Utansın! Aşkı Yaradan'a hamd olsun. Aşkı, bulmayan yürekler ihanetlerine yansın!

#1
Aşkı Yaradan’a hamd olsun. Aşkı bulmayan yürekler ihanetlerine yansın! Utansın söz utansın! Aşkını nefrete teslim eden insan utansın! Aşkın notasını bilmeyen bestekâr onu karanlığa esir eden yargıç utansın! Şiirini aşkla bitirmeyen şair beyaz kâğıtlara aşktan yana ucuz satırlar düşen yazar utansın! Utansın aşka yol göstermeyen bilgelik utansın! Aşka ihanet eden kalem aşkını hiçliğe satan âşık utansın! Utansın aşkını kalbine yazmayan herkes utansın! Onu konuşmayan diller utansın! Ona ulaşmayan yollar utansın! Aşktan aşkı gizleyen benlik utansın! Nefretin sahipleri hepiniz utanın güneşi gölgeleyen sahtekârlığınız utansın! Benden yana ne varsa aşka nefret damıtan her şeyiyle utansın nefret bulsun onu da!
Ve sen sen utan yürekleri kanatan Mecnunları ağlatan Leyla! Ben bildim ki senin aşkın sahte O’nunkiyse gerçektir!

Kâğıt kalemin vefasızlığına uğradı. Yürekti bana ihanet eden. “Ey aşkı bulan siyah günlerin aydın çocuğu aşkı nefrette bulan beni yüreğinde taşıyan hasretin sahibi. Bana sana ulaşacağım en kısa yolu göster!”
Bir adamın bir adımlık arayışı burada bitmedi ama şimdilik gitmeliyim...
Hoşça kal dostum! Aşk hepimizin arayan yüreğine!

''…ve aşk ateşten bir denizi mumdan bir kayıkla geçmektir” “İşte bedel bu” diyorum. Bedel bu işte! Sanırım herkes bedelsiz aşklar arıyor. Yanılıyor! Her-kes onu yanlış yerlerde mi arıyor! 'O' yan(ı)lışları da görüyor.

Bir dostuma “Seneler geçti hâlâ aşk kapımızda Yûsuf’ça durmuyor. Yunusça sarmıyor her yanımızı en iyisi mi son noktadan önce aşkın ayrılığına son vermek lazım'' diyorum. Hemen senaryoyu yazıyor:

“Aşk burada mı esir onunla görüşebilir miyim?”
“O hücrede kalıyor; hem bugün görüş günü değil görüşmen imkânsız!”
“Ne zaman görebilirim onu?”
“Benim adım nefret bencillik ve ben olduğum sürece asla!”

Sessizlik sarmalı her yanı sarmalı sessizlik! Aşka ihanet eden adamların sözleri susmalı! Bütün şehirlerin sabahına kaygısız aşklar düşmeli! Aşkın önünde duran ne varsa itilmeli boşluklara. Yağmur sonrası güneş kuraklığa doğmalı! Yedi rengin tüm tonları O'na olan aşkın şükrü olmalı! Olmalı çünkü bulmalı tohum filizleneceği toprağı! Bulmalı ki aşk yetişmeli kurak yüreklere! Bulandırmamalı insanlık aşkını! Önüne nefret geçen her sevdadan hesap sormalı adamlık! Aşk adına leke bulaşmamış ihanetin koynuna girmemiş olmalı! Sol tarafındaki cevherin pompaladığı her damla kanın içinde hissedilmeli! Hissedilen sel olup taşmalı yıkmalı nefretten bentleri! Hayatta adına hiçlik denilen ne varsa aşk onun üstünden geçmeli! Onu bulamalı kendisine ve arındırmalı bulanıklığı. Yanılgı saatlerinde başıma ne gelecekse onun yüzünden gelmeli. Ve aşk Mecnunca değil Yunusça olmalı! Züleyha'nın yanılgısı değil Yusuf’un iffeti olmalı! Aşkın yolu

Mevla’yı bulmalı!

İlginizi Çekebilir


#2
emeğine sağlık


#3
güzeldi teşekkürler


#4
emeğine sağlık


#5
Emeğine Sağlık canım..


#6
emeine sağlk cnm


#7
emeğine sağlık


#8
emegine saglik


#9
Rica Ederim .




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:38 .