....kendi dünyamı zindan etttin bana....

#1
[align=left:3971cee4d1]Kendi dünyamı zindan ettin bana...
Zalim bir gardiyan gibi kapattın demir kapıları üzerime.
Şimdi nefretle bakıyorum parmaklıklar arasından,
Bir zamanlar bakmaya kıyamadığım yüzüne...
Etrafım nice sevda mahkumuyla dolu artık; kime baksam kimi görsem hep kederli.
Beni hapsettiğin bu uzak dünyada herkes bana benziyor, hepsinin yüzü tanıdık...
Kime sorsam neden burada olduğunu, insanlardan kaçtığını söylüyor; sonra düşünüyorum, demek sandığım kadar yalnız değilim bu dünyada...
Benim gibi insanlardan kaçıp, kendini bir çok benzer kaçakların arasına atan, acılarını sineye çeken, yalnız kaderiyle bir başına kalmak isteyen, yalnızlığını ve inzivasını bir hücre misali bir yerlerde yaşayan yüzlerce insan var...
Hepsinin hikayesi farklı, ama sebebi hep aynı...
Hepsinin kendi dünyalarını zindan eden başka insanlar var uzaklarda bir yerlerde...
Sense; kendi dünyamı zindan ettin bana.
Acımasız bir gardiyandan farkın yok gözümde,
Mecburum boyun eğmeye işkencelerine; mecburum ve tutsağım sineye çektiğim sevgime...
Ve her defasında kalbimi hançerlediğin nefretine...
Şimdi, kendimi hapsettiğim, beni hapsettiğin bu hücrenin penceresinden baktığımda; Masmavi, dalgalı ve sonu olmayan bir deniz görüyorum.
Her şeyin bir sonu vardır ya, benim gördüğüm bu engin denizin bir sonu yok...
Tıpkı senin ve benim bir sonumuz olmadığı ve olamayacağı gibi.
O denize her baktığımda, kendilerini acımasızca ve özgürce bırakan insanlar geliyor aklıma.
O insanları düşündükçe, gerçek özgürlüğün ne demek olduğunu anlıyorum.
Beni hapsettiğin bu soğuk hücreden, bir gün dalgalara atlayarak çıkacağım, biliyorum.
Ve sonra, özgürlüğümü, ruhumu, kalbimi benden alıp, yine bana hükmedecek, hüküm giydirecek ve beni tekrar başka bir hücreye atacak başka bir zalim bulacağım.
Yaşamım hep tutsaklık yaşayarak geçti, birilerinin sevgisine, ilgisine, şefkatine esir olarak...
Ve ben bu tutsaklığı hep içimde yaşadım, nereye gitsem benimle geldi; dışarıda özgürce akan dalgalara inat...
Şimdi bir ben varım soğuk hücremin içinde,
Bir de sen varsın, parmaklıkların ötesinde...
Sana baktıkça tutsaklığıma olan tutsaklığımı hatırlıyorum.
Tutsaklığımı hatırladıkça, kaçışlarla, uzaklaşmalarla, inzivalarla geçen ömrüme isyan ediyorum.
İsyan ettikçe, kalbimdeki boşluk büyüyor, yüreğimdeki acıyla haykırıyorum.
Haykırdıkça, susmamı, sakin olmamı söyleyen; bana kendi elleriyle işkenceler yapan o zalim gardiyanı görüyorum...
“Ne yaptım ben sana?” demiştin, o acımasız yüzünü en son gördüğümde;
Daha ne yapacaktın?

Kendi dünyamı zindan ettin bana...
[/align:3971cee4d1]

İlginizi Çekebilir


#2
Yüreğine sağlık harika bir paylaşım olmuş teşekkürler




Hoşçakal...


Sabahları yağmur sesiyle uyanılan, herkesin boğazlı kazaklar giydiği, hüzünlü yüzler taşıyan o insanların, duman altı kahvelerde kitap okuyarak ve hep o sevdiğimiz şarkıları dinledikleri bir sahil kasabasında yaşamak istiyorum artık.
Yolda yürürken kimseyle selamlaşmamayı özledim.
Hem de çok.

Sen

şimdi kırılıp üzülürken bu yazdıklarımı okurken ben çoktan gitmiş olacağım.
Oysa taa başta konuşmuştuk bunları seninle.
Gideceğimi, daha doğrusu kalamayacağımı, kimseye ve hiçbir yere ait olamayacağımı daha ilk gün anlatmamış mıydım ben sana?

'Büyük ihtimal vedala

şmadan giderim' demiştim.
İşte şu an telefonu açmıyor oluşumun nedeni de bu vedalaşmama adeti.

Sana yazdığım ilk ve son mektup bu.
En azından artık sana hiç yazmadığımdan şikayet etmeyeceksin.
Atıl kuru bir vedalaşmadan çok daha anlamlı bir şey bırakıyorum sana giderken.
Yapacağın her şeyi olduğu gibi, şimdi soracağın soruyu da biliyorum.
Ellerini saçlarının arasından geçirip 'neden?' diye mırıldanıyorsun şuan büyük ihtimal ve büyük ihtimal sol omzunla pencereye yaslanmış haldesin.
'Neden?'
Çünkü her şeyi bilmekten ve her gün hep aynı günü yaşamaktan ve senin bu aynılığı hiç fark etmeyişinden yoruldum.
Geleceğin saati, bana söyleyeceğin ilk sözü, kavgalarımızın sonunu ve o sonlardan sonra ne olacağını nereme dokunup bana nasıl sarılacağını biliyor olmaktan çok yoruldum.

'Biz' olmaktan onur duyacağımı söylemiştim sana. Ben 'biz olmak' kavramının benden tamamen vazgeçmek olduğunu bilmiyordum o zamanlar.
Yine o zamanlar ben, bana asla yalan söylemeyeceğin yalanına da çok inandırmıştım kendimi...
O zamanlar cep telefonunda 'seni boğuyorsa ayrıl o zaman o kadından' mesajını da bulmamıştım...
O mesajı okuyunca anladım ki esas benim tek kişilik derin ve büyük nefeslere ihtiyacım var.
O mesajı okuyunca anladım ki insan kendi eli ile yazdığı masaldan bile mutlu sonla çıkamıyor artık...
Anladım ki sende gidecek yürek bende ise kalacak mide yok...

Seni sana ve kim bilir daha kimlere bırakıyorum.
Kendimle olmaya, yalnız kalmaya, kısacası nefes almaya gidiyorum ben.

Not: Yedek anahtar paspasın altında ve paspas da tıpkı senin benim için olduğun gibi kapının dışında...


#3
teşekkür ediyorum...senin yazında süperdi doğrusu,emeğine sağlık cnm arkadaşım


#4
elinize sağlık


#5
Keşke sitem, kızgınlık ve hatta rengi tadı kokusu kine dönmüş yazılar yazılmasa tam aksi ne güzel sevgiler yazısız sössüz yaşansa...İşte burada bile sitem ; yazdıran ve o sevgileri yaşatmayanlar, bir kişiye değil zulümleri zaraları hızla bir virüs gibi yayıldınız hızla, yaşadığınız dünyay ya düşman oldunuz aslında kendinizi yok ettiğinizi farkettiğinizde çok geç olmuş olacak Allah a havalesiniz! demek geldi içimden!!!
Emeğine yüreğine sağlık


#6
Ellerine sağlık arkadaşım...


#7
yüreğine sağLık canım çok güzeLdi


#8
teşekkürler arkadaşlar


#9
çok güzelde bu yazılar bana değil dimii


#10
teşekkürlerr


#11
yüregine saglık canım güzeldi


#12
Alıntı:
Ne yaptım ben sana?” demiştin, o acımasız yüzünü en son gördüğümde;
Daha ne yapacaktın?
Kendi dünyamı zindan ettin bana...
bitanem harika bi paylaşım eline o güsel yüreğine sağlık


#13
ellerine ve yureğine sağlık canım


#14
çoook teşekkür ederim canlarımmm




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:39 .