mevsimlerin aşkı

#1

Her ay, on ikisi birden, birbirine candan bağlıymış. Her biri birbiriyle arkadaşmış ve her üç ay bir evde kalırmış. Aralık, Ocak, Şubat beyazı çok severmiş ve kış evinde kalırmış. Mart, Nisan, Mayıs çiçeğe, kokuya düşkünmüş ve bahar evinde kalırmış. Haziran, Temmuz, Ağustos kavurucu sıcakların vazgeçilmez üçlüsüymüş ve yaz onların eviymiş. Eylül, Ekim ve Kasım da yağmura ve Sarıya hayranmış ve sonbahar evinde kalırmış.

Her ay birbirini çok severmiş de onlardan ikisinin sevgisi hepsininkinden farklıymış. Eylül ve Mart’ın sevgisi… Onlar hep birbirin hasretiyle yaşarlarmış, ve bir gün aynı evde kalabilmeyi hayal ederlermiş. Her sabah birbirlerini görebilmek için süslenirlermiş ama bunun olamayacağını da adları gibi bilirlermiş.

Onlar sevdalıymış ya birbirlerine, aşklarını küçük gören aylar da varmış. “Bu bir kara sevda, yani imkansıza eş değer.” deyip onları hep üzerlermiş. Mayıs, Mart’ın ablasıymış ve Mart’la Eylül’ün arasına hep başka ayları sokarmış kavuşamasınlar diye.

Bir gün Nisan dayanamamış bu iki aşığın haline. Kavuşamayacaklarını bilirmiş ama yine de bunlara bir şans ermek istemiş. Mart’a gitmiş. Mart kırk gündür ikindi vakitlerinde hep ağlıyormuş. Nisan, Mart’ı görünce daha da üzülmüş ve;

-“Sen Eylül’e hediyeler hazırla, ben, onları senin adına ona götüreyim.” Demiş. Çiçekler açmış Mart’ın gönlünde. Ve her şey yeniden başlamış Mart için.

Ve hazırlıklara başlamış Mart.

-“Madem buluşamıyoruz, madem kavuşamayacağız; ona en güzel çiçekleri hazırlayacağım, en güzel kokuları ben göndereceğim. Benden alacak Eylül’üm hasret kaldığı yeşili.” demiş.

Sonra rica etmiş Mart toprağa şöyle yemyeşil bir elbise biçmesi için. Toprak kıramazmış Mart’ı hiç. Hemen hazırlıklara başlamış. Önce Mart’ın dertten grileşmiş, bulutlu saçlarını yıkamış, taramış. Masmavi saçları ortaya çıkıvermiş Mart’ın. Sonra toprak mis kokulu çiçekler takmış Mart’ın mavi saçlarına. Ardından da yemyeşil bir elbise biçmeye başlamış. Toprağın yardımcısı ağaçlar hemen yeşermiş, yeni yeni filizler fırlamış topraktan.

O zamanlar bir millet varmış ki hep zaferden zafere koşar, toprağına toprak katarmış. Ama Mart, Eylül’e aşık oldu olalı bu topraklara, Ergenekon’a, uğramazmış. Mart’a küsen insanlar, Mart’ın gezip dolaştığı yerlere gitmeye karar vermişler. Ama önlerinde kocaman Ergenekon varmış. Gitmelerini istemiyormuş Ergenekon. Bu haberi alınca birden demirleşmiş Ergenekon’un gönlü. Hüzünden, kederden, hasret acısından…

Ama karar verilmiş. Ergenekon insanı, Türk insanı, ateşler yakmış Ergenekon’un bağrında. Günlerce gecelerce yanmış bu ateş. Ateş yandıkça da Ergenekon’un gönlü erimeye başlamış.

Ergenekon’un erimeye başladığı sabah, toprak da bitirmiş Mart’ın Eylül’e hediyesini. Ona sürpriz yapmak için gitmiş ve onun yatağının ucuna mis kokulu, yemyeşil bir elbise bırakmış. Mart, bu güzel kokuyu alınca uyanmaya başlamış. Ve gözlerini aralamış.

Mart gözlerini yeni bir sabaha açarken, Türk de yeni bir güne kavuşmuş. Erimiş artık Ergenekon’un demirden bağrı. Mart yeni bir sabaha, Türk yeni bir umuda uyanmış.

Mart’ı bir heyecandır sarmış. Hediyeyi Eylül’e götürecek olan Nisan’ın gelmesini dört gözle beklemeye başlamış. Mart’ın heyecanı bütün doğayı sarmış. Mart’ın neşesi heryeri eski haline kavuşturmuş.

İşte o günden sonra Mart, her sene, yeni bir hediye hazırlar Eylül’e. Her bahar doğayı ilk günkü heyecan sarar, Türk’ü bir telaş sarar. Mart’la beraber, doğayla beraber her bahar yeniden uyanır Türk, Türk tarihi. Sanki her Mart ateşler yakılır Ergenekon’un bağrında. Dumanlar yükselir göğe doğru. Buz erir, demir taş erir. Belki Mart, her bahar, Ergenekon’da Eylül’ün aşkıyla yanar.

İlginizi Çekebilir


#2
güsel bi hikaye saol


#3
ne kadar anlamlı ve sevgi dolu bir hikayeydi bu


#4
çok qüseLmiş




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:27 .