebilirim yenilenen belleğime. Ve bu manzarayla dolaşırım meçhul şehirlerde. Kayıp ilanlarına karışır gözlerimdeki yağmur. Sırrını verecek bir gül arar, sesi kısılmış yaz akşamlarında.
Uzaklarda, çok uzaklarda Ayışığı Sonatı çalınıyor. Notalarla birlikte bir sandal turuna çıkıyor gölde ay. Ardınca yeryüzü de... Ne güzel çalıyor piyanoyu… Ah o parmaklar! Tümü hüzünle dolu olmalı… Merak ediyorum onları, hayat verişini notalara. Geceyi böylesine büyülediğine göre…. Şu an’ımı ölümsüzleştirecek tek iksir bekli de onlardır.
Bir dolunay kaç ömür eder ey sevgili? -Artık sen de sus şairim.- İndirsin peçesini ay! Aydınlansın beton yansımalarda paslanan yüzümüz!
Bırakıyorum öyleyse kendimi yakamozlara… İşte şimdi bir söğüt dalından farkım yok, kopmuşum zamanın gövdesinden.
Baştan aşağı ay ışığı giymişim. Beni görmelerine imkan yok!

İlginizi Çekebilir


#2
Lütfen başlıklarımızı uygun bölümlere açalım..

Başlık uygun bölüme taşınmıştır..




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:16 .