Aşka Dair

#1
Aşka Dair

Zaman;çok çok önce...
Mekan;iyi huylarla kötü huyların,ne yapacaklarını bilmeden dolaştıkları yerler...
Yine bir gün bütün huyla her zamakinden daha sıkkın halde otururken, birdenbire ortaya bir fikir atmış :
''Heey,neden saklambaç oynamıyoruz ki ?''
''Neden olmasın ki '' demiş hep birden, bu teklifi beğenerek ...
Tam bu arada Çılgınlık çığlık çılığa:
''Ben ebe olup saymak istiyorum '' diye bağırmış.Hiç kimse Çılgınlığın saklanabilceği yerlerde arayacak kadar çıldırmadığı için,bu teklifi de herkes tarafından kabul görmüş.Ve çılgınlık kollarını bir ağaca yaslayıp ,yüzünü de kollarına dayamış,saymaya başlamış:
''Biiir, ikiii, üüçç, döört....''
O saydıkça iyi huylarla kötü huylar,kendileri için saklanacak yer aramaya başlamışlar.
Şefkat,Ay'ın boynuzuna asılmış,
İhanet,çöp yığının içine dalmış...
Sevgi,bulutların arasına kıvrılmış...
Yalan,bir taşın altına saklanacağını söyleyip,gölün dibine girmiş...
Tutku,dünyanın merkezine inmiş...
Para hırsı,bir çuvalın içine girerken onuda yırtmış...
Ve çılgınlık devam etmiş:
''Seekkssenn,sekseeenbir...''
Aşk dışında bütün iyi huylar o zamana kadar zaten saklanmış.Aşk kararsız olduğu gibi nereye saklanacağını da bilemiyorumuş.Buna kimseler şaşırmamış çünkü ''aşkı gizlemenin ne kadar zor olduğunu herkes bilmekteymiş!...


Ve çılgınlık doksan dokuzu da sayıp ''Yüüz!'' diyeceği anda,Aşk sıçramış,güllerin arasına girip saklanmış.O esnada Çılgınlık:
''Sağıım soluum sobe saklanmayan ebe!!''deyip,arkasını donmüş ve döner dönmez de Tembelliği ayakta görmüş.Çünkü tembelliğin saklanacak kadar enerjisi yokmuş.. Sonra Şefkati Ayın boynuzunda görüp sobelemiş.Ardından İhaneti çöplerin ,Sevgiyi bulutların arasında , Yalanı gölün dibinde, Tutkuyu dünyanın merkezinde bulmuş birer birer,saklandıkları yerlerden çıkarmış...
Sadece biri kalmış oda Aşkmış.Çılgınlık tam umutsuzluğa kapıldığı sırada,Kibir onun yanına yaklaşmış ve kulağına eğilerek :
''Aşkı başka yerde neden arıyorsunki!!'' demiş.''O güllerin arasında saklanıyor...''
Bunun üzerine Çılgınlık,sinsi sinsi gülerek eline ucu çatal şeklinde bir değnek almış ve güllerin arasına çılgınca saplamaya başlamış.Saplamış ve Saplamış... Ta ki yürek burkan bir haykırış duyana kadar!!!
Ardındanda aşk , elleriyle yüzünü kapatmış olarak ortaya çıkmış.Acı içinde kıvranıyor, gözlerini sımsıkı bastırıyormuş.Ama akan kanı durduramıyormuş.Çılgınlık bir anlık heycanla,istemeden kör ettiği Aşkın karşısında dövünüyormuş:
''Ah ben ne yaptım ?...'' diyormuş..''Seni kör ettim şimdi gözlerini nasıl iyileştirebilirim, bu hatamı nasıl düzeltebilirim ??...''
''Gözlerimi geri veremessinki artık'' demiş acı içindeki aşk''Ama benim için birşey yapmak istersen eğer, benim klavuzum olabilirsin...''


İşte o günden beri aşkın gözü kördür ve yanındada hep çılgınlık vardır...

İlginizi Çekebilir


Müthiş Cevap

#2
Müthiş Cevap

Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur... Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir...

Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâğıt para var mı?" diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak" der...

Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır... Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir... Bu şarkının bir bölümü şöyledir: "Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan" (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992) Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...

Barış Manço spikere sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?" Spiker: "General......." Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, "General.......", "Amiral...........", "Komutan............." Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır... Spikere der ki: "Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir... Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür... Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir... Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin", "düşünürlerimizin","bilim adamalarımızın" fotoğraflarını bastık... Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...

Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:14 .