Tekil Mesaj gösterimi

HÜZÜN GÜLÜ AĞLIYOR

#1
HÜZÜN GÜLÜ AĞLIYOR
HÜZÜN GÜLÜ AĞLIYOR


Hani saçlarıma taç yapacaktın bahar geldiğinde?
Kır çiçeklerinden olacaktı hemde.
Saçımın tellerine mimoza kokusu bulaşacaktı hani?
Oysa bulutları değdirdin gözlerime,
acıyı da yüreğime mahkum edip de gittin.
Hani dört mevsimden başka bir mevsim yaratacaktın bana?
Zemheriye bulandı bedenim.
Hani hiç solmayacaktı "hüzün gülün"? Güneş'imdin hani?
Hani yaşamla düetimiz? Hani aşkla dansımız?
Aşka günah uğratmadık biz. Sensizliğe "dur" diyemiyorum.
Yıllar yoruldu, günler durdu yokluğunda.
Yüreğime kök salan sarmaşık hüzünlere eğildi.
Kahve gözlerin bağ bozumu eğlencesinde asılı.

Belleğim ihanetlere durmuyor. Canım çok sıkılıyor buna.
Seni düşünmek kedere yatırıyor beni.
Kova dönencesi yadsıyor çekimi.
Herşey yaraladı beni ama sen öldürdün.
Aslında yokluğun gün kadar öldüm .
Sana yaktığım ağıtlar delice kokuyor.

Evreni sensiz aşk rengine boyadım.
Umutsuzluktu yaşadığımız tadamadan mutluluğu.
Doyumsuzluğumuzun acısını hissettik içimizde, bedenlerimizde.
Kıvrandık durduk öylesine.
Arınamadım korkularımdan. Koşup da sana gelemedim.
Yeni sürgünün sonbahar başaklarıydık biz. Şimdi hasat zamanı...
Bir gün bana "Haydi, vakit şimdi.Gel benimle!"Dedin.
"Olmaz" demiştim sana.
Sen gittin. Geride kalan ben ve kahve gözlerindi.
Yüreğin de bende kalmıştı. Geri istemedin benden.
Karşılığında yüreğim sürüklenerek peşinden koşmuştu.

İç dünyamın ciddiyetinde bir yalan, bir günahkarlık mı vardı ki,
bu aşka kürek sallamıştım ben?
"Akça " yaşamıştık biz aşkı. Sen öyle diyordun.
Yaşadığım aşk beni bir aziz yapmaz
biliyorum ama aşkına duyduğum saygı bizi yaşatacak.

Gülen Ay Yüzlüm

Bu gün şubat ayının yirmisi.
Benim doğum günüm! Yanımda yoksun.
Telefonun diğer ucundan sesin gelmedi.
Meğer son nefesimmiş benden giden.
Ben beklemelerdeydim.
Sonra ben geceleri yatağa seninle girdim.
Sabahları yokluğuna açıldı gözlerim.
Sana kavuştuğumda kırgın bakacağım kahve gözlerine.
Hüzünlü olacak bakışım.
Sen mutlu bakıyorsun belki de her kese.
Benim gözlerimde hüzün var.
Ya sen bana gel diyorum,ya da hüznümü al yanına.

Yabanıl ağrı var yüreğimde. Yüreğim yorgun.
Yüreğim olmadan yüreğimde.
Senin kahvel gözlerine ekmiştim ya hüznümü?
Ben o hüznü yaşatmayı seviyorum artık,
Bırakıp gitiğine göre
benim hüznümü seviyorsun diye.

Mezarıma hüzün gülleri ekiyorum göz yaşlarımdan.
Onlar hiç solmayacak ve kurumayacaklar.

Doğum günümde ölecek kadar daha çok severdin hep
Şimdi bana verilen en güzel hediye bunu mu seçtin?
Çok mu aradın ölüm yokluğunu?
Paketi kendi ellerinle hazırlamışsın belli.
Paketten pişmanlığı, ezilmişliği,gururu, sevdayı,
umudu ve umutsuzluğu ve de korkuları çıkarıp attım çöpe.
En diptekini sakladım tekrar koyarak kutuya.
Görebileceğim en güzel yere,
yüreğimin ortasına sakladım onu.
İçinde aşkımız ve hüznümüz var.
İçindeki kutsallığı kimse göremez korkma!
Çünkü etrafını da hüzünle ördüm.

Giderken hiç olmazsa gölgeni bırakabilirdin bana.
Gün akşamlara çalmaya başlayınca,
geceyi seninle gün gibi yaşamak ne güzelmiş!
Batan günle beraber gölgeler gibi yok oluyoruz.
Kahrediyor bu beni.
Korkularımı sürgüne yolluyorum.

Bak! Yine yokluğun kapladı evreni.
Her yer senin yokluğun kokuyor.
Yaşamakta değil yüreğim.
Hep açmakta "hüzün güllerin".

Karlı bir günde gideceğini bilseydim,
tersine doğdururdum güneşi.
Güneş bile sen olamaz artık.
Nar çiçeği renginde güneşim duymaz dualarımı.
Batış o batış! İçimde bir sen varsın gerçek gibi...
Bir gün sende geldiğinde mezarınla mezar yanıma
"hüzün gülleri" çıldıracak sevinçten.
Güneş sendin ya?
Güneş hani yavaşça yükselir tepende.
Fark etmezsin önce nasıl yükseldiğini .
İşte öyle bir an gibi geleceksin yanıma.

Ya sen gel bana,
ya da "hüzün gülünü" artık al yanına!

[align=right:cc07bdb63c]
TÜLİN DURSUN [/align:cc07bdb63c]

İlginizi Çekebilir