İnanç ve İlaç

#1
Georgetown University School of Medicine’den Dr. Dale Matthews, bu konuda belirleyici faktörün inanmanın yoğunluğu olduğunu söylüyor. Kişi ne kadar dindarsa, dinî faaliyetlere ne kadar sık ve düzenli katılıyorsa, o kadar sağlıklıydı. Örneğin, kalp ameliyatını izleyen 6 ay içinde ölüm riski ortalaması, Amerikan toplumunda yüzde 9 olduğu halde, kendisini “dindar” olarak tarif edenlerde yüzde 6, “koyu dindar” olarak tarif edenlerde ise sıfırdı.
Ancak, inanmanın bu açık tesirini açıklamaya gelince, bilim adamları, şimdilik dindarlığa eşlik eden bazı faktörleri sıralıyorlar. Bunlardan birincisi, inananların daha sosyal bir hayat sürmeleri, bir cemaat içinde yaşamanın, kendini bir büyük topluluk içinde hissetmenin olumlu rolü. İkincisi, inananların nisbeten sigara ve alkol gibi alışkanlıklardan uzak yaşamaları. Üçüncüsü, ise bizzat dua etmenin kendisinin bir ruhî/bedenî gevşeme sağlaması.

Diğer taraftan, Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nden psikolog Micheal E. McCullough’un yeni açıklanan araştırması da, inanmanın insan sağlığı üzerindeki olumlu tesirlerini doğruluyor. McCullough’un çalışmasının önemi, 125 bini aşkın kişiyi kapsamasından kaynaklanıyor. Daha önce bu konuda yapılmış araştırmaları birarada analiz eden araştırmacı, inanan insanların daha uzun ve daha sağlıklı bir ömür geçirdiklerini kesin bir dille ifade ediyor. İçinde müslümanların da olduğu bu araştırmaların toplam sonucu, düzenli olarak namaz kılan ya da kiliseye giden ve dinî cemaatlere dahil olan kimselerin yüzde 29 daha uzun yaşadıklarını gösteriyor.

Psikolog McCullough araştırma sonuçlarını açıklarken yine aynı üç temel faktörün altını çiziyor: Birincisi, dindarlık, sosyalleşmeyi kolaylaştırıyor. Sosyal olan insanlar, yalnız ve asosyal yaşayanlara kıyasla daha uzun ömürlü oluyorlar. İkincisi, dindarlar arasında daha az şişman var. Şişman olmamak ise kalp hastalığı, diyabet ve kanser gibi hastalıkların riskini azaltıyor. Üçüncüsü, dindar insanlar genel olarak sağlıklarına daha çok dikkat ediyorlar.

Ancak, bütün bunlar, inancın kendisi değil. Ancak, inancın dolaylı olarak getirdiği avantajlar. Peki ya inanmanın kendisi de doğrudan tesirli miydi? Bu konuda, 1988 yılında gerçekleştirilen bir araştırmanın sonuçlarını hatırlamak gerekiyor. Southern Medical Journal’in 1988 Haziran sayısında yer alan bu araştırmaya göre, bir yoğun bakım ünitesinde kendileri için dua edilen hastalar, kendilerine dua edilmeyenlere kıyasla daha hızlı bir iyileşme seyri göstermişti. Bu araştırma, şaşırtıcı sonuçları sebebiyle, bu yılda tekrarlandı ve aynı sonuçlar görüldü. Bu sonuçları açıklamaya çalışan hekimler, insanlar arasında gizli bir pozitif enerji akışı olduğunu, duanın bu enerjiyi yönlendirdiğini ve yoğunlaştırdığını öne sürüyorlar.

Aslında, inanç ve sağlık tarih boyunca hep yan yana olageldi. Hazreti İsa’nın mucizelerini özel olarak tıptan seçmesi, hatta bir dokunuşta ölüyü dirilten mucizesi, din ve tedavinin içiçeliğinin bir göstergesi. Hz. Eyyub’un yara bere içinde hasta olduğu halde bir peygamber oluşu da inanç ve ilacın birlikteliğine özel bir boyut katıyor. Sadece semavî dinlerde değil, şamanizm, Budizm gibi sair dinlerde de din adamının aynı zamanda bir sağaltıcı oluşu dikkat çekicidir. Zaten dinî öğütlerin hemen hepsi aynı zamanda sağlıklı öğütlerdir.

Ne var ki, bu birliktelik, modern tıbbın determinist yaklaşımları nedeniyle, geçen yüzyılın başında bozuldu. Neyse ki, yeni yüzyılın başında, inkâr edilmez verilerin zorlamasıyla, modern tıp insanın inanan yanıyla, ruhî boyutuyla yeniden ilgilenmeye başladı. Örneğin, ünlü Harvard Tıp Fakültesi, ders programlarına “Maneviyat ve İyileşme” derslerini ekledi. Diğer taraftan, konu üzerinde çok sayıda kitap ve makale yayınlanıyor.


İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:15 .