Boraltan Köprüsü

#1
“Bizi siz öldürünBoraltan Köprüsü vermeyin Rus’a
Yakışmaz TürklüğeBoraltan Köprüsü sığmaz namusa.
Vahşete göz yumup silkmeyin omuz
Bizi siz öldürünBoraltan Köprüsü varsa suçumuz.”
Azerbaycanlı şair Elmas YıldırımBoraltan Köprüsü bir zamanlar Boraltan Köprüsü’nde yaşanan acı olayı ve merhamet fukaralığınıBoraltan Köprüsü “Dönek Kardaş” isimli şiirinde işte böyle haykırıyordu.
Öğrendiğimde beni derinden etkileyen bu olayı; ilk defa değerli sanatçımız Esat KABAKLI’nınBoraltan Köprüsü bestesini yaparakBoraltan Köprüsü türkülerimiz arasına kattığı “Boraltan Köprüsü” eserinden dinlemiştim. Orhun Film tarafındanBoraltan Köprüsü 1977’de çekilen “Güneş Ne Zaman Doğacak?” isimli sinema filmi deBoraltan Köprüsü Boraltan Köprüsünde yaşanan dramı konu alıyor ve ölen kardeşlerimize ithaf ediliyor. “Olanın olmayanaBoraltan Köprüsü bilenin bilmeyene borcu var.” düsturunca da yürekleri dağlayan bu olayı sizlerle paylaşmayı bir görev bilerek yazıyorum:
Yıl 1944… Türk kanının oluk oluk aktığı ve “Türk’üm” demenin suç ve “komünist rejime” hakaret sayıldığı günlerde yaşanıyor bahsedeceğim olay. Türk yurtlarının Rusya tarafından sömürüldüğüBoraltan Köprüsü Kırım Türklerinin topluca sürüldüğü ve soydaşlarımızı kendi kimliklerinden uzaklaştırma çabalarının hüküm sürdüğü bir dönem.
1944 Türkiye’sinin durumu ise oldukça vahim. Türkiye Cumhuriyeti’nin idaresi; korkakBoraltan Köprüsü merhamet fukarası bir zihniyetin elinde. “Türk’ü sevenler tabutluklarda çile doldurmaktaBoraltan Köprüsü niçin Türk’ü sevdiklerinin hesabını vermekteler.” ZalimlerBoraltan Köprüsü kazdıkları karanlık zulüm kuyularınıBoraltan Köprüsü mazlumlarla dolduruyor.
Hani merhum Mehmet Akif İstiklal Marşımızda diyor ya: “Hangi çılgın bana zincir vuracakmışBoraltan Köprüsü Şaşarım! / Yırtarım dağlarıBoraltan Köprüsü enginlere sığmamBoraltan Köprüsü taşarım.” Türk Milleti’nin genlerinde olan özelliğidir; esir olmazBoraltan Köprüsü esareti asla kabul etmez. İşte böyle zulüm dolu bir dönemde; 146 Azerbaycan vatandaşıBoraltan Köprüsü aydınBoraltan Köprüsü sınır kapımız olan Iğdır’da Aras Nehri üzerindeki Boraltan Köprüsünden geçerek Türkiye’ye sığınırlar. Kim bilirBoraltan Köprüsü yüreklerinde ne ümitlerle hürriyete kanat çırparlar sevinç içinde..
Sınır karakoluna sığınan hemen hemen hepsi Azerbaycan Üniversitelerinde görevli bu aydınların durumu hemen Ankara’ya aktarılır. Sovyetler Birliği de ayağa kalkmış durumda ve sığınmacıların “kendi vatandaşı!” olduğunu ileri sürerek iade edilmelerini ister. Karakolda gergin bir bekleyiş başlar. Öz gardaşlarımız ya “öz yurtlarına” kabul edilecek ya da Boraltan Köprüsünün öbür ucunda bekleyen Rus müfrezesine teslim edileceklerdir. Sovyet mezalimindenBoraltan Köprüsü öz vatanlarına sığınan öz gardaşlarımızBoraltan Köprüsü kendilerine sahip çıkılacağından eminBoraltan Köprüsü bekliyorlar. Ankara’dan gelen emir korkunç:
- Ülkelerine iade edin!
Sınır kara kolumuzda şaşkınlık had safhada. İnanamayıp teyit üstüne teyit isteniyor. Emir aynı:
- Ülkelerine iade edin!

Karakol komutanı genç subayBoraltan Köprüsü kendilerine sığınan öz kardeşleriniBoraltan Köprüsü Ruslara teslim eder etmez neler olacağını aşağı yukarı tahmin ediyor. Ankara’dan gelen bu acı haberBoraltan Köprüsü karakollarına sığınan öz kardeşlerine nasıl söylenirdi ki? Nasıl dile dökülürdü? Çok zor bir durum… Komutan belki de hayatının en zor cümlelerini kurmaya hazırlanıyordu. Zorlukla da olsa dile döküldüBoraltan Köprüsü çıkmaz olası o cümleler! ... VatanımBoraltan Köprüsü bayrağım diyerek ne umutlarla sınır karakolumuza sığınan bir avuç TürkBoraltan Köprüsü artık Ruslara iade edilecekti.
Boraltan Köprüsünün öbür ucunda bekleyenBoraltan Köprüsü kanlı dişlerini sırıtarak gösteren Rusların ne yapacaklarını iyi bilen bir avuç vatan evladıBoraltan Köprüsü karakol yetkililerine yalvarıyorlar.
- Ne olur bizleri siz öldürünBoraltan Köprüsü onlara teslim etmeyin. Hiç değilse kendi toprağımızdaBoraltan Köprüsü kendi bayrağımızın altında ölelim.

Ne çareBoraltan Köprüsü bunu bile çok gören merhamet fukarası bir zihniyet iş başında. Boraltan Köprüsüne getirilen sığınmacılarBoraltan Köprüsü gruplar halinde karşıya geçirilmeye başlanır. Karşıda bekleyen Rus müfrezesiBoraltan Köprüsü karşıya geçen ilk gurubu hemen oracıktaBoraltan Köprüsü Türk askerlerinin gözleri önünde kurşun yağmuruna tutarlar. Olup bitenler karşısında şaşkına dönen karakol komutanı teslimat işini derhal durdurarakBoraltan Köprüsü durumu (bir ümit!) Ankara’ya rapor eder.
- Karşıya geçenleri kurşuna diziyorlar.
Dedik ya merhamet fukarasıBoraltan Köprüsü korkak zihniyet iş başında! Ankara’dan gelen cevap şöyledir:
- Kesin emir var. Görevinizi yapınBoraltan Köprüsü yoksa vatan hainliği ile yargılanacaksınız!
EvetBoraltan Köprüsü tarih şimdi bu emirleri verenleri vatan hainliği ile yargılıyor…
Çaresizlik içinde son bir kez daha askerlerin yüzüne bakan sığınmacılarBoraltan Köprüsü sonunda beraberinde getirdikleri değerli eşyalarını ve giysilerini bırakarakBoraltan Köprüsü Boraltan Köprüsünden ölüme yürümeye başlarlar. Gözyaşlarına boğulan askerlerBoraltan Köprüsü olanları görmemek için köprüye sırtlarını dönmüşlerdir.
İkisi kadın 146 öz gardaşımızBoraltan Köprüsü köprüye doğru yürürken; içlerinden Enver Kadızade’nin imanlıBoraltan Köprüsü gür sesi yankılanıyor:
- Biz ölüme gidiyoruz. Yaşasın Türkiye!
Ölüme gülerek giden koç yiğitlere nispet edercesine bir haykırıştır bu!
Askerlerimizin gözyaşları içinde teslim ediliyor soydaşlarımızBoraltan Köprüsü öz be öz gardaşlarımız. Karşı tarafta bekleyen Rus müfrezesi tarafından elleri ve ayakları bağlandıktan sonraBoraltan Köprüsü hemen oracıkta kurşuna dizilerek şehit ediliyorlar. Karakol komutanı genç subayın da gördüklerine dayanamayıpBoraltan Köprüsü evine izine geldiğinde intihar ettiği anlatılır yürek dağlayan bu olayla ilgili.
Olayın vahametini “Dönek Kardaş” isimli şiirinde haykıran Azerbaycanlı şairBoraltan Köprüsü Elmas Yıldırımın şiiri çok uzun. Fakat günümüzün de zifiri karanlığına ışık olabilmesi ümidiyle bir kısmını aktarıyorum:

“Türk; o Altayların dünkü eri mi?
Yolunda can koydumBoraltan Köprüsü verdim serimiBoraltan Köprüsü
Düştüğü ağlardan kurtulsun diyeBoraltan Köprüsü
Serdim ayağına doğma yerimi…
Kardaş armağanıBoraltan Köprüsü dökülen kanlarBoraltan Köprüsü
Bana mükâfat mı giden kurbanlar?

Ben diyorumBoraltan Köprüsü Kayı’dır soyumuzBoraltan Köprüsü
Bir kaynaktan varlığımızBoraltan Köprüsü boyumuzBoraltan Köprüsü
Dilim diliBoraltan Köprüsü yolum yoluBoraltan Köprüsü emel birBoraltan Köprüsü
Bir bayraktaBoraltan Köprüsü uldızımızBoraltan Köprüsü ayımız.
AzerîBoraltan Köprüsü TürkBoraltan Köprüsü Türkmen; var mı ayrılıkBoraltan Köprüsü
Nerden doğdu bu imansız gayrılık?“
Yürek parçalayan Boraltan Köprüsü dramıBoraltan Köprüsü bir döneme damga vuran “utanç zincirinin” halkalarından sadece biri. Yüce Mevla’dan niyazımız odur ki: Bu olay bizlere bir ibret ve uyanmamıza vesile olsun. Zira: “Geçmişi unutanlarBoraltan Köprüsü onu yeniden yaşamaya mahkûmdurlar!”

Yüce Türk Milletinin ateşle imtihanı bugün de aynen sürüyor. Türk Milleti olarak Boraltan Köprüsüne doğru yürütülüyoruz. Düşmanımızla savaşan kardeşimizin yanında olmak dururken; düşman karşısında yalnız bırakmanın ve dahi düşmanı ile kol kola gezipBoraltan Köprüsü kapılar açmanın derdine düşmenin adı nedir acep? Demokrasi midirBoraltan Köprüsü diplomasi mi?
İstiklal Mücadelemizde bizimle beraber kanlarını akıtıpBoraltan Köprüsü bayrağımızı al eyleyen kardeşlerimizle aramıza hançer gibi zorla sokulan Ermenistan yapay devletçiğini ciddiye alarakBoraltan Köprüsü kardeşlerimizi incitmeninBoraltan Köprüsü vefa göstereceğimiz yerde cefaya salmanın âlemi ne? Hz. Mevlana der ki : “ BildiktenBoraltan Köprüsü dosttanBoraltan Köprüsü soydan gelen bir cefa; düşmanın üç yüz bin cefasına eşittir. Çünkü insanBoraltan Köprüsü eşin dostun cevri cefada bulunacağını ummazBoraltan Köprüsü tabiatı daima onun lütfunaBoraltan Köprüsü vefasına alışmıştır.” Atalarımızın sözlerine can kulağıyla gönül veripBoraltan Köprüsü kardeşlerimize vefa göstermek dururkenBoraltan Köprüsü binler cefa yaşatanların hesapları elbet sorulacaktır!
Karabağ’ıma giren cellâtlarıBoraltan Köprüsü Hocalıda yapılan katliamı ve daha nicelerini… Bizler unutmadık! Aynı noktada tekrar vurulmamak içinBoraltan Köprüsü titreyerek kendimize gelme vakti olduğunu görelim. BugünBoraltan Köprüsü bu üzücü durum karşısında söylenecek tek söz vardırBoraltan Köprüsü o da 1944 yılında söylenmiştir ve yeterlidir:
“ Yakışmaz TürklüğeBoraltan Köprüsü sığmaz namusa…”

Alıntıdır.

İlginizi Çekebilir


#2
çok şaşırtıcı bir durum hain mi degilmi bellisiz




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:21 .